Kahve, kilo kontrolü sürecinde doğru şekilde tüketildiğinde günlük beslenme düzeninin bir parçası olabiliyor. Ancak kahvenin yanında tercih edilen lokum, çikolata, bisküvi ve benzeri yiyecekler, fark edilmeden günlük enerji alımını artırabiliyor. Uzmanlar, kahve tüketiminde yalnızca fincan sayısına değil, toplam kafein miktarına ve kişinin beslenme düzenine dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Medicana Ataköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Uzm. Dyt. Ayça Sena Yılmaz, kahve tüketiminin kişinin kafein duyarlılığı, beslenme düzeni, uyku alışkanlıkları ve sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sade Türk kahvesi düşük kalorili

A W802706 01

Kilo kontrolü açısından şekersiz Türk kahvesinin beslenme planında yer alabileceğini belirten Uzm. Dyt. Ayça Sena Yılmaz, "Kilo kontrolü açısından değerlendirildiğinde, şekersiz Türk kahvesi düşük kalorili bir içecek olarak beslenme planında yer alabilir" dedi.

Yılmaz, kahvenin enerji değerini artıran temel unsurların içerisine eklenen şeker ve yanında tüketilen yüksek kalorili yiyecekler olduğunu belirterek, kilo verme sürecinde kahvenin tamamen bırakılmasının gerekmeyebileceğini ifade etti. Ancak kahve tüketiminin yanında düzenli olarak tatlı tüketilmesinin günlük enerji alımını yükseltebileceğine dikkat çekti.

Kahvenin yanında lokum ve çikolataya dikkat

Kahve molasında tüketilen yiyeceklerin de beslenme düzeninin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, "Kahvenin kendisinden çok, kahve molasının nasıl değerlendirildiğine dikkat etmek gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Yılmaz, sade kahveyle birlikte her gün lokum, çikolata veya başka bir tatlı tüketmenin zaman içerisinde fark edilenden daha fazla enerji alımına yol açabileceğini söyledi. Türk kahvesinin yanında lokum ikram edilmesinin kültürel bir gelenek olduğunu belirten Yılmaz, bunun her kahve tüketiminde zorunlu olmadığını vurguladı.

Kışın sofradan eksik etmeyin: Bağışıklığı destekliyor
Kışın sofradan eksik etmeyin: Bağışıklığı destekliyor
İçeriği Görüntüle

Kilo kontrolü hedefleyen kişilerin lokumu rutin haline getirmek yerine porsiyon ve tüketim sıklığına dikkat etmesi gerektiğini belirten Yılmaz, "Lokum tüketilecekse miktarın küçük tutulması ve bunun günlük beslenme düzeninin bütünü içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor" dedi.

Bitter çikolatanın da küçük porsiyonlarda tercih edilebileceğini belirten Yılmaz, "Bitter" olmasının sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmediğini söyledi. Yılmaz, kahvenin yanında tatlı tüketmenin fizyolojik bir zorunluluk değil, çoğu zaman bir alışkanlık olduğunu ifade etti.

Türk kahvesi zayıflama yöntemi değil

Kahve ve kafeinin metabolizma ile enerji harcaması üzerinde bazı etkiler oluşturabileceğini belirten Yılmaz, Türk kahvesinin doğrudan zayıflama veya yağ yakma yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

"Kahve ve özellikle kafein, metabolizma ve enerji harcaması üzerinde bazı etkiler oluşturabilse de Türk kahvesini doğrudan bir zayıflama veya yağ yakma yöntemi olarak görmek doğru değil" diyen Yılmaz, kilo kaybının temelinde sürdürülebilir enerji dengesi, yeterli ve dengeli beslenme, fiziksel aktivite ve yaşam tarzına uygun alışkanlıkların bulunduğunu belirtti.

Aç karnına kahve herkese uygun olmayabilir

Kahvenin aç veya tok karnına tüketilmesi konusunda herkes için geçerli tek bir kural bulunmadığını kaydeden Yılmaz, özellikle mide hassasiyeti ve reflüsü bulunan ya da kahve sonrasında mide yanması yaşayan kişilerin aç karnına kahve tüketmekten kaçınması gerekebileceğini söyledi.

Yılmaz, kahve sonrasında mide yanması, rahatsızlık, çarpıntı veya huzursuzluk yaşanması halinde tüketim miktarı ve zamanının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kafeinin bazı kişilerde uykuya dalmayı zorlaştırabileceğini veya uyku kalitesini etkileyebileceğini ifade eden Yılmaz, kafeine duyarlı kişilerin öğleden sonra ve akşam saatlerinde kahve tüketimine dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

Günlük toplam kafein miktarının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, yalnızca Türk kahvesinin değil; çay, filtre kahve, enerji içecekleri, kola ve kakao içeren bazı ürünlerin de günlük kafein alımına katkıda bulunabildiğini ifade etti.

Kahvenin yanında su tüketimi

Türk kahvesinin yanında su ikram edilmesinin kültürel ve pratik açıdan güzel bir alışkanlık olduğunu belirten Yılmaz, kahvenin vücudu "susuz bıraktığı" düşüncesiyle yalnızca kahve tüketildiği için su içilmesi gerektiği şeklindeki kesin yaklaşımın doğru olmadığını söyledi.

"Günlük sıvı ihtiyacının temel kaynağı sudur ve kahve tüketen kişilerin gün boyunca yeterli su içmeye devam etmesi önemlidir" diyen Yılmaz, şekersiz kahve tüketemeyenlerin kahveye tarçın ekleyebileceğini belirtti. Ancak tarçının tek başına kan şekeri kontrolü veya kilo kaybı sağlayan bir yöntem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Sağlıklı kahve molası nasıl olmalı?

Kahvenin yanında mutlaka tatlı tüketilmesinin gerekmediğini belirten Yılmaz, "Şekersiz bir Türk kahvesi, yanında su ve kişinin günlük beslenme planına uygun küçük bir eşlikçiyle birlikte tüketilebilir" dedi.

Yılmaz, kahvenin yasaklar veya faydalar üzerinden değerlendirilmesi yerine miktarının, tüketim zamanının ve yanında tercih edilen yiyeceklerin dengeli şekilde planlanması gerektiğini belirtti. Özellikle kilo kontrolünde küçük görünen ancak sık tekrarlanan kahve yanı atıştırmalıklarının toplam enerji alımını önemli ölçüde etkileyebileceğini ifade etti.

Kaynak: İHA