Ağız ve diş sağlığının yalnızca diş çürüğü veya kaybı ile sınırlı olmadığını belirten Acıbadem Bakırköy Hastanesi Diş Eti Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ülkü Noyan, diş eti hastalıklarının tüm vücut sağlığını doğrudan etkilediğini vurguluyor.
Prof. Dr. Noyan, özellikle diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıklarıyla güçlü bir bağlantısı olduğunu ifade ederek, Alzheimer ve kanser süreçlerini de olumsuz etkilediğini söylüyor. Ancak toplumdaki farkındalığın hâlâ yetersiz olduğuna dikkat çekiyor.
Diş eti kanaması ilk uyarı sinyali
Diş eti hastalığının en erken belirtisi, diş fırçalarken ortaya çıkan kanamalardır. Prof. Dr. Noyan, “Nasıl ki ellerimizi yıkarken kanama olmuyorsa, diş etlerimizin de fırçalarken kanamaması gerekir. Ancak birçok kişi yanlış fırçalama teknikleri nedeniyle diş etine temas etmeden temizlik yapıyor. Bu da hastalığın fark edilmeden ilerlemesine yol açıyor” diyor.
Hastalık ilerledikçe kanama kendiliğinden veya yemek sırasında da görülebiliyor. Prof. Dr. Noyan, bu noktada hastaların cerrahi işlemler, implant ve protez gibi daha kapsamlı tedavilere ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.
Alzheimer ve kanserle bağlantısı
Diş eti hastalıkları sadece diş çürükleri veya kaybıyla sınırlı kalmayıp, vücutta kronik iltihaplanmaya yol açarak pek çok hastalığı tetikliyor. Prof. Dr. Noyan şunları söylüyor:
“Diş eti hastalıkları sistemik hastalıkların ortaya çıkması, var olan hastalığın da şiddetlenmesinde rol oynuyor. Kötü ağız hijyeninin, kanser sonrası sağ kalım süresini olumsuz etkilediği de bilimsel olarak gösterilmiştir. Tedavi edildiğinde; iltihap belirteci olan CRP (c-reaktif protein) azalır, kolesterol seviyesi düşer, kan şekeri olumlu etkilenir. Kalp ve damar hastalıklarının tekrarlama riski azalır. Alzheimer ve kanserin önemli nedenlerinden olan vücuttaki kronik enflamasyon ortadan kalkar. Yapılan çalışmalar; ameliyatlardan önce diş taşı temizliği, kök yüzeyi düzleştirme işlemlerinin yapılması ve ağız hijyeninin sağlanmasının da enfeksiyon riskini azalttığını ve hastanede kalış süresini kısalttığını ortaya koyuyor.”
Kalp krizi riski diş etinden başlayabilir
Uluslararası Kardiyoloji Dergisi’nde yayımlanan bir çalışmaya değinen Prof. Dr. Noyan, çocukluk dönemindeki ağız sağlığının yetişkinlikte damar sertliği ve kalp hastalıkları riskini artırdığını aktarıyor:
“Bu bize, süt dişlerinin sürmesini takiben, hemen diş fırçalama işleminin başlaması gerektiğini gösteriyor. Dolayısıyla bu halk sağlığı konusunda herkese büyük görev düşmektedir.”
Erken müdahale hayati
Diş eti kanamasında zaman kaybetmeden diş hekimine başvurmak kritik öneme sahip. Prof. Dr. Noyan, erken dönemde yapılan diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirme işlemleriyle iltihabın kolaylıkla tedavi edilebildiğini söylüyor.
Ağız ve diş bakımında 7 altın kural
Prof. Dr. Noyan, küçük gibi görünen alışkanlıkların büyük fark yaratabileceğini belirterek, doğru ağız ve diş bakımının püf noktalarını şöyle sıralıyor:
1. Günde en az iki kez, özellikle gece yatmadan önce dişlerinizi fırçalayın.
2. Doğru teknik ve size uygun diş fırçası için mutlaka diş hekiminin önerisini alın.
3. Günde en az bir kez diş ipi veya arayüz fırçası kullanın. Bakteriler en çok, diş fırçasının ulaşamadığı alanlarda birikir.
4. Dil yüzeyini temizleyin. Ağız kokusu ve bakterilerin önemli kaynaklarından biridir.
5. Ağız gargarasını hekim önerisi olmadan kullanmayın. Gargaralar yararlı bakterileri de yok ederek damar sağlığı için gerekli nitrit oksit üretimini azaltabilir. Alkollü gargaralar sigara kullananlarda kanser riskini artırabilir.
6. Her gün yeterli su için. Tükürük, ağız içini koruyan doğal savunmadır; ağız kuruluğu yaşayanların suyu yudum yudum tüketmesi önemlidir.
7. En az 6 ayda bir diş hekimine gidin. Kontroller, zararlı bakterilerin hastalık oluşturacak seviyeye ulaşmasını engellemek için gereklidir.




