Parmaklarda uyuşma, karıncalanma ve güçsüzlük gibi belirtilerle kendini gösteren bu durum, özellikle bilgisayar başında uzun süre çalışanlar, telefonu sık kullananlar ve elini tekrarlayan hareketlerle zorlayan kişilerde daha yaygın görülüyor.
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Serdar Düzgün, “Şikâyetlerin kendiliğinden geçmesini beklemeden bir sağlık merkezine başvurmak kıymetli. Hastalar bize geldiğinde öncelikle eli detaylı şekilde muayene ediyoruz. Elin fonksiyonlarını, duyu ve hareket becerilerini tek tek inceliyoruz” dedi.
Tedavi planı sinir sıkışmasının derecesine göre belirleniyor
Dr. Düzgün, sinir sıkışmasının derecesine göre uygulanan tedavi yöntemlerini şöyle açıkladı:
“Elektromiyogram testinde hafif düzeyde bulgular varsa genellikle fizik tedavi ve rehabilitasyondan fayda bekleriz, bu süreçte hastalara atel kullanımı da önerilebilir. Ayrıca bazı durumlarda ilgili bölgelere steroid enjeksiyonları uygulanabilir. Ancak elektromiyogramda orta ya da ileri düzeyde sinir hasarı saptanırsa bu durumda cerrahi seçenekler gündeme gelebilir. Mikro cerrahi sayesinde de saç telinden bile daha ince dikişlerle hassas bir işlem gerçekleştirilir.”
Elektromiyogramla sinirin mesajı ölçümleniyor
Sıkışan sinirin kaslara ilettiği mesajın doğruluğunu belirlemek için uygulanan testlerden elektromiyogramın işleyişini anlatan Düzgün, “Bu test ile kaslara yerleştirilen ince iğneler ve cilt üzerinden verilen küçük uyarılarla sinirlerin kaslara gönderdiği sinyaller ölçülüyor. Böylece sinirin mesajı ne kadar sağlıklı ilettiğini anlayabiliyoruz. Uygulama sonucunda sinirdeki hasarı derecelendirerek tedavi planını oluşturuyoruz” ifadelerini kullandı.
Mikro cerrahi ile hassas müdahale
Mikro cerrahinin mikroskop altında ve özel geliştirilmiş aletlerle yapılan bir ameliyat tekniği olduğuna dikkat çeken Düzgün, “Mikro cerrahinin normal ameliyatlardan farkı, mikroskop altında yüksek büyütmede o bölgedeki damar ve sinirlerin çok daha net görülebilmesi ve buna uygun özel aletlerin kullanılmasıdır. Gerekli durumlarda saç telinden bile daha ince dikişler kullanılabilir. Bu sayede işlem daha hassas şekilde gerçekleştirilir” dedi.
Ameliyat sonrası süreçte atel kullanımı önemli
Ameliyat sonrası dönemin de özen gerektirdiğini belirten Düzgün, “Eli korumak için genellikle 5 gün gibi kısa süreli atel kullanıyoruz. Bunun sebebi el bölgesini hareketsiz bırakarak ödemin önüne geçmek. Aynı zamanda el hareketleriyle oluşan ağrıyı da en aza indirmek. Bu süreçte istirahat etmek ve verilen ilaçları düzenli kullanmak iyileşmeyi hızlandırıyor. Doktor tavsiyeleri dikkate alınırsa hastalar genellikle yaklaşık bir hafta içinde günlük hayatlarına dönebiliyor” açıklamasında bulundu.




