Sıcak havalar gizli tehlikeyi büyütüyor! Uzmanlardan kritik uyarı
Sıcak havalar gizli tehlikeyi büyütüyor! Uzmanlardan kritik uyarı
İçeriği Görüntüle

Kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar yalnızca hastalıkla mücadele etmekle kalmıyor, kalp sağlığı üzerinde de çeşitli etkiler oluşturabiliyor. Uzmanlar, bu nedenle tedavi sürecinde kalbin yakından izlenmesinin ve risklerin erken dönemde belirlenmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Girişimsel Kardiyoloğu ve Onko-Kardiyoloji Bölümü Kurucusu Prof. Dr. Ertan Ökmen, onkokardiyolojinin onkoloji ve kardiyoloji disiplinlerini bir araya getiren özel bir tıp alanı olduğunu belirterek, “Bu alanın temel amacı, kalp sağlığını koruyarak hastaların kanser tedavilerini kesintisiz ve güvenli şekilde tamamlayabilmelerini sağlamak” dedi.

Kanser tedavilerinin kalp üzerindeki etkileri yakından izleniyor

Kanser tedavisi sırasında ortaya çıkabilecek kalp sorunlarının önlenmesi, erken teşhis edilmesi ve yönetilmesini hedefleyen onkokardiyolojinin son yıllarda önem kazandığını vurgulayan Prof. Dr. Ertan Ökmen, bazı kanser ilaçlarının kalpte yüzde 10 ila yüzde 20 arasında değişen oranlarda yan etkilere neden olabildiğini söyledi.

Yaklaşık 8-10 yıllık bir geçmişe sahip olan bu uzmanlık alanına olan ihtiyacın giderek arttığını ifade eden Ökmen, “Yaklaşık 8-10 yıllık bir geçmişe sahip olan bu alana duyulan ihtiyaç da giderek artıyor, kanser tedavilerinin kalp üzerindeki etkilerinin daha iyi anlaşılmasıyla birlikte önem kazanıyor. Geçmişte ihtiyaç halinde hastalar onkologlar tarafından kardiyologlara yönlendirilirken, bugün onkokardiyoloji sayesinde hastalar henüz kalp sorunları gelişmeden değerlendiriliyor. Böylece olası kalp problemleri erken dönemde ele alınarak kanser tedavilerinin kesintiye uğramadan sürdürülmesi hedefleniyor” diye konuştu.

Riskli hastaların erken belirlenmesi gerekiyor

Her kanser hastasında kalple ilgili bir sorun yaşanmadığını ancak bazı hasta gruplarında riskin daha yüksek olduğunu dile getiren Ökmen, düzenli takip ve erken değerlendirmelerin tedavi sürecinin devamlılığı açısından kritik rol oynadığını söyledi.

Ökmen, “Bu nedenle riskli hastaların erken dönemde belirlenmesi ve düzenli takip edilmesi kıymetli. Amacımız; kalp krizi, kalp yetmezliği veya pıhtı oluşumu gibi sorunlar gelişmeden gerekli önlemleri alarak kanser tedavisinin sekteye uğramamasını sağlamak” ifadelerini kullandı.

Kalp hastalığı öyküsü olanlar daha fazla risk taşıyor

Riskli hasta grubunda daha önce bypass ameliyatı geçirenler, kalp yetmezliği bulunanlar, kalp krizi öyküsü olanlar ve koroner stent uygulanan kişilerin yer aldığını belirten Ökmen, geçmişte herhangi bir kalp hastalığı bulunmasa bile uygulanan kemoterapi veya diğer kanser tedavileri nedeniyle kalbin etkilenebileceğini vurguladı.

Tedavi planlaması aşamasında hastaların kalp sağlığı geçmişinin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ökmen, “Ayrıca, daha önce yaşanan herhangi bir kalp hastalığı söz konusu olmasa bile alınan kemoterapi veya diğer kanser tedavileri nedeniyle kalbi etkilenebilecek hastalar da risk altında kabul ediliyor. Bu nedenle onkologların tanı ve tedavi planlama sürecinde hastanın kalp hastalığı öyküsünü, aile hikayesini ve mevcut risk faktörlerini değerlendirmesi şart” dedi.

Kaynak: İHA