İzmir Körfezi'nin İnciraltı, Bostanlı ve Mavişehir kıyıları, hızla yayılan deniz marulları nedeniyle yeşile boyandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri koku ve çevre kirliliğini önlemek adına sahada yoğun bir mesai harcarken; akademisyenler, meselenin sadece bir "kıyı temizliği" olmadığını hatırlattı. Yapılan tespitler, Mavişehir ile Foça arasında 4 milyon metrekareyi aşan bir alanın istila altında olduğunu gösterirken, oklar kirlilik yükünü sırtlayan Gediz Nehri'ne çevrildi.

Gediz’in Kirlilik Yolculuğu: 4 Şehir, 1 Körfez
Ege Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz Nehri'nin Kütahya'dan başlayıp Uşak, Manisa ve İzmir üzerinden denize döküldüğünü hatırlatarak, yol boyunca biriken tüm atıkların Körfez'e aktığını belirtti. Kurucu, "Gediz, Körfez’i kirleten 33 dereden biri ama en büyüğü. Tarımsal, sanayi ve evsel atıkların yarattığı çarpan etkisi, sulama yapılan topraklarda çoraklaşmaya, denizde ise ekolojik yıkıma neden oluyor" dedi.

Deniz Marulu: Kısa Ömürlü, Büyük Tehlikeli
İZSU-İZDENİZ Körfez Ekoloji Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ergün Taşkın ise deniz marulunun hızlı büyüme özelliğinin bir "aldatmaca" olduğunu ifade etti. Taşkın, bu bitkilerin öldüğünde çürüdüğünü ve bu süreçte denizdeki oksijeni (hipoksi) tamamen tükettiğini vurguladı. Bu oksijensizlik, balık ölümlerine ve Körfez’in tabanında ağır bir kokuyla birlikte çamurlaşmaya yol açıyor.

"Temizlik Geçici, Havza Yönetimi Kalıcı Çözüm"
Belediye ekiplerinin toplama çalışmalarının kokuyu azaltmak için faydalı olduğunu ancak sorunu kökten çözmediğini belirten uzmanlar, tek bir noktada birleşiyor: Gediz Havzası kontrol altına alınmalı. Şehirsel, endüstriyel ve tarımsal kirlilik kaynakları Gediz'e ulaşmadan arıtılmazsa, Körfez'deki "aşırı alg çoğalması" döngüsü kırılamayacak.




