Lavanta yağı üzerine yapılan klinik bir araştırma, bitkinin ruh hâli ve iyi oluşla ilişkisini yeniden gündeme getirdi. Hafif ve orta şiddette depresyon yaşayan kişilerin katıldığı çalışmada, lavanta yağı preparatı kullanan grupta depresyon belirtilerindeki azalma plasebo grubuna göre daha yüksek bulundu. Uzmanlar ise lavanta yağının kullanımının yanı sıra ürünlerin güvenilirliğine de dikkat çekiyor.
Uluslararası Koku Uzmanı ve Auran Kozmetik CEO’su Abdullah Karataş, lavantanın kendine özgü kokusunun birçok kişide dinginlik hissi uyandırabildiğini belirterek etiketsiz, içeriği belirsiz ve uygun koşullarda üretilmemiş ürünlere karşı tüketicileri uyardı.
Araştırmada lavanta yağı ve sertralin karşılaştırıldı

European Archives of Psychiatry and Clinical Neuroscience dergisinde yayımlanan araştırmada, hafif ve orta şiddette depresyon yaşayan 498 kişi üç gruba ayrıldı. Katılımcılar sekiz hafta boyunca günlük 80 miligram lavanta yağı preparatı Silexan, 50 miligram sertralin veya plasebo kullandı.
Çalışmanın sonunda Silexan ve sertralin kullanan gruplarda depresyon belirtilerindeki azalmanın plasebo grubuna kıyasla daha yüksek olduğu görüldü. 2026 yılında yayımlanan ek analizde ise üzüntü, iştah azalması, konsantrasyon güçlüğü ve enerji kaybı gibi belirtilerde iyileşmeler bildirildi.
Lavanta kokusu günlük yaşamda da tercih ediliyor
Lavantanın koku dünyasındaki yerini değerlendiren Abdullah Karataş, bitkinin çiçeksi ve otsu kokusuyla farklı ürünlerde kullanıldığını belirtti.
Karataş, lavantanın özelliklerini şu sözlerle anlattı:
“Lavanta, doğayla özdeşleşen karakteristik kokusuyla koku dünyasının en tanınan bitkilerinden biri. Kendine özgü çiçeksi ve otsu notaları, ona hem ferah hem de yumuşak bir karakter kazandırıyor. Bu dengeli koku profili, lavantanın farklı koku kompozisyonlarında ve günlük yaşam ürünlerinde sıkça tercih edilmesini sağlıyor. Oda kokularında bulunduğu ortama doğadan gelen sakin bir hava katarken, kişisel bakım ürünlerinde de temiz ve tanıdık bir koku deneyimi sunuyor. Lavantayı özel kılan özelliklerden biri, kokusunun güçlü biçimde fark edilmesine rağmen ortamda ağır bir etki bırakmaması. Bu dengeli koku profili, lavantanın farklı koku kompozisyonlarında ve günlük yaşam ürünlerinde sıkça tercih edilmesini sağlıyor. Oda kokularında bulunduğu ortama doğadan gelen bir hava katarken, kişisel bakım ürünlerinde de temiz ve tanıdık bir koku deneyimi sunuyor”
Lavanta yağı alırken etiket ve ambalaja dikkat
Lavanta yağı satın alırken ürünün kaynağının, etiketinin ve ambalajının kontrol edilmesi gerektiğini belirten Karataş, tüketicilerin ürün bilgilerini incelemesinin önemini vurguladı.
Karataş, “Etikette bitkinin türü, içerik bilgisi, üretici ya da sorumlu firma adı, parti numarası ve kullanım talimatları açıkça yer almalı. Bu bilgiler, tüketicinin satın aldığı ürünün içeriği ve kaynağı hakkında fikir edinmesine yardımcı olur. Kalitesiz veya içeriği belirsiz ürünlerde kullanılan maddeler insan sağlığını olumsuz etkileyebilir. Olağan dışı düşük fiyat tek başına ürünün sahte olduğunu kanıtlamaz, fakat tüketicilerin bu tür ürünlere temkinli yaklaşması gerekir. Uçucu yağlar ışığa duyarlı olduğundan genellikle koyu renkli cam şişelerde muhafaza edilir. Ambalajı açılmış, korumasız ya da şeffaf plastik şişelerde sunulan ve kaynağı belirsiz ürünler yerine güvenilir satış kanalları tercih edilmeli. Ürün satın alındıktan sonra saklama ve kullanım talimatlarına uyulmalı; ağızdan kullanıma uygun şekilde hazırlanmamış uçucu yağlar içilmemeli ve cilde doğrudan uygulanmamalı” dedi.
Karataş, tüketicilerin etiketsiz, korumasız ve kaynağı belirsiz ürünler yerine güvenilir satış kanallarını tercih etmesi gerektiğini de hatırlattı.




