Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurullah Dikmen, verem (tüberküloz) hastalığının günümüzde daha kısa sürede tedavi edilebildiğini ancak özellikle akciğerleri tutan türlerinin hâlâ hayati risk taşıdığını belirterek, en az 6 ay süren tedavilerin eksiksiz tamamlanması gerektiğini vurguladı.
Medicana International Samsun Hastanesi’nden Uzm. Dr. Nurullah Dikmen, verem hastalığının belirtileri, bulaşma yolları, korunma yöntemleri ve tedavi sürecine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Veremin çoğunlukla akciğerleri etkileyen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu ifade eden Dikmen, kanlı balgamın hastalık açısından önemli bir uyarı işareti olduğunu söyledi.
Uzm. Dr. Dikmen, “Verem, kanamalı balgam çıkarmayla bize ipuçları vermektedir. Verem, eskisi kadar olmasa da hâlâ ölümcül olabilir. Verem tedavisini sonuna kadar olmak gerekiyor. Tam iyileşmeden tedavinin bırakılmaması gerekiyor. Bu tedaviler Verem Savaş Dispanserleri tarafından takip ediliyor. Uzun süren bu tedavi ücretsiz olarak dispanserler tarafından veriliyor. Buna rağmen maalesef eskisi kadar olmasa da verem hâlâ korkulabilecek, ölümcül hastalıklardan biridir” dedi.
Aktif verem hastalarına evlilik yasağı
Veremin bulaşıcılığına dikkat çeken Dr. Dikmen, aktif basili yayan hastaların toplum sağlığı açısından bazı kısıtlamalara tabi olduğunu belirtti. Bu kişilerin, mikrobu yaymayı bırakana kadar evlenmelerinin yasak olduğunu ifade eden Dikmen, benzer uygulamanın frengi hastalığında da geçerli olduğunu dile getirdi.
Dikmen, “Veremin sebepleri arasında yetersiz beslenme ve zorlu yaşam şartları olabilir. Havasız ortamlar veya ortak yaşam alanları hastalığın bulaşmasını kolaylaştırır. Verem her yaşta görülebilir, yaşam şartlarıyla yakından ilişkili bir hastalıktır. Bir arada yaşanan ve uygun havalandırması olmayan ortamlarda bir tane hasta varsa herkese bulaştırabilir. Öksürük ve aksırıkla verem bulaşabilir. Mikrobu soluyan kişilerde hastalık yerleşir. Veremden korunmak için uygun yaşam şartları önemlidir. Tedaviye başlayan hastaların tedaviyi mutlaka tamamlamaları gerekir. Eskiden bu tedaviler çok uzun sürüyordu, 1-2 yıl süren tedaviler vardı. Şimdi ise 6 aylık bir tedaviyle sonuca ulaşabiliyoruz. Basili yayan biri varsa etrafa gitmesini istemeyiz ancak belirli bir tedavi aldıktan sonra, 1-2 ay içinde hastanın virüs yayması negatif duruma geçebiliyorlar. Basili yaymayanlar test sonuçlarına göre iş hayatına dönebilir. Aktif basili yayan kişilere evlilik yasaktır. Bu durum frengi için de geçerlidir. Tedavileri tamamlandıktan sonra ise bu kişiler normal şekilde evlenebiliyorlar” diye konuştu.
Kanlı balgam en önemli belirtilerden biri
Tüberkülozun genellikle belirti verdiğini ve tanısının kolaylıkla konulabildiğini belirten Dr. Dikmen, özellikle öksürükle birlikte gelen kanlı balgamın ciddiye alınması gerektiğini söyledi.
Dikmen, “Verem mutlaka belirti gösterir. Basil müspet dediğimiz balgam testlerinden çok rahat bir şekilde sonuç elde edebiliyoruz. Balgam incelemesinde basil görülüyorsa tedavi edilmesi gerekir. Bu süre zarfında belirli birkaç ay işine de gitmeyecek. Ancak düzenli takiple hastalık kontrol altına alınabiliyor. Kanlı balgam, veremin ilk belirtilerinden biridir ve çok önemlidir. Kişinin balgamında kan varsa durum şüphelidir. Bu sadece verem belirtisi değildir; malign hastalıklarda veya kanserde de görülebilir. Öksürük balgamında kan varsa kişi tüberküloz olabilir. Basit testlerle bunlar çok kolay bir şekilde taranıp ortaya çıkarılabiliyor” ifadelerini kullandı.





