Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Alerji ve Klinik İmmünoloji Uzmanı Dr. Berna Uzunoğlu, özellikle uygun hastalarda uygulanan tedavinin yaşam kalitesini artırdığını, arı alerjisinde ise hayati önem taşıdığını söyledi.

Dr. Berna Uzunoğlu, açık havada geçirilen sürenin arttığı bahar ve yaz döneminde polen ve arı alerjilerinin daha sık görüldüğünü belirterek, ilaç tedavisi ve korunma önlemlerine rağmen şikayetleri devam eden hastalarda alerji aşısının etkili bir seçenek olduğunu ifade etti.

"Başarılı sonuçlar aldığımız bir yöntem"

Özellikle polen alerjisinin çocukların günlük yaşamını olumsuz etkileyebildiğini dile getiren Uzunoğlu, şunları söyledi:

"Bahar ve yaz aylarında çocukların açık havadaki aktiviteleri artıyor. Bu nedenle hem polenlere hem de arı sokmasında ortaya çıkan alerjen vakaları da artıyor. Polen alerjisi, hastalarımızda peş peşe tekrar eden hapşırma, burun kaşıntısı, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde yaşarma, kızarma ve sulanma şikayetleriyle giden ve bazı çocuklarımızın hayat kalitesini, uyku düzenini, okul başarısını ciddi ölçüde etkileyen bir hastalıktır. İlaç tedavileri ve korunma önlemleri ile şikayetlerinde gerileme olmayan hastalarımıza alerji aşılarını önerebiliyoruz. Uygun hastalara, seçilmiş preparatlarla, uygun dozlarla uygulayabildiğimiz bu tedavi, hastalarımızın ilaç tedavisinden fayda görmediği durumlarda gayet başarılı sonuçlar aldığımız bir yöntem."

Tedavi en az 3 yıl sürüyor

Alerjen immünoterapisinin, hastanın duyarlı olduğu alerjenin düşük dozlarla vücuda verilmesine dayandığını belirten Uzunoğlu, tedavinin uzun soluklu olduğuna dikkat çekti.

"'Alerjen immünoterapi' denilen ve halk arasında alerji aşısı olarak bilinen bu tedavi yönteminde hastaların duyarlı olduğu alerjeni çok düşük dozlarda hastalara enjekte ettiklerini belirten Uzm. Dr. Uzunoğlu, "Böylelikle vücutlarının bağışıklık sistemlerinin artık bu alerjene aldırmamasını öğretiyoruz. Oldukça meşakkatli ve uzun süren bir tedavi, en az 3 yıl sürüyor. Bu tedavi aslında yüz yılı aşkın bir süredir uygulanmakta. Hastamıza aşı tedavisine başlamamızda bir engel yoksa genelde deri altına uygulanan enjeksiyonlar yöntemiyle ayda bir uyguluyoruz. Çoğu zaman özellikle 'alerjik rinit' dediğimiz saman nezlesi, enfeksiyon durumlarıyla karıştırılabiliyor. Sadece polen alerjilerine karşı uygulanan bir tedavi değil. Ev tozu akarlarına, kedi köpek gibi evcil hayvan alerjilerine, arı alerjilerine karşı da immünoterapi yani alerji aşıları uygulamaktayız."

Kulak ağrısıyla başlayan süreç 24 yıllık umut hikâyesine dönüştü
Kulak ağrısıyla başlayan süreç 24 yıllık umut hikâyesine dönüştü
İçeriği Görüntüle

Arı alerjisinde hayat kurtarıcı olabiliyor

Arı sokmasına bağlı gelişen ağır alerjik reaksiyonların ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uzunoğlu, bu hastaların mutlaka alerji ve immünoloji uzmanına başvurması gerektiğini belirtti.

"Çünkü arı alerjilerinin aşısı hayati önem taşıyan bir tedavi yöntemi. Arı sokan hastalarımızda, arının soktuğu zamanki yaşanan reaksiyonlar dışında, 'Ben acaba bir daha arı tarafından sokulur muyum? Bir daha aynı şeyleri yaşayabilir miyim?' diye ciddi bir anksiyete ve günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlanmalar görmekteyiz. Hastanemizde halk arasında tüylü arı olarak bilinen bal arıları ve sarı arı olarak bilinen yaban arılarına karşı alerji tedavileri uygulanmakta. Arı alerjilerinde aşı tedavisi uygulanırken, diğer aşı tedavilerinde olduğu gibi oldukça deneyimli bir ekip, eğitimli hemşire ekibi ve olası bir yan etkiye karşı anında hızlıca müdahale edilebilecek ekipman ve donanıma sahip bir hastanede, alerji ve immünoloji uzmanlarının olduğu bir yerde yapılması önem teşkil etmektedir."

"Artık istediğim gibi dışarı çıkabiliyorum"

Polen alerjisi nedeniyle uzun süre açık havada vakit geçiremeyen 12 yaşındaki Emir Yanar ise tedavi sonrasında yaşamının değiştiğini anlattı.

"Aşı olmadan önce ilkbahar ve yaz aylarında dışarı çıktığımda gözlerim yaşarıyordu. Ağaçların olduğu bölgelere gidemiyor, bazen parklarda bile oynayamıyordum. Sabah uyandığımda gözlerim çok kaşınıyordu. Bütün arkadaşlarım dışarıda oyun oynarken ben evde tek başıma kalıyordum. Sadece televizyon izleyebiliyor ya da telefonla vakit geçirebiliyordum. Tek başıma kaldığım için de çok sıkılıyordum. Ama aşıdan sonra sıkıntılarım yavaş yavaş azalmaya başladı. Artık istediğim gibi dışarı çıkabiliyorum. Bisiklet sürüyorum, top oynuyorum, arkadaşlarımla buluşuyorum. Bahçeli yerlere de rahatça gidebiliyorum."

"Nezle sanıyorduk, meğer polen alerjisi varmış"

Emir Yanar'ın babası Emin Yanar ise oğlunun yıllarca farklı rahatsızlıklarla karıştırılan şikayetlerinin gerçek nedeninin polen alerjisi olduğunu belirterek şöyle konuştu:

"Her yıl farklı doktora gittik, ilkbahar ve yaz aylarında yaşadığı şikayetleri hep grip, nezle ya da soğuk algınlığı sanıyorduk. Bazen çok koşturduğu, terlediği ya da dondurma yediği için hasta olduğunu düşünüyorduk. Ancak bu tedaviyle özellikle bu yıl çok rahat ettik. Meğer polen alerjisiymiş. Gözlerinde akıntı oluyordu, burnu akıyordu. Nefes alırken ve konuşurken doluluk hissi vardı, ses tonu bile değişiyordu. Rahatsız olduğu için bir yere gidemiyorduk. Sürekli evde kalıyorduk. Ancak 'alerjen immünoterapi' tedavisi ile bu yıl tatile gidebildik."

Kaynak: DHA