Son dönemde bir gemide görülen toplu vakalar nedeniyle yeniden tartışılmaya başlanan hanta virüsüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, virüsün farklı türlerinin bulunduğunu ve Türkiye'de görülen vakaların gemideki vakalarla aynı özellikleri taşımadığını söyledi.
Yılmaz, gemide ortaya çıkan vakaların kısa sürede çok sayıda kişiyi etkilemesi nedeniyle dikkat çektiğini ancak hanta virüsünün dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır görülen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirtti.
Türkiye'de görülen türler farklı
Türkiye'de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine yol açabilen formların görüldüğünü ifade eden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme olasılığının daha yüksek olduğunu kaydetti. Gemide görülen vakaların ise akciğerleri etkileyerek ciddi solunum sıkıntılarına neden olan ve ölüm oranı daha yüksek türlerden kaynaklandığını dile getirdi.
Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğuna dikkat çeken Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika'da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye'de rastlanan formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde görülen daha hafif seyirli türler olduğunu söyledi.
"Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın"
Dünyada bildirilen hanta virüsü vakalarının yeni bir salgın olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:
"Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya'da, Kuzey Avrupa'da ve Amerika'da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz'de görülen, daha hafif seyreden formlardır."
"Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit"
Viral hastalıkların her zaman dikkate alınması gerektiğini belirten Yılmaz, hanta virüsünün büyük çaplı bir salgına yol açabilecek bir hastalık olmadığını ifade etti.
Yılmaz, "Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90'lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir" dedi.
Enfeksiyonlardan korunmak için önlem çağrısı
Enfeksiyon hastalıkları ile virüs ve bakterilere karşı alınabilecek önlemlere de değinen Yılmaz, özellikle kalabalık ortamlarda maske kullanımı ve el hijyeninin önemine işaret etti.
Yılmaz, "Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken 'bana bir şey bulaşır mı' sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı" ifadelerini kullandı.





