AK Partili İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Torbalı Belediyesi Meclis Üyesi Gizem Akyüz Duman’ın, kendisine "sahtekarsın" dediği ve parmak sallayarak gözdağı verdiği iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade veren Tugay, suçlamaları reddetti.
"Kimseye hakaret ya da tehditte bulunmadım"
Cemil Tugay savcılık ifadesinde şunları söyledi:
"Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben halen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapıyorum. Gizem Akyüz Duman'ı tanıyorum. Belediye Meclis üyesidir. Hatırlayabildiğim kadarıyla nisan ayı içerisinde İzmir Büyükşehir Belediyesinin faaliyet raporlarına ilişkin meclis toplantısı yapılıyordu. Toplantı, eski fuar alanının içindeki binada yapılıyordu. Belediye meclis toplantılarımız bazen tartışmalı olur, gerilimli olur. Bu da hatırlayabildiğim kadarıyla o toplantılardan biriydi. Meclis toplantılarında zaman zaman gerilim artar. Bu gerilim esnasında konuşmalarımız oluyor. İtiraz ettiğimiz, tepki gösterdiğimiz anlar olmaktadır. Meclis toplantılarında bu tarz şeyler olabiliyor. Ben hatırlayabildiğim kadarıyla Gizem Hanımı hedef alarak bir söz söylemedim. Kendisine hakaret veya tehdit içerikli bu anlama gelebilecek herhangi bir söz söylemedim. Başka bir kişiye de söylemedim. Konuşmalar esnasında iftira içerikli olabilecek sözlere tepki göstermiş olabilirim. Buna karşı konuşmuş olabilirim. Ama ben kimseye hakaret ya da tehditte bulunmadım. Meclis toplantılarımız genelde yoğun katılımlı olur. Belediyeye ilişkin hususlar görüşüldüğünden hararetli tartışmalar yaşanabilir. Ben Gizem Hanıma "sahtekarsın" diyerek bir ifade kullanmadım. Gizem Hanıma yönelik olarak bir şey söylemedim. Belediye meclis görüşmelerinde parti grupları grup otururlar. Söz alan kişiler grup içerisinde oturdukları yerlerden konuşmalarını yaparlar. Ben genelde Belediye Başkanı başkanlık divanının olduğu yerde oturur, toplantıyı yönetir. Ancak performans görüşmeleri kapsamında yapılan meclis toplantılarında belediye başkanı başkanlık divanının olduğu yerde oturmaz, meclis üyelerinin bulunduğu yerde oturur. Ben de performans görüşmelerinin olduğu esnada meclis üyelerinin olduğu yerde oturdum. Diğer parti grupları da kendi yerlerinde oturdular. Konuşmalarımızı buradan yaptık. Ancak konuşmalarımın içeriğinde hakaret ya da tehdit içerikli bir söz söylemedim. Kimseye hakaret ya da tehditte bulunmadım. Konuşmalarımız esnasında vücut dili olarak el ya da kol hareketleri yapabiliyoruz. Ancak bunlar kesinlikle bir tehdit amacı bulunmamaktadır. Konuşmanın doğal akışı içerisinde olan hareketlerdir. Üzerime atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Ben kimseye hakaret ya da tehditte bulunmadım. Benim olayla ilişkin söyleyeceklerim bunlardan ibarettir.”
Avukatı da suçlamaları kabul etmedi
Tugay’ın avukatı Çiğdem Demir de savunmasında iddiaları reddederek şu ifadeleri kullandı:
“Müvekkilin beyanlarına aynen katılıyoruz. Müvekkilin şikayetçiye yönelik doğrudan bir eylem ya da söylemi bulunmamaktadır. Dosyaya kamera kayıtları sunulmuştur. Bu kayıtlar incelendiğinde herhangi bir suç unsuru olmadığı anlaşılacaktır. Müvekkilim müştekiye herhangi bir şekilde hakaret ya da tehdit içerikli bir söz söylememiştir. Kendisi belediye başkanıdır. Belediye meclis toplantısı esnasında meclis üyeleri ve belediye başkanları konuşmalar yapmaktadır. Ancak müvekkilimin müştekiye yönelik hakaret ya da tehdit içerikli bir sözü yoktur. Belediye meclis toplantısına ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından toplantının kamera görüntüleri bildiğimiz kadarıyla dosyanıza gönderilmiştir. O kayıtlar incelendiği takdirde müvekkilimin müştekiye yönelik herhangi bir hakaret ya da tehditte bulunmadığı görülecektir. Bu nedenle suçlamaları kabul etmiyoruz. Yine olaya ilişkin müvekkilin belediye başkanının yanında bulunan belediye meclis üyeleri vardır. Bu kişilerden olayı birebir gören tanıklarımız vardır. İsimlerini bildireceğiz, isimlerini bildirdiğimiz tanıkların dinlenmelerini talep ederiz”
Hakaret suçlaması soruşturmanın merkezinde
Soruşturmanın temelini, 17 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis toplantısında yaşandığı öne sürülen olay oluşturuyor.
Türk Ceza Kanunu’nun 125’inci maddesinde, kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek ifadeler hakaret suçu kapsamında değerlendiriliyor. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.





