Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda kurumun mali hesapları incelenirken, idarenin faaliyet ve yönetim süreçlerinde mevzuata aykırılık teşkil eden birçok husus tespit edildi.
Körfez tarama ihalesinde dikkat çeken maliyet farkı
Raporda en çok öne çıkan bulgulardan biri, İzmir Körfezi Peynircioğlu Deresi Dere Ağzı ve Körfez Kuzey Aksında gerçekleştirilen deniz dibi tarama hizmeti alımı oldu. Sayıştay, deniz dibinin temizlenmesi ve taranması faaliyetlerinin 2560 sayılı Kanun kapsamında su ve kanalizasyon idarelerinin görev tanımında doğrudan yer almadığını, söz konusu hizmetin Büyükşehir Belediyesi uhdesinde yürütülmesinin daha uygun olacağını kaydetti.
Ayrıca 2 milyar 147 milyon 940 bin TL sözleşme bedeli bulunan söz konusu ihalede, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının tarama fiyat tarifesinin ve önceki yıl yapılan ihalelerdeki birim fiyatların yaklaşık maliyet hesabında dikkate alınmadığı belirlendi. Bakanlık rayiçleriyle hesaplama yapılması durumunda işin yaklaşık maliyetinin 1 milyar 126 milyon 800 bin TL seviyesinde olacağı, idarenin belirlediği yaklaşık maliyetin ise 2 milyar 167 milyon 614 bin TL olarak rayiç fiyatların oldukça üzerinde kaldığı vurgulandı.
Çiğli’de 2,5 milyon metreküp çamur ve atıl kalan tesis
Denetim raporunda, İzmir genelindeki arıtma tesislerinden çıkan çamurların yaklaşık 20 yıldır Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi arazisinde depolandığı ve sahada biriken 2 milyon 500 bin metreküp arıtma çamurunun kent genelinde koku sorununa yol açtığı aktarıldı. Çamur depolanan alan için mevzuatın zorunlu kıldığı düzenli depolama tesisi lisansının bulunmadığı tespit edildi.
Bununla birlikte, aynı sahada kurulan Çamur Kurutma ve Çürütme Tesisinin de 2020 Temmuz ayından itibaren arızalar nedeniyle kademeli olarak devre dışı bırakıldığı ve 2022 yılından bu yana tamamen kapalı kalarak atıl durumda olduğu raporda yer aldı.
Toplu iş sözleşmesinde liyakat uyarısı
İdare ile yetkili sendika arasında imzalanan 01.04.2024 tarihli Toplu İş Sözleşmesi’nin 23’üncü maddesinde yer alan “İşveren, çalışanın vefatı halinde 1. derece yakının işe alımında öncelik sağlar.” hükmü Sayıştay denetimine takıldı. Sayıştay, bu maddenin Anayasa’da yer alan eşitlik ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan liyakat ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini belirterek sözleşmelerde bu tür hükümlere yer verilmemesi gerektiğini bildirdi.
64 şube müdürlüğünün yalnızca 3’ü asaleten yürütülüyor
İdarenin teşkilat yapısına ilişkin incelemelerde, asaleten görevlendirmenin istisna haline geldiği saptandı. Raporda yer alan tespitlere göre, idare bünyesindeki 64 şube müdürlüğü kadrosunun yalnızca 3’ü asaleten yürütülürken; 44’ünün vekâleten, 17’sinin ise mevzuatta dayanağı bulunmayan tedviren görevlendirmelerle idare edildiği kaydedildi.
Alımların kısımlara bölünmesi ve avans usulsüzlükleri
Denetçiler, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında açık ihale usulü ile yapılması gereken özellikle araç bakım-onarım ve malzeme alımlarının, doğrudan temin parasal sınırının altında kalabilmek amacıyla kısımlara bölünerek gerçekleştirildiğini belirledi.
Öte yandan harcama yetkilisi mutemetlerine acil ve zorunlu haller için verilmesi gereken avansların rutin hale getirildiği; boya, klozet, sigorta panosu, beton kesme bıçağı gibi aciliyeti gerekçelendirilemeyen harcamalar için kullanıldığı ve hesap kapatıldığı gün veya ertesi gün aynı kişilere yeniden sürekli nakit avans açıldığı tespit edildi.
Küçük Menderes Havzası ve çevre sorunları
Küçük Menderes Nehir Havzası'ndaki kuraklık ve su krizine dikkat çekilen raporda, bölgede atıksu arıtma tesislerinden çıkan suyun tarımsal sulamaya kazandırılmadığı ve Ödemiş (%31,50) ile Kiraz (%31,02) gibi ilçelerde su kayıp-kaçak oranlarının yasal sınırların üzerinde seyrettiği bildirildi. Ayrıca kentte endüstriyel atıksu üreten 2 bin 264 işletmeden 1.231’inin Bağlantı Kalite Kontrol Ruhsatı’nın bulunmadığı ya da yenilenmediği, bu durumun da kontrolsüz atıksu deşarjı riski oluşturduğu kaydedildi.





