İzmir siyaseti, Silivri Cezaevi’nden gelen tarihi bir mektupla hareketlendi. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, tutuklu bulunduğu hücreden kaleme aldığı mektubu il binasında İzmirlilerle paylaştı. Yaklaşık bir yıldır süren tutukluluk sürecine ve son dönemdeki siyasi gelişmelere değinilen açıklama, adliye koridorlarından meydanlara uzanan bir "adalet" çağrısına dönüştü.
Çağatay Güç: "Bu bir hürriyet meselesidir"
Mektubu okumadan önce bir konuşma yapan İl Başkanı Çağatay Güç, 26 haftadır devam eden "Aile Dayanışma Ağı" toplantılarına dikkat çekti. Hukuksuzluğa karşı seslerini yükselten ailelerin yalnız olmadığını belirten Güç, şu ifadeleri kullandı:
"Bir yıldır evlerde acı, gözlerde hasret var. Bu sadece Ekrem İmamoğlu’nun değil, bir adalet ve hürriyet meselesidir; bir memleket meselesidir. 19 Mart tutsaklarının ailelerinin haykırışı Türkiye’nin 81 ilinden yükseliyor. Bu hukuksuzluk artık son bulsun!"
İmamoğlu'nun mektubu okundu
İmamoğlu, "Bu mübarek günlerde ailelerimizden uzak kalmak hepimizi derinden yaralıyor ama mücadelemiz hakkın ve halkın rızası içindir. Aramıza bu duvarları örenler bu parmaklıkları dikenler yılacağımızı geri adım atacağımızı sanıyor olabilirler. Yanılıyorlar. Gösterdiğiniz dirayet 12 metrekarelik hücremde bana yaşama sevinci veriyor" dedi.
CHP'nin 81 İl Başkanlığı önünde eş zamanlı olarak tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mektubu okundu. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın tutuklanmasına tepki gösteren İmamoğlu, yargı sürecinin bir "karalama kampanyası" olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Tanju Özcan Bolu’nun gururudur. İftiralarla şantajlarla kumpaslarla anneler çocuklarından babalar oğullarından ayrı kaldı. Bizleri siyasi esaret altına alanların yeni bir kumpası da 9 Mart’ta başlıyor. Önümüzdeki günlerde dava dedikleri, mahkeme dedikleri yazanı yöneteni belli bir müsamere sergileyecekler.
Benim yol arkadaşlarımın her biri iyi yetişmiş millete hizmet aşkıyla dolu yurtseverlerdir. Çünkü CHP’liler öyledir, dürüsttürler çalışkandırlar. Onların şehrimizin ülkemizin bugününe ve geleceğine yaptıkları katkılar çok değerlidir. Her birinden en az kendimden emin olduğum kadar eminim. Bizim tek davamız bu ülkedir, bu millettir. Bizi zindanda tutmalarının en büyük sebebi de budur. Bu vatana hizmet etiğimiz, 86 milyonu ayırmadığımız, hiçbir çocuk yatağa aç girmesin diye çabaladığımız için bizi karalamaya çalışıyorlar.
Bu mübarek günlerde ailelerimizden uzak kalmak hepimizi derinden yaralıyor ama mücadelemiz hakkın ve halkın rızası içindir. Aramıza bu duvarları örenler bu parmaklıkları dikenler yılacağımızı geri adım atacağımızı sanıyor olabilirler. Yanılıyorlar. Gösterdiğiniz dirayet 12 metrekarelik hücremde bana yaşama sevinci veriyor.
Bize cesaretinizle dayanışmanızla umut oluyor güç veriyorsunuz. Bu zor günleri el ele kol kola aşacağız. Kurulan oyunları kumpasları birlikte bozacağız. 8 mart yaklaşırken bu adaletsiz süreçteki en büyük mücadeleyi veren anneleri eşleri ve kız kardeşleri büyük bir saygıyla selamlıyorum adalet arayışımızda kadınların varlığı, cesareti ve dayanışması hepimize güç veriyor. İnanıyorum ki bu 8 Mart adaletin gerçekten hüküm sürdüğü günlere giden yolun bir başlangıcı olacak"





