Medline Adana Hastanesi’nden Uzman Psikolog Fulda Karaçiçek, plansız geçirilen bir tatilin çocuklarda uyku düzeninden ekran kullanımına, motivasyondan sosyal yaşama kadar birçok alanda olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Yaz tatilinin yeni sokağı artık evde: Çocuklar sokaktan ekrana mı taşındı?
Yaz tatilinin yeni sokağı artık evde: Çocuklar sokaktan ekrana mı taşındı?
İçeriği Görüntüle

Karaçiçek’e göre yaz tatili, çocukların hem dinlenmesi hem de kişisel gelişimi için önemli bir fırsat sunuyor. Ancak bu sürecin tamamen kontrolsüz bırakılması, yeni eğitim yılına adaptasyonu zorlaştırabiliyor. Uzman psikolog, dengeli bir tatil planının çocukların daha mutlu ve motive şekilde okula dönmesine katkı sağlayacağını ifade ediyor.

“Tatilin ilk günlerinde hoşgörülü olunmalı”

Yaz tatilinin başlangıç sürecine dikkat çeken Karaçiçek, çocukların yoğun bir eğitim döneminin ardından dinlenmeye ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Bu nedenle ilk günlerde esnekliğin önemli olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

“Tatilin ilk günlerinde hoşgörülü olunmalı

Uzun bir eğitim döneminin ardından çocukların bir süre rahatlamak istemesi oldukça doğal bir durumdur. Bu nedenle tatilin ilk günlerinde uyku saatlerinde ve günlük rutinlerde belirli ölçüde esneklik tanınmalıdır. Ancak bu sürenin uzaması çocukların biyolojik ritminin bozulmasına neden olabilir. Özellikle geç yatıp geç kalkma alışkanlığının kalıcı hale gelmesi, yeni eğitim dönemine uyum sürecini zorlaştırabilir. Yazın çocukların en fazla vakit geçirdiği alanların başında günümüzde telefon, tablet ve bilgisayar oyunları sıralanabilir. Tatilde teknolojik cihazlar tamamen yasaklanmamalı ancak kullanım süreleri makul sınırlar içinde tutulmalıdır. Tüm günü ekran karşısında geçirmek; dikkat sorunları, sosyal izolasyon, hareketsizlik ve uyku problemleri gibi olumsuz sonuçlara neden olabilir. Ailelerin çocuklarını açık havada vakit geçirmeye ve farklı aktivitelere yönlendirmesi gerekir.”

Aile içi iletişim için önemli fırsat

Karaçiçek, yaz tatilinin aile içi bağları güçlendirmek için de değerli bir dönem olduğunu ifade ediyor. Okul yoğunluğu nedeniyle yıl içinde sınırlı kalan birlikte vakit geçirme imkânının bu süreçte arttığını belirtiyor.

Uzman psikolog, aile içi etkileşimin çocukların duygusal gelişiminde önemli rol oynadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullanıyor:

“Aile içi iletişim için altın fırsat

Uzun tatil sürecinin, yoğun okul temposu nedeniyle yıl içinde birlikte yeterince zaman geçirilemeyen aile bireylerinin daha güçlü bağlar kurması için önemli bir fırsat sunduğuna işaret eden Karaçiçek, ‘Beraber yapılan yürüyüşler, kısa geziler, masa oyunları veya günlük sohbetler çocukların kendilerini güvende ve değerli hissetmelerine katkı sağlar. Çocukların duygu ve düşüncelerini rahatça paylaşabildiği bir aile ortamı, ruhsal dayanıklılıklarının güçlenmesine ve özgüvenlerinin artmasına yardımcı olur. Bu nedenle ebeveynlerin yaz tatilini sadece çocukların dinlendiği bir dönem olarak değil, aile ilişkilerinin de güçlendirildiği bir süreç olarak değerlendirmesi önemlidir. Çocukların ruhsal gelişiminde arkadaş ilişkileri ve oyun önemli bir yere sahiptir. Yaz tatili boyunca akranlarıyla vakit geçiren, grup etkinliklerine katılan ve fiziksel oyunlar oynayan çocuklar hem sosyal becerilerini geliştirir hem de özgüvenlerini artırır. Yaz kursları, spor faaliyetleri ve kültürel etkinlikler çocukların yeni deneyimler kazanmasına büyük katkı sunar’ diye konuştu.”

Sorumluluk vermek özgüveni artırıyor

Tatilde çocuklara yaşlarına uygun görevler verilmesinin gelişim açısından önemine de değinen Karaçiçek, bunun özgüveni desteklediğini belirtiyor.

Karaçiçek bu konuda ise şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Sorumluluk vermek özgüveni destekler

‘Kendi odasını düzenlemek, günlük plan yapmak veya ev içinde basit görevlere yardımcı olmak; çocukların özgüven, öz disiplin ve problem çözme becerilerinin gelişimine destek olur. Burada önemli olan nokta ise sorumlulukların onlara bir ceza gibi değil, gelişim fırsatı olarak sunulmasında saklıdır.’”

Kaynak: İHA