Uzmanlar, menopoz döneminde özellikle ilk 10 yılın sağlık açısından kritik olduğunu belirterek, biyoeşdeğer hormon tedavisinin doğru hasta ve zamanlama ile birçok sistemi destekleyebileceğine dikkat çekiyor.

Menopozda hormonal denge ve artan sağlık yükü

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Sevgi Selen, kadın sağlığında östrojen ve progesteron dengesinin temel bir rol oynadığını belirtiyor. Menopoz süreciyle birlikte bu dengenin değişmesi, vücutta farklı sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte menopoz döneminin daha uzun sürdüğünü ifade eden Selen, bu süreçte kadınların sosyal ve iş yaşamındaki sorumluluklarının da arttığını, bunun da sağlık sorunlarının yönetimini daha karmaşık hale getirdiğini aktarıyor.

İlk 10 yılın kritik önemi ve riskler

Selen, menopoz döneminde yumurtalık fonksiyonlarının azalmasıyla hormonal dengenin bozulduğunu ve bu dönemde birçok sağlık probleminin görülebildiğini belirtiyor. Kardiyovasküler hastalıklar, kemik erimesi, bilişsel fonksiyonlarda azalma, ruhsal değişiklikler ve cinsel sağlık sorunlarının bu süreçte sık karşılaşılan durumlar arasında yer aldığını ifade ediyor. Özellikle menopozdan sonraki ilk 10 yılın kritik olduğunu vurgulayan Selen, bu dönemde tedavi yaklaşımının dikkatle planlanması gerektiğini söylüyor.

Azerbaycan basın tarihi EÜ’de masaya yatırıldı
Azerbaycan basın tarihi EÜ’de masaya yatırıldı
İçeriği Görüntüle

Biyoeşdeğer hormon tedavisinin etkileri

Biyoeşdeğer hormon replasman tedavisinin (BHRT), vücutta eksilen hormonların yerine konulmasını sağladığını belirten Selen, bu tedavide kullanılan hormonların insan vücudunda üretilenlerle aynı moleküler yapıya sahip olduğunu ifade ediyor. Estradiol, progesteron ve gerekli durumlarda testosteron ya da DHEA gibi ajanların kullanılabildiğini aktarıyor. Tedaviye menopozdan sonraki ilk 10 yıl içinde başlanmasının önemine dikkat çekilerek, bu sürenin aşılması durumunda kardiyovasküler riskler nedeniyle her hasta için uygun olmayabileceği belirtiliyor.

Kalp, kemik ve ruh sağlığına etkiler

Biyoeşdeğer hormon tedavisinin uygun hastalarda kalp-damar hastalıkları riskini azaltabileceği ifade ediliyor. Özellikle transdermal (ciltten uygulanan) tedavilerde bazı risklerin daha düşük olduğu, ağızdan alınan sentetik hormonlara kıyasla farklı bir güvenlik profili bulunduğu belirtiliyor. Tedavinin kemik kaybını azaltmada, osteopeni ve osteoporoz riskini düşürmede etkili olduğu aktarılırken, cilt, kıkırdak ve bağ dokusu üzerindeki olumlu etkilerine de dikkat çekiliyor.

Psikolojik etkiler ve yaşam kalitesi

Hormon tedavisinin yalnızca fiziksel değil, psikolojik etkiler üzerinde de rol oynadığı ifade ediliyor. Menopoz döneminde bilişsel fonksiyonlarda azalma, uyku düzeninde bozulma ve depresyon eğiliminin artabildiği belirtilirken, biyoeşdeğer hormon tedavisinin bu şikâyetleri azaltabileceği aktarılıyor. Vajinal östrojen desteği ile kuruluk, yanma, ağrılı ilişki ve idrar problemlerinin de hafifletilebildiği ifade ediliyor.

Meme kanseri riski ve kişiye özel yaklaşım

Hormon tedavisinde en çok merak edilen konulardan birinin meme kanseri riski olduğu belirtiliyor. Sentetik progesteron kullanılan tedavilerde risk artışı görülebilirken, mikronize progesteron kullanımında bu riskin daha düşük olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, hormon tedavisinin kişiye özel planlanması gerektiğini, doğru hasta seçimi ve düzenli takip ile menopoz döneminin daha konforlu geçirilebileceğini vurguluyor.

Menopoz süreci, kadınlarda yumurtalık fonksiyonlarının azalmasıyla birlikte hormonal değişimlerin yaşandığı doğal bir dönem olarak tanımlanıyor. Bu süreçte ortaya çıkan sağlık sorunlarının yönetimi, bireyin yaş, genel sağlık durumu ve risk faktörlerine göre değişiklik gösterebiliyor. Uzmanlar, tedavi yaklaşımlarının standart değil, kişiye özel planlanmasının önemine dikkat çekiyor.

Uzmanlara göre menopozda özellikle ilk 10 yıl, sağlık risklerinin yönetimi açısından kritik bir dönem olarak öne çıkıyor. Biyoeşdeğer hormon tedavisi, uygun hastalarda kalp, kemik ve ruh sağlığı üzerinde olumlu etkiler sağlayabilse de, her hasta için ayrı değerlendirme yapılması ve tedavinin düzenli takip ile yürütülmesi gerekiyor.

Kaynak: İHA