Acıbadem Taksim Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Tünkut Salim Doğanca, yeterli su tüketimi ve doğru beslenme alışkanlıklarının böbrek taşı riskini önemli ölçüde azaltabileceğini belirterek yaz ayları için dört kritik öneride bulundu.
Yaz mevsiminde hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte terleme artarken, buna bağlı olarak vücudun sıvı dengesi de olumsuz etkileniyor. Uzmanlara göre yeterince su tüketilmediğinde idrar miktarı azalıyor, idrarda bulunan kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi mineraller yoğunlaşarak zamanla kristalleşiyor. Bu süreç de böbrek taşı oluşumuna zemin hazırlıyor.

Acıbadem Taksim Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Tünkut Salim Doğanca, yaz döneminde alınacak basit önlemlerle böbrek taşı oluşumunun büyük ölçüde önlenebileceğine dikkat çekerek, "Yaz aylarında yeterli su tüketimi ve doğru beslenme alışkanlıkları gibi basit ama etkili önlemler, böbrek taşı oluşumunu büyük oranda önleyebilir. Böylece ileride yaşanabilecek şiddetli ağrıların, acil başvuruların ve cerrahi girişimlerin de önüne geçmek mümkün olabilir" dedi.
Günde 2,5-3 litre su tüketin
Böbrek taşı oluşumunu önlemenin en etkili yollarından biri yeterli sıvı tüketimi olarak gösteriliyor. Özellikle yaz aylarında terlemeyle kaybedilen sıvının yerine konulması gerektiğini belirten uzmanlar, idrar renginin açık sarı ya da berrak olmasının yeterli sıvı alımının önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ediyor.
Günde 2,5 ila 3 litre su tüketilmesiyle idrar miktarı artarken, taş oluşturan mineraller seyrelerek kristalleşme riski azalıyor. Suyun tek seferde değil, gün boyunca düzenli aralıklarla içilmesi ve yoğun terleme sonrasında sıvı kaybının gecikmeden karşılanması öneriliyor.
Tuz tüketimini azaltın
Fazla tuz tüketimi, idrarla atılan kalsiyum miktarını artırarak böbrek taşı oluşumunu kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle hazır gıdalar, işlenmiş et ürünleri ve aşırı tuz içeren atıştırmalıkların sınırlandırılması tavsiye ediliyor.
Uzmanlar ayrıca yüksek tuz tüketiminin sadece böbrek taşı değil, yüksek tansiyon ve böbrek fonksiyonlarında bozulma riskini de artırabileceğini belirtiyor. Yemeklere sonradan tuz eklememek, etiket okuma alışkanlığı kazanmak ve doğal besinleri tercih etmek öneriler arasında yer alıyor.
Hayvansal proteini ölçülü tüketin
Aşırı miktarda kırmızı et ve diğer hayvansal proteinlerin tüketimi, idrarın asit oranını yükselterek bazı böbrek taşı türlerinin oluşma riskini artırabiliyor. Bunun yanı sıra taş oluşumunu önlemeye yardımcı olan sitrat düzeyinin azalmasına da neden olabiliyor.
Bu nedenle beslenme düzeninde sebze, meyve ve tam tahıllara da yeterince yer verilmesinin böbrek taşı riskine karşı koruyucu etki sağlayabileceği ifade ediliyor.
Kalsiyumu bilinçsizce kesmeyin
Böbrek taşı bulunan kişilerin en sık yaptığı yanlışlardan birinin süt ve süt ürünlerini tamamen bırakmak olduğunu belirten Dr. Tünkut Salim Doğanca, "Böbrek taşı olan kişilerin en sık yaptığı hatalardan biri süt ve süt ürünlerini tamamen bırakmaktır. Oysa normal miktarda besinlerle alınan kalsiyum, bağırsakta oksalatla bağlanarak bazı böbrek taşı türlerinin oluşma riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Bu nedenle doktor önerisi olmadan kalsiyum takviyesi kullanmamak ve dengeli beslenmek daha doğru bir yaklaşımdır. Beslenme planı mutlaka doktor önerisine göre düzenlenmelidir" ifadelerini kullandı.
Böbrek taşı her zaman ağrı yapmayabilir
Böbrek taşlarının her zaman belirti vermediğine dikkat çeken Dr. Doğanca, hareketsiz kalan veya idrar yolunda tıkanıklık oluşturmayan taşların uzun süre fark edilmeden ilerleyebileceğini söyledi.
Dr. Doğanca, "Hareket etmeyen veya idrar yolunda tıkanıklık oluşturmayan taşlar uzun süre sessiz kalabilir. Düzenli üroloji kontrolleri sayesinde taşlar büyümeden ve cerrahi müdahale gerektirecek aşamaya gelmeden tespit edilebilir. Özellikle daha önce böbrek taşı düşüren kişilerde yeni taş oluşma riski yüksektir. Bu nedenle belirli aralıklarla yapılacak ultrason veya gerekli görülen görüntüleme yöntemleri sayesinde taşlar erken dönemde saptanabilir ve daha kolay tedavi edilebilir." dedi.




