Çocukluk çağı obezitesi, günümüzde yalnızca fazla kilolu olmakla sınırlı değerlendirilmiyor. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de görülme sıklığı artan bu durumun, çocukların hem mevcut sağlıklarını hem de yetişkinlik dönemindeki yaşamlarını etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğu belirtiliyor.

Obezite, vücutta sağlığı olumsuz etkileyecek düzeyde aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanıyor. Çocukluk döneminde gelişen obezitede genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel faktörler de etkili oluyor. Enerji yoğun ancak besin değeri düşük gıdaların sık tüketilmesi, şekerli içeceklerin günlük yaşamın bir parçası haline gelmesi, fiziksel aktivitenin azalması ve ekran başında geçirilen sürenin artması obezitenin başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.

Obezite kronik hastalık riskini artırıyor

Çocukluk döneminde görülen obezitenin yalnızca fiziksel görünümü etkilemediği, uzun vadede sağlık üzerinde de ciddi sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor. Çocukluk çağında obez olan bireylerin önemli bir bölümünün yetişkinlikte de obez kalmaya devam ettiği belirtilirken, bunun tip 2 diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol, karaciğer yağlanması ile kalp ve damar hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkların görülme riskini artırdığı vurgulanıyor.

Fiziksel sağlık üzerindeki etkilerinin yanı sıra obezitenin özgüven, akademik başarı, sosyal ilişkiler ve yaşam kalitesi üzerinde de olumsuz sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekiliyor.

Türk profesöre Avrupa'nın saygın kanser merkezinden davet!
Türk profesöre Avrupa'nın saygın kanser merkezinden davet!
İçeriği Görüntüle

Sağlıklı alışkanlıklar ön planda olmalı

Çocukları obeziteden korumanın yolunun katı yasaklardan değil, doğru beslenme alışkanlıklarından geçtiği belirtiliyor. Kahvaltının atlanmaması, düzenli öğün alışkanlığı kazanılması, her gün yeterli miktarda sebze ve meyve tüketilmesi, tam tahılların tercih edilmesi ile yumurta, et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri gibi kaliteli protein kaynaklarının dengeli şekilde tüketilmesinin sağlıklı büyüme ve gelişme açısından önemli olduğu ifade ediliyor.

Beslenmenin yanında hareketli bir yaşamın da çocuk sağlığının vazgeçilmez unsurlarından biri olduğu vurgulanıyor.

Aileler çocuklarına örnek olmalı

Uzmanlar, çocukların davranışlarını şekillendirmede ailelerin belirleyici rol üstlendiğine dikkat çekiyor. Bu kapsamda, "Çocuklar sözleri değil, ayak izlerini takip eder." anlayışıyla ebeveynlerin sağlıklı beslenme ve aktif yaşam konusunda örnek olmalarının önem taşıdığı belirtiliyor. Evde sağlıklı beslenmenin ve hareketli yaşamın ailece benimsenmesinin, çocuklarda kalıcı alışkanlıkların oluşmasına katkı sağladığı ifade ediliyor.

Ayrıca hiçbir çocuğun sağlıklı beslenmeyi tek başına öğrenemeyeceği, bu süreçte aile, okul ve sağlık profesyonellerinin iş birliği içinde hareket etmesinin büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.

Son olarak, "Sağlıklı nesiller yetiştirmek için çocuklarımıza katı diyetler değil, doğru beslenme alışkanlıkları kazandıralım. Çünkü sağlıklı bir gelecek, çocuklukta atılan küçük ama doğru adımlarla başlar." mesajıyla erken yaşta kazanılan doğru alışkanlıkların gelecekte sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturduğu ifade ediliyor.

Kaynak: Haber Merkezi