Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Radyoloji Uzmanı ve Akupunkturist Dr. Onur Aksoy, özellikle meme kanseri tedavisinde kullanılan bazı hormon ilaçlarının eklem ağrısı, tutukluk ve hareket kısıtlılığına yol açabildiğini belirtti. Aksoy, bu şikâyetlerin hafifletilmesinde akupunkturun bilimsel çalışmalarla desteklenen tamamlayıcı yöntemler arasında yer aldığını ifade etti.
Eklem ağrıları günlük yaşamı zorlaştırabiliyor
Kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçların hastaların günlük yaşamını olumsuz etkileyebildiğini belirten Dr. Onur Aksoy, özellikle hormon duyarlı meme kanserlerinde kullanılan aromataz inhibitörlerinin eklem ağrılarına neden olabildiğini söyledi.
Bu ilaçları kullanan bazı hastalarda el, diz, kalça ve omuz eklemlerinde ağrı, sabah saatlerinde belirginleşen tutukluk ve hareket kısıtlılığı görülebildiğini aktaran Aksoy, şikâyetlerin zamanla günlük aktiviteleri zorlaştırabildiğine dikkat çekti.
Aksoy, hastaların yürümek, merdiven çıkmak ve günlük işlerini yapmakta zorlanabildiğini belirterek ağrıların şiddetlenmesinin bazı durumlarda tedaviye devam etme konusunda isteksizliğe neden olabildiğini ifade etti. Bu nedenle ağrıların kontrol altına alınmasının hem yaşam kalitesinin korunması hem de tedaviye uyumun desteklenmesi açısından önem taşıdığını kaydetti.
Akupunkturun etkisi bilimsel çalışmalarla destekleniyor
Akupunkturun, meme kanseri tedavisinde kullanılan hormon ilaçlarına bağlı eklem ağrılarının hafifletilmesinde destekleyici bir seçenek olarak değerlendirilebileceğini belirten Dr. Aksoy, uluslararası bilimsel araştırmalarda bu konuda önemli bulgular elde edildiğini söyledi.
Aksoy, uygulamanın etkisini şöyle anlattı:
“Akupunktur, vücudun belirli noktalarının ince iğnelerle uyarılmasına dayanan bir uygulamadır. Ağrının sinir sistemi tarafından işlenmesini etkileyerek bazı hastalarda ağrı şiddetinin azalmasına katkı sağlayabilir. Meme kanseri tedavisinde kullanılan aromataz inhibitörlerine bağlı eklem ağrılarında akupunkturun etkisini inceleyen kontrollü çalışmalar bulunuyor. Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) ile Bütüncül Onkoloji Derneği (SIO) tarafından yayımlanan kılavuzda da bu hasta grubuna akupunktur öneriliyor. Ancak burada amaç kanser tedavisinin yerine başka bir yöntem koymak değil, hastanın mevcut tedavisini destekleyerek ağrı yönetimine katkı sağlamaktır”
226 kadının katıldığı araştırmada ağrı azaldı
Akupunkturun etkisine ilişkin bilimsel verileri de değerlendiren Dr. Aksoy, meme kanseri nedeniyle aromataz inhibitörü kullanan 226 kadının katıldığı randomize kontrollü araştırmanın sonuçlarına işaret etti.
Araştırmada akupunktur uygulanan hastaların, gerçek akupunktur uygulanmayan kontrol gruplarıyla karşılaştırıldığını belirten Aksoy, altıncı haftanın sonunda gerçek akupunktur uygulanan grupta eklem ağrısı puanlarının diğer gruplara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı ölçüde azaldığını aktardı.
Araştırmanın uzun dönem takip sonuçlarının da bazı hastalarda ağrı üzerindeki olumlu etkinin uygulamalar tamamlandıktan sonra devam edebildiğini gösterdiğini ifade eden Aksoy, her hastanın tedaviye aynı yanıtı vermeyebileceğini vurguladı. Akupunkturun sağlayabileceği yararın, hastanın genel sağlık durumu ve ağrının nedenleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
'Kanser tedavisinin yerine geçmez'
Kanser hastalarında akupunktur uygulamasının hekim değerlendirmesiyle planlanması gerektiğini belirten Dr. Aksoy, özellikle bağışıklık sistemi baskılanmış veya kanama riski bulunan hastaların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Aksoy, uygulama öncesinde ağrının nedeninin belirlenmesinin önemine işaret ederek şu uyarılarda bulundu:
“Her eklem ağrısının nedeni kullanılan kanser ilaçları olmayabilir. Bu nedenle öncelikle ağrının kaynağının belirlenmesi gerekir. Akupunktur, uygun hastalarda mevcut tedaviyi destekleyen bir yöntem olarak düşünülebilir. Ancak hastaların onkoloji uzmanlarına danışmadan ilaçlarını bırakmaları veya tedavilerini değiştirmeleri doğru değildir. Özellikle enfeksiyon riski, düşük kan hücresi değerleri, kanama eğilimi veya lenfödem gibi durumlar uygulama öncesinde değerlendirilmelidir. Akupunkturun yetkin hekimler tarafından, uygun koşullarda ve onkoloji ekibiyle koordinasyon içinde uygulanması önem taşır”
Kanser tedavisinde hastaların yaşam kalitesinin korunmasının da önemli olduğunu vurgulayan Aksoy, ağrı yönetiminin kişiye özel planlanması gerektiğini belirtti.
Aksoy,
“Kanserle mücadelede yalnızca hastalığın tedavisine değil, hastanın tedavi sürecini mümkün olduğunca konforlu geçirmesine de odaklanmalıyız. Akupunktur, uygun hasta gruplarında bu bütüncül yaklaşımın bir parçası olabilir” dedi.




