15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesi yasalaştı. Burada kamu üzerine düşeni yaptı. Sosyal medya devleri de bu düzenlemeye uyum sağlarsa, bu işin üçüncü ama en önemli ayağında anne babalar var.
Çocukların ekran bağımlılığından şikayet etmeyen anne baba neredeyse yok gibi, ancak bu düzenleme ile açılan fırsat kapısını değerlendirebilecek miyiz?

Benim şahsen bu konuda şüphelerim var. Şehir yaşamının dört duvar arasına hapsettiği çocukları o dört duvar arasında tutabilmenin bir taviziydi aslında, bu sanal girdaplara açılan ekranlar. Dolayısıyla bu dört duvar mahkumiyetini bitirmeden çocukları o alışkanlıktan kurtarmak hiç de kolay olmayacak. Bunun da pek tabi farkında olmalıyız.

Çocukların fiziksel ve beyinsel enerjilerini harcayacak alternatif alanlar üretmeden, sadece 'yasak' demekle bu konuda başarılı olacağımızı sanmıyorum. Öyleyse çocukları diğer ucu nereye açıldığı belli olmayan sosyal medya girdabından ve adına algoritma dedikleri tuzaktan kurtarmak için her anne ve babanın tam da bugünlerde evdeki rutini değiştirecek yeni alışkanlıklar, yeni uygulamalar üzerine çalışması lazım.

Çocukların hem eğlenebileceği hem de sağlıklı beceriler geliştirebileceği oyunlar, eğitici etkinlikler için belki de toplumsal bir seferberliğe ihtiyacımız var.

Başarılı fikir ve uygulamaların geliştirilmesi, bunların duyurulması, paylaşılması hayati derecede önemli olacak. Bu konuda başarılı olan evebeynlerin, deneyimlerini diğer evebeynlerle paylaşması, çocuklu evlerdeki ekran kavgasının kısa sürmesi bakımından önemli olacak.

Yazıma bir de dipnot eklemem gerekirse; inatlaşmak bir çözüm yolu değil. İlk günden bu şıkkı elemekte fayda var.