Ülkemiz adeta bir geçiş dönemi yaşıyor. Ekonomi toparlanıyor. Milli silah üretimi bütün hızıyla devam ediyor.
Küresel güçlere meydan okuma noktasına gelmiş durumdayız. Artık üzerine oyun oynanan ülke değil kendi oyununu kuran bir ülke haline geldik.
Ege'de, Akdeniz'de bizi hapis etme planlarını boşa çıkaracak anlaşmalara teker teker imza atıyor, burada varlığımızı hissettiriyoruz. Kendi ittifaklarımızı kuruyoruz. Bunları yazma sebebim yazımın başlığına zemin hazırlamak .
Tüm bu güzel gelişmelere karşılık olarak tabi ki düşmanlarımız da boş durmuyor. Bizimle açık savaşı göze anlamadıkları için Osmanlı’dan beri süre gelen ayak oyunlarına devam ediyorlar. Koskoca bir imparatorluğu bu yolla çökerttiler. Simdi de aynı oyunu genç Cumhuriyetimiz üzerinde oynuyorlar.
Dışarıdan yapamadıklarını içeriden satın aldıkları şerefsizler aracılığı ile gerçekleştirmeyi deniyorlar.
Bunlardan bazıları şöyle:
Ekonomimiz bozmak için fon, borsa gibi para enstrümanları üzerinden ekonomik saldırılar düzenliyorlar. Buna da içimizden destek verenler var.
Bu nedenle bu tarz olaylara karışan herkes en ağır cezaları almalı. Ülkenin geleceği bir kaç haine teslim edilmemeli suça karışan kim olursa olsun, makamı ne olursa olsun en ağır cezayı almalıdır