Kolon kanseri, dünya genelinde ve Türkiye’de en sık görülen kanser türleri arasında yer alırken, uzmanlar hastalığın erken tanı ile büyük ölçüde önlenebilir ve tedavi edilebilir olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle belirti vermeden ilerleyebilmesi nedeniyle düzenli tarama programlarının hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, kolon kanserinde erken tanının önemine işaret ederek, kolonoskopinin bu süreçte kritik bir rol oynadığını belirtiyor.
Kolon kanseri en sık görülen üçüncü kanser türü
Kolon kanserinin yaygınlığına dikkat çeken Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Kolon kanseri günümüzde en çok karşılaşılan üçüncü kanser çeşidi. Yaygın olarak görülmesi nedeniyle takip edilmesi gerekir.” ifadelerini kullandı.
Hastalığın tedavi edilebilir olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Atamer, “45 yaşın üzerindeki herkesin mutlaka kolonoskopi yaptırması gerekir. Ancak ailesinde özellikle birinci derece akrabalarında kolon kanseri olan kişiler, akrabalarının kolon kanserine yakalandığı yaşın on yıl gerisinden başlayarak düzenli olarak kolonoskopi yaptırmaları önerilir.” dedi.
Sinsi ilerliyor, çoğu zaman belirti vermiyor
Kolon kanserinin en önemli risklerinden birinin belirti vermeden ilerlemesi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Kolonoskopi yapılarak düzenli takip edilen kişilerde hastalığı erken yakalamak mümkündür.” değerlendirmesinde bulundu.
Hastalığın genellikle sessiz seyrettiğini belirten Atamer, şu bilgileri paylaştı:
“Kanserler polip olarak başlar. Bu nedenle kolonoskopi yapıldığında polip aşamasındayken yakalanırsa polibi çıkartmak suretiyle hastalığı önlemek mümkün. Çünkü kolon kanserleri genellikle sinsi seyreder. Sol kolon tarafını tutan kanserler kanamayla erken belirti verdiğinde doktora gelinir. Ancak sağ tarafı tutan kolon kanserleri geç belirti verir.”
Kolonoskopi hâlâ altın standart
Kolon kanserinin yalnızca genetik nedenlerle ortaya çıkmadığını vurgulayan Prof. Dr. Atamer, “Beslenme alışkanlıkları, özellikle sigara ve alkol tüketimi de riski artırır.” dedi.
Kırmızı et ağırlıklı beslenme, şarküteri ürünleri, yağlı gıdalar, fazla kilo ve hareketsiz yaşamın risk faktörleri arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Atamer, sözlerini şöyle tamamladı:
“Özellikle yanmış et ürünleri kolon kanserleri oluşma riskini artırır. Bu nedenle yanmış gıdalardan uzak durmakta fayda var. Kolon kanserinden korunmak için özellikle düzenli egzersiz, kilo kontrolü, sigara ve alkolden uzak durmak ve yanmış gıdalardan kaçınmak önemlidir. Ayrıca Akdeniz diyeti dediğimiz bol lifli gıdalar ile sebze tüketilmesinde fayda vardır. Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmasa dahi 45 yaşını geçen her bireyin kolonoskopi yaptırmasında fayda vardır ve hâlâ günümüzde kolonoskopi kolon kanserinin ortaya çıkarılmasında altın standart olarak rol oynar.
Kolonoskopiyi erteleyen ya da yaptırmaktan çekinen bireylere özellikle belirtmek gerekir ki kolonoskopi genellikle anestezi altında, tam uyutarak yapıldığı için hasta hiçbir şey hissetmez.”





