Bilgiye erişimin her zamankinden kolay olduğu bir çağda, insanların aynı hataları defalarca yapması dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bunun nedeni çoğu zaman bilgisizlik değil, beynin tehdit algısı karşısında öğrenmeyi durdurması. Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, hatalardan ders çıkaramamanın arkasında beynin çalışma sistemi, psikolojik güvenliğin eksikliği ve karşılanmamış duygusal ihtiyaçların yer aldığını vurguluyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, beynin hata karşısında neden öğrenme modunu kapattığını ve bu döngünün nasıl kırılabileceğini anlattı.

Hatalardan ders almak yaşam için kritik bir yetkinlik

Günümüzde bilgiye ulaşmanın çok kolaylaştığını dile getiren Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Hatta bir dönem ‘bilgi ekonomisi’nden söz ederken, bugün artık asıl meselenin bilgiyi pratiğe dökebilmek olduğu bir evreye geldik.” dedi.

Bilmenin önemini koruduğunu ancak asıl değerli olanın bilgiyi davranışa dönüştürmek olduğunu belirten Eryılmaz, şunları söyledi:

“Buna rağmen çoğu zaman aynı hataları tekrar tekrar yapabiliyoruz. Kendimize kızıyor, ‘bir daha yapmayacağım’ diyoruz ama benzer durumlarda yine aynı davranışı sergilediğimizi fark ediyoruz. Oysa hatalardan ders çıkarmak hayati bir beceridir. İnsan bir yolda düştüyse, ya o yoldan bir daha geçmez ya da geçerse daha temkinli olur. Beyin normal şartlarda bunu öğrenir. Ancak bazı durumlarda bu mekanizma çalışmaz.”

Beyin tehdit algıladığında öğrenme devresi kapanıyor

Hataları analiz eden ve ders çıkarılmasını sağlayan yapının beyin korteksi olduğunu belirten Prof. Dr. Gül Eryılmaz, bu sistemin tehdit algısı altında devre dışı kaldığını ifade etti:

“Korteks, öğrenen beyindir. Ancak bu yapının hemen altında, tehlikeye duyarlı olan duygusal beyin bulunur. Beyin bir durumu ‘tehdit’ olarak algıladığında, bu duygusal merkez hızla devreye girer ve öğrenen beynin adeta fişini çeker. Bu durumda; öğrenme modu kapanır, savunma ve refleks davranışlar artar, stres hormonları (özellikle kortizol) salgılanır. Kortizol öğrenmeyi daha da zorlaştırır. Yani kişi hatayı yaşadığı anda, tam da ders çıkarılması gereken noktada, beyin öğrenmeye kapalı hâle gelir.”

Bazı hataların arkasında gizli psikolojik ihtiyaçlar var

Psikolojik güvenliğin olduğu ortamlarda hatalardan ders çıkarmanın daha kolay olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Eğer kişi hata yaptığında cezalandırılacağını, eleştirileceğini ya da dışlanacağını düşünüyorsa, beyin bu durumu tehdit olarak algılar ve öğrenme azalır.” dedi.

Beynin bulunduğu ortamı sürekli değerlendirdiğini belirten Eryılmaz, bazı davranışların altında fark edilme ve değer görme ihtiyacının yattığını şu sözlerle anlattı:

“Bazı hataların arkasında gizli psikolojik ihtiyaçlar vardır. Örneğin eve yeni bir kardeş geldiğinde, büyük çocuğun daha önce yapmadığı davranışları sergilemesi bir ‘hata’ gibi görünür. Oysa bu davranışlar çoğu zaman şu soruyu taşır; ‘Hâlâ seviliyor muyum? Değerli miyim?’

Bu durum yetişkinlikte de devam eder. Bazı kişiler ilişkilerinde sürekli test eder, kovalar, tekrar tekrar aynı hataları yapar. Özür diler, ‘bir daha yapmayacağım’ der ama davranış değişmez. Çünkü altta yatan değer görülme, fark edilme, sevilme ihtiyacı karşılanmamıştır.”

Kış günlerinde yapılan bu hata çocuklarda diş kaybına yol açabiliyor
Kış günlerinde yapılan bu hata çocuklarda diş kaybına yol açabiliyor
İçeriği Görüntüle

Tekrarlanan hatalar bir eksikliğe işaret edebilir

Sadece başarılı olduğunda sevildiğine inanan ya da aşırı fedakâr davranan kişilerde benzer döngülerin görüldüğünü belirten Prof. Dr. Gül Eryılmaz, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Sadece başarılı olduğunda sevildiğine inanan, sadece çok çalıştığında değerli olduğunu düşünen ya da aşırı fedakâr olan kişilerde de benzer bir döngü görülür. Karşılık alamadıklarında yoğun hayal kırıklığı, suçluluk ve öfke yaşarlar. Aslında bu hatalar, sınır koyma ve ihtiyaç ifade etme konusundaki bir bilgi eksikliğine işaret eder.”

Her hata olumsuz değildir

Beynin geçmişte işe yarayan davranışları sürdürmeye eğilimli olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Gül Eryılmaz, bazı hataların ise değişimin işareti olabileceğini söyledi:

“Örneğin çocukken sessiz kaldığınızda daha az azar işittiyseniz, bu strateji sizi korumuştur. Beyin bunu kaydeder ve yetişkinlikte de benzer durumlarda aynı davranışı sürdürür.

Kişi bir hata sonrası durup düşünmüyorsa, davranışını sorgulamıyorsa, beyin ‘bu işe yarıyor’ diyerek onu tekrarlar. Bazı hatalar ise kişinin artık değiştiğini gösterir. Daha önce rahatsız olmayan bir durum şimdi suçluluk ya da pişmanlık yaratıyorsa, bu içsel bir dönüşümün işaretidir. Bu yüzden her hata kötü değildir; bazıları yeni bir farkındalığın kapısını aralar.”

Beynin öğrenmesi için güvenli ortam şart

Hatalardan ders çıkarabilmenin mümkün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gül Eryılmaz, bunun için beynin doğru koşullara ihtiyaç duyduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Öğrenen beyin devresini aktif tutmak esastır. Derin nefes, beyne oksijen taşır ve tehlike algısını küçültür. Tehlike azaldıkça öğrenme devresi yeniden açılmaya başlar.

Kendine kızmak, ‘bir daha yapmayacaksın!’ gibi iç konuşmalar öğrenen beyni kapatır. Bunun yerine ‘şu an değerlendirmek için doğru zamanda değilim, sonra bakacağım’ demek öğrenmeyi korur.

Hatalardan ders çıkarmak; şefkatten, güvenli ilişkilerden ve kendini yenileyebilmekten geçer. Beyin zaten hatalardan ders çıkarma kapasitesine sahiptir. Önemli olan, ona doğru ortamı sağlamaktır.”

Kaynak: BASIN BÜLTENİ