Rahim ağzı (serviks) kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanser türleri arasında yer alıyor. Ancak düzenli tarama ve koruyucu sağlık uygulamaları sayesinde bu kanser türünü önlemek mümkün. Uzmanlar, gelişmiş ülkelerde rahim ağzı kanserine bağlı ölüm oranlarının yüzde 50-70 oranında azalmasının en önemli nedeninin erken tanı ve tarama programları olduğuna dikkat çekiyor.

Acıbadem Fulya Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen, Ocak Ayı Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, bu kanser türüne karşı alınabilecek basit ama etkili önlemleri paylaştı.
“Meme kanserinden sonra en sık karşılaşılan rahim ağzı kanseri dünyada her yıl 500 binden fazla kadını tehdit ediyor ve yaklaşık yarısı hayatını kaybediyor. Oysa rahim ağzı kanserini önlemek mümkündür. Ülkemizde de KETEM’de (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) ‘Ulusal Serviks Kanseri Trama Programı’ kapsamında 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir HPV taraması yapılmaktadır.”

Belirti vermeden ilerleyebiliyor

Rahim ağzı kanseri, çoğu zaman ileri evreye kadar herhangi bir belirti göstermeden gelişebiliyor. Prof. Dr. Hüsnü Görgen, hastalığın yıllar içinde oluştuğunu ve bu süreçte rahim ağzındaki hücrelerin özellikle yüksek riskli HPV enfeksiyonlarıyla değişime uğradığını vurguluyor.

Ofis çalışanlarına müjde: 5 dakikada ağrılardan kurtulun!
Ofis çalışanlarına müjde: 5 dakikada ağrılardan kurtulun!
İçeriği Görüntüle

“Rahim ağzı kanserinin gelişmesi uzun yıllar içinde olmaktadır. Bu sürede rahim ağzındaki hücreler birtakım faktörlerle karşılaşarak (yüksek riskli HPV enfeksiyonu gibi) değişime uğramakta ve hücrelerde anormallikler saptanmaktadır. Düzenli yapılacak jinekolojik muayene ve smear testi ile rahim ağzındaki bu hücresel değişiklikler erken evrede saptanmaktadır. Böylece daha henüz kanser gelişmeden lezyonlar saptanarak kolayca ve hastaya zarar vermeden tedavide tam başarı sağlanabilmektedir.”

Erken tanı hayat kurtarıyor

Pap smear ve HPV testleri sayesinde rahim ağzındaki riskli hücresel değişimlerin erkenden tespit edilebildiğini belirten Prof. Dr. Görgen, her HPV pozitifliğinin ya da her hücresel anormalliğin kanser anlamına gelmediğinin de altını çiziyor.
“Bu anormal hücrelerin ileride kansere dönüşebilme ihtimaline karşı hastanın takibi gerekir. Ayrıca rahim ağzı kanserine karşı koruyucu olarak HPV aşısının yapılması da kanser riskini azaltmaktadır. Pap smear testi ve HPV aşısı ile rahim ağzı kanserlerinin yüzde 90’ı erken dönemlerinde, hatta henüz hücre değişimlerinin olduğu süreçte yakalanabilmekte ve böylece tam başarı sağlanabilmektedir.”

DSÖ’nün 2030 hedefi: Vakalar 100 binde 4’ün altına insin

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2030 hedefleri arasında rahim ağzı kanserinin küresel ölçekte ortadan kaldırılması yer alıyor. Bu hedef doğrultusunda; kız çocuklarının büyük bölümünün 15 yaşına kadar HPV aşısını tamamlaması, kadınların tarama testlerine düzenli olarak katılması ve prekanseröz lezyonu olan hastaların tedavi edilmesi amaçlanıyor.
Gelişmiş ülkelerde smear testlerinin düzenli hale getirilmesiyle serviks kanserine bağlı ölümlerin ciddi oranda azaldığını belirten Prof. Dr. Görgen, erken tanının tedavi başarısını da doğrudan etkilediğini söylüyor.

“Cinsel aktif kadınların smear ve HPV testi yaptırmaları serviks kanserinin erken tanısı açısından hayati önem taşımaktadır. Rahim ağzı (serviks) kanserinde tedavinin başarısı, tespit edildiği evreye göre değişir. Son yıllarda teknolojideki ve tıptaki gelişmeler sayesinde erken tanının artması ile daha minimal tedaviler uygulanmaya başlamıştır. Böylece genç ve çocuk isteyen hastalarda rahim korunarak çocuk sahibi olabilme imkanı sağlanabilmektedir.”

HPV Aşısı ile korunma mümkün

Rahim ağzı kanserinin en önemli nedenlerinden birinin cinsel yolla bulaşan Human Papilloma Virüs (HPV) olduğunu belirten Prof. Dr. Hüsnü Görgen, aşının koruyuculuğuna dikkat çekiyor.

“Virüsün bulaşmasındaki temel yol cinsel ilişki olduğundan tek eşlilik korunmada çok önemli bir rol oynar. Virüsün bulaşmasını HPV aşısı sayesinde yüzde 90 oranında önlemek mümkündür. Pap smear ve HPV taramalarıyla da ikincil korunma sağlanmaktadır. Rahim ağzı kanserinden korunmak için HPV aşısı 9-15 yaşlarında iki doz, 15 yaşından itibaren üç doz uygulanmaktadır.”

Kaynak: BASIN BÜLTENİ