Dr. Mesut Arslan, özellikle bu mevsimde görülen şikayetlerin yarısının polen kaynaklı olduğunu belirterek, hastalığın iki ana grupta incelendiğini ifade etti. Ağaç ve ot polenlerine bağlı gelişen mevsimsel nezlenin yanı sıra; ev tozu akarı, küf ve evcil hayvan tüyleri nedeniyle yıl boyu süren "perennial" nezle türüne de dikkat çekti.
Belirtiler nasıl ayırt edilir?
Alerjik nezleyi soğuk algınlığından ayıran en temel özellik süresi ve tekrarlama biçimidir. Dr. Arslan, hastalığın tipik belirtilerini şu şekilde sıraladı:
-
Aksırık nöbetleri: Arka arkaya gelen 10-20 atak şeklinde hapşırma.
-
Su gibi akıntı: Burun akıntısının şeffaf, bol ve devamlı olması.
-
Şiddetli tıkanıklık: Akıntı kesildiğinde burun içi mukozasının şişmesiyle oluşan nefes alma güçlüğü.
-
Kaşıntı: Gözlerde sulanma, damakta ve genizde hissedilen yoğun kaşıntı hissi.

3 hafta kuralına dikkat
Uzm. Dr. Mesut Arslan, nezle halinin ilkbahar ve yaz aylarında başlayıp üç haftadan uzun sürmesi durumunda alerji şüphesinin kuvvetlendiğini vurguladı. Bu tablonun okul çağı çocuklarında daha yaygın görüldüğünü belirten Arslan, "Alerjik nezlesi olan çocuklarda astım görülme oranı yüksektir. Aileler öksürük ve hırıltı belirtilerine karşı son derece dikkatli olmalıdır" dedi.
Tedavi yöntemleri ve korunma yolları
Hastalığın tanısında cilt ve kan testlerinden yararlanıldığını ifade eden Arslan, tedavi sürecindeki öncelikleri paylaştı:
-
Kaçınma: Tedavinin ilk adımı alerjiye neden olan maddeden uzak durmaktır. Polen yoğunluğu olan dönemlerde yeşil alanlardan kaçınılmalıdır.
-
İlaç tedavisi: Çevresel korunmanın yetersiz kaldığı durumlarda şikayetleri dindirmek için kullanılır.
-
İmmünoterapi (Aşı): İlaçların yanıt vermediği vakalarda, bağışıklık sistemini düzenlemek amacıyla duyarlı olunan alerjenlerin artan dozlarda vücuda verilmesi yöntemidir.




