İlk etapta yalnızca hematom müdahalesi yapılan hastada, aylar sonra ortaya çıkan çift görme şikayetiyle birlikte yapılan detaylı incelemede “blow-out kırığı” tespit edildi. Yapılan cerrahi müdahale ile hasta sağlığına kavuştu.

Yaşadığı düşme sonrası başlangıçta göz çevresindeki hematom boşaltılan Shröpel’e, ilerleyen süreçte çift görme gelişmesi halinde yeniden başvurması önerildi. Ancak yaklaşık üç ay sonra artan şikayetlerle yeniden hastaneye başvuran hasta, uzun yıllardır takip edildiği sağlık merkezinde değerlendirmeye alındı.

Dış gebelikte erken tanı hayati riskleri önlüyor
Dış gebelikte erken tanı hayati riskleri önlüyor
İçeriği Görüntüle

Yapılan tetkiklerde göz tabanının maksiller sinüs içine çöktüğü ve göz küresinin geriye doğru yer değiştirdiği belirlendi. Bunun üzerine hastaya cerrahi müdahale planlandı. Operasyonda hasarlı bölgeye titanyum “mesh plak” yerleştirilerek göz tabanı yeniden desteklendi. Gecikmiş olmasına rağmen başarılı geçen ameliyatın ardından hastanın görme şikayetleri düzeldi.

“Bu halde araba kullanamazdım”

Süreci anlatan Erika Özbalcı Shröpel, yaşadığı sağlık sorunlarının günlük yaşamını ciddi şekilde etkilediğini belirterek şunları söyledi:

“75 yaşındayım ve Kuşadası’nda yaşıyorum. Beyne giden damarda pıhtı sorunu olduğu için bazen baygınlık geçiriyorum; ocak ayında yine böyle bir anda evde lavabonun üzerine çok kötü düşmüşüm. Komşum hemen ambulans çağırmış ama düşme anını hiç hatırlamıyorum. Aydın’da ilk müdahaleyi yapıp hematomu boşalttılar, "çift görmeye başlarsan gel, ameliyat edelim" dediler. O zaman çok istememiştim. On yıldır beni takip eden Medicana International İzmir Hastanesi’nin Kardiyoloji Doktoru Abdi Bey sayesinde Özlem Hanım ile tanıştım. İlk düştüğümde ağrım vardı ama asıl çift görme şikayetim son iki haftadır iyice artmıştı. Bu halde araba kullanmam mümkün değildi, kaza yapmaktan çok korkuyordum. Beynimdeki pıhtı için de ilaç tedavisine başladılar; korkudan arabamı satmayı bile düşünüyorum. Ancak ameliyattan sonra görmem düzeldi, en önemlisi de buydu. Şimdi doktor hanımın dediği gibi masajlarımı yapıyorum, kendimi çok daha iyi hissediyorum” diye konuştu.

“Geç kalınmış vakalarda da tedavi mümkün”

Hastanın durumu hakkında bilgi veren Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu ise göz tabanı kırıklarında zamanlamanın önemine dikkat çekti. Gündeşlioğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Normalde göz taban kırıklarında defekt alanı yarım santimetre karenin üzerinde olduğu zaman ameliyat endikasyonu vardır. Sonuç olarak çift görme gelişmesi çok normal, çünkü göz tabanı olduğu gibi maksiller sinüsün içine çökmüştü ve göz geriye doğru kaymıştı. Ameliyatla o bölgeye girdiğimizde sinirlerin ve tüm dokuların göz tabanına yapışmış olduğunu gördük. Onları yukarı kaldırdık ve göz tabanına titanyumdan yapılan, "mesh plak" denilen ömür boyu kalıcı bir destek yerleştirdik”

Hastalığın travma sonrası oluşan “blow-out kırığı” olduğuna dikkat çeken Gündeşlioğlu, mekanizmayı ise şöyle açıkladı:

“Gözün üzerine gelen darbenin basıncı çevreye dağıtarak en zayıf yer olan tabanı ve iç bölgeyi kırmasıyla oluşur. Burada temel mesajımız şu: Tedavi ne kadar erken yapılırsa sonuç o kadar iyi olur, ameliyat süresi kısalır ve başarı şansı yükselir; ancak üzerinden zaman geçmiş olsa bile bu hastaların tedavisi mümkündür”

Uzmanlar, özellikle yüz travmalarının ardından gelişen görme şikayetlerinin hafife alınmaması gerektiğini vurgularken, geç başvurulan vakalarda dahi cerrahi müdahalenin başarılı sonuçlar verebileceğini belirtiyor.

Kaynak: Basın Bülteni