Uzman isim, özellikle şiddetli adet ağrısının “normal” kabul edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Endometriozisin, rahim içinde bulunması gereken dokunun rahim dışında farklı bölgelere yerleşmesiyle ortaya çıktığını belirten Bildacı, bu dokunun yumurtalıklar, tüpler, bağırsaklar ve idrar yolları gibi alanlarda görülebileceğini ifade etti. Adet döneminde bu dokuların vücuttan atılamamasının zamanla ağrıya, iltihabi reaksiyonlara ve organlar arasında yapışıklıklara yol açabildiğini kaydetti.

“Her 10 kadından yaklaşık 1’inde endometriozis görülebilmektedir”

Hastalığın özellikle üreme çağındaki kadınlarda yaygın olduğunu vurgulayan Bildacı, şu bilgileri paylaştı:

“Yapılan değerlendirmelere göre her 10 kadından yaklaşık 1’inde endometriozis görülebilmektedir. Çocuk sahibi olmakta zorlanan kadınlarda ise bu oran daha yüksek seviyelere ulaşabilmektedir.”

En belirgin şikâyet: Şiddetli kasık ağrısı

Endometriozisin en sık görülen belirtisinin şiddetli kasık ağrısı olduğuna işaret eden Bildacı, adet dönemlerinde artan ağrı, cinsel ilişki sırasında hissedilen rahatsızlık, kronik pelvik ağrı ve tuvalet sırasında yaşanan ağrıların önemli belirtiler arasında yer aldığını söyledi. Bazı hastalarda ise en belirgin sorunun gebelik elde edememek olabildiğini belirtti.

Hastalığın yalnızca fiziksel değil, sosyal ve psikolojik etkiler de oluşturabildiğini vurgulayan Bildacı, bunun iş gücü kaybına ve günlük yaşamda ciddi kısıtlamalara yol açabildiğini ifade etti.

Erken tanının önemine dikkat çeken uzman, hastalığın erken dönemde kontrol altına alınabildiğini, geç kalınan vakalarda ise tedavi sürecinin daha zor ilerleyebildiğini söyledi.

Her 3 çocuktan 1'i tehlikede!
Her 3 çocuktan 1'i tehlikede!
İçeriği Görüntüle

“Tedavi süreci hastaya özel planlanır”

Tedavi yaklaşımının kişiye göre değiştiğini belirten Bildacı, hastanın yaşı, şikâyetleri, hastalığın yaygınlığı ve çocuk sahibi olma isteğinin süreci belirlediğini ifade etti. İlaç ve hormon tedavileriyle ağrıların kontrol altına alınabildiğini ve hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılabildiğini aktardı.

İleri vakalarda veya çocuk sahibi olmak isteyen hastalarda cerrahi tedavinin gündeme gelebildiğini belirten Bildacı, bu yöntemle hastalıklı dokuların temizlendiğini, yapışıklıkların açıldığını ve organların normal yapısının korunmasının hedeflendiğini kaydetti.

Günümüzde bu operasyonların çoğunlukla kapalı yöntemle yapıldığını ifade eden Bildacı, bu sayede hastaların daha hızlı iyileştiğini ve günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönebildiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Merkezi