Geçtiğimiz günlerde tanınmış isimlere yönelik gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonları, her zaman olduğu gibi ekranlarımıza "son dakika" bandıyla düştü. Ancak bu haberlerin ardından asıl tartışılması gereken mesele, operasyonun adli başarısından ziyade, medyanın bu süreci topluma nasıl servis ettiği ve zihinlerde nasıl bir iz bıraktığıdır.

Karşımızda iki ucu keskin bir bıçak duruyor: Caydırıcılık ve özendiricilik…

Hukuk devletinin en temel ilkesi "eşitliktir". Popüler kültürün devleştirdiği, adeta ulaşılamaz kıldığı isimlerin yargı önüne çıkarılması, toplumdaki "zengine bir şey olmaz" algısını kırmak adına paha biçilemez bir değer taşıyor.

Ünlüler için sadece bir adli süreç değil, aynı zamanda en büyük sermayeleri olan "itibarın" kaybı söz konusu. Bu tablo, dışarıdan bakan ve suça meyilli olan her birey için net bir mesajdır: “Hata yaparsan, ışıltılı hayatın bir sabah vakti kelepçeyle kesilebilir.”

Ancak madalyonun karanlık yüzü tam da burada devreye giriyor. Haberi veren dil, eğer adalet yerine reytingi merkeze alıyorsa; kaş yaparken göz çıkarabiliyor.

Medya, şüpheli ismin gözyaşlarını veya "aslında ne kadar iyi biri olduğunu" ön plana çıkardığında, suçun vahameti buharlaşıyor. Toplum, adaletin tecellisini değil, bir "dramı" izlemeye başlıyor.

Lüks villalardan, pahalı kıyafetlerle çıkarılan isimler, özellikle kimlik arayışındaki gençler için maddeyi bir "statü göstergesi" veya "marjinal yaşam tarzı" gibi kodlayabiliyor. "Madem bu kadar başarılı ve popüler insanlar kullanıyor, o halde bu o kadar da kötü bir şey olamaz" düşüncesi, sinsice zihinlere yerleşiyor.

Haber mi yapıyoruz, tanıtım mı?

Bence bu noktada belirleyici olan tek bir şey var: İletişim namusu.

Bir operasyonu "magazin sosuna" bulayıp servis etmek, aslında madde kullanımını normalleştiren en büyük araçtır. Haber dili; suçluyu kahramanlaştırmayan, maddeyi hayatın bir parçası gibi sunmayan, aksine bunun bir halk sağlığı krizi olduğunu hatırlatan bir ciddiyette olmalıdır.

Sadece cezalandırmayı değil, rehabilitasyonu ve maddenin gerçek, yıkıcı etkilerini konuşabildiğimiz gün; bu operasyonlar gerçek anlamda bir "temizliğe" vesile olacaktır. Aksi takdirde, her operasyon bir sonraki sezonun yeni "popüler suçlusunu" yaratmaktan öteye geçemez.