İzmir’ i yönetenler nedendir bilinmez sahip olduğu hiçbir güzelliğin farkında değil.

Atatürk'ün isteği doğrultusunda o dönemin İzmir Belediye Başkanı Behçet Uz öncülüğünde 1 Ocak 1936 yılında 420.000 m² lik bir alana İzmir Kültürpark kurulmuştur.

Atatürk'ün kurma amacı Türkiye Cumhuriyetinin diğer devletlerle olan ekonomik bağlantılarını sağlamaktı.

20 Ağustos 1937 tarihinde dönemin Ekonomi Bakanı Celal Bayar tarafından açılışı yapılan İzmir Fuarına 1944 yılında Cumhurbaşkanı İsmet İnönü de Maarif Pavyonunu ziyaret ederek katılım sağlamıştır.

Şehrin tam ortasında adeta İzmir nefes alsın diye kurulmuş. Yıllarca İzmirlinin en büyük eğlence alanı, mesire yeri oldu. Hatta İzmir civarındaki illerde oturan vatandaşlar için de fuar ziyareti önemli bir kültür ve eğlence seçeneğiydi.

Uluslararası fuarcılık süreyi kısaltınca biz de buna uymak zorunda kaldık ama bunun dışında böylesine muhteşem böylesine huzur dolu bir yeri kullanmayı beceremedik ve bu durum devam ediyor.

Dünyanın önde gelen ülkeleri böyle alanları suni olarak yaratıp şehrin nefes almasına katkıda bulunurken İzmir elindeki bu değerin kıymetini bilmemekte.

Savunma biçimi de panayır alanı değil deniyor. Evet panayır alanı değil zaten. Kültürpark orası.

O kadar kolay ki burayı 24 saat yaşayan bir kültür merkezi haline getirmek. Şimdi hangi İzmirliye sorsan bu konuda çok güzel fikri vardır.

Bir kaç örnek vermek isterim gençlerin müzik, resim, tiyatro faaliyetlerini yapabilecekleri muhteşem bir açık alan burası hatta ücret de alınmaması gerekir amatör faaliyetlerden.

Spor konusunda da bir fikir sunabilirim belediyenin spor hocaları eşliğinde sağlıklı yaşam için her gün spor faaliyetleri bu alanda gerçekleşebilir.

Kültürparktan daha fazla faydalanmak gerekir. Bu alanı yapılaşmadan koruyacak bir yasa var mı bilmiyorum ama gelecek nesillerin de oksijen soluyabilmesi için gerekli düzenlemelerle bu alan ranta alet edilmemeli.