Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ümit İnan, üveitin belirtileri, nedenleri ve tedavi süreci hakkında bilgi vererek erken tanı ve düzenli göz muayenesinin önemine dikkat çekti.
Göz kızarıklığı her zaman basit bir enfeksiyon olmayabilir

Üveit, gözün damar açısından zengin orta tabakası olan uveanın iltihaplanmasıyla ortaya çıkıyor. Gözün ön, orta veya arka bölümlerini etkileyebilen hastalık; kızarıklık, ağrı, ışığa hassasiyet ve bulanık görme gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Bazı hastalarda uçuşan noktalar veya görme kalitesinde ani değişiklikler de görülebiliyor.
Prof. Dr. Ümit İnan, bu belirtilerin farklı göz hastalıklarıyla karıştırılabileceğini belirterek özellikle görmede ani değişiklik yaşanması durumunda zaman kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini vurguladı.
Üveit başka hastalıklarla bağlantılı gelişebilir

Üveit her zaman yalnızca gözle sınırlı kalmayabiliyor. Behçet hastalığı, ankilozan spondilit, sarkoidoz ve bazı iltihaplı bağırsak hastalıkları üveitle ilişkili olabiliyor. Çeşitli enfeksiyonlar da hastalığın nedenleri arasında yer alıyor.
Prof. Dr. İnan, her hastada aynı nedenin söz konusu olmadığını belirterek tanı sürecinde hastanın öyküsünün, göz muayenesi bulgularının ve gerekli tetkiklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Altta yatan sistemik bir hastalıktan şüphelenilmesi halinde farklı uzmanlık alanlarından destek alınabiliyor.
Tedavide gecikme görme kaybına yol açabilir
Kontrol altına alınamayan üveit, zaman içerisinde göz dokularına zarar verebiliyor. Hastalığın türüne ve şiddetine bağlı olarak katarakt, göz içi basıncında yükselme, makula ödemi ve retina hasarı gibi komplikasyonlar gelişebiliyor.
Ancak üveit tanısı alan her hastanın görme kaybı yaşayacağı anlamına gelmiyor. Erken tanı, uygun tedavi ve düzenli takip, olası komplikasyonların azaltılmasında önem taşıyor.
Üveit tekrarlayabilir mi?
Hastalığın seyri, altta yatan nedene ve gözdeki tutulumun özelliklerine göre değişiyor. Bazı hastalarda tek bir atak sonrasında uzun süre yeni bir iltihaplanma görülmezken bazı hastalarda tekrarlayan ataklar veya kronik bir süreç yaşanabiliyor.
Tedavide göz içindeki iltihaplanmayı kontrol altına almak, görme fonksiyonlarını korumak ve komplikasyonları önlemek hedefleniyor. Hastalığın türüne göre kortikosteroid içeren ilaçlar, bağışıklık sistemini düzenleyen tedaviler veya uygun hastalarda biyolojik ilaçlar kullanılabiliyor. Enfeksiyon kaynaklı üveitte ise etkene yönelik tedavi uygulanması gerekebiliyor.
Prof. Dr. İnan, şikayetlerin azalmasının hastalığın tamamen geçtiği anlamına gelmeyebileceğini belirterek ilaçların hekim önerisi olmadan bırakılmaması gerektiğini söyledi. Özellikle kortizon içeren ilaçların doz ve kullanım süresinin doktor kontrolünde belirlenmesi gerekiyor.
Çocuklarda belirti vermeden ilerleyebilir
Üveit çocukluk çağında da görülebiliyor. Özellikle juvenil idiyopatik artrit olarak bilinen çocukluk çağı romatizması bulunan çocuklarda kronik ön üveit gelişebiliyor. Bu durum, gözde kızarıklık, ağrı veya ışığa hassasiyet gibi belirgin şikayetler olmadan da ilerleyebiliyor.
Bu nedenle risk grubundaki çocukların, uzmanların önerdiği aralıklarla göz muayenesinden geçirilmesi önem taşıyor.
Göz sağlığını korumak için düzenli takip şart
Üveit hastalarının günlük yaşamda dikkat etmesi gerekenler, hastalığın aktif olup olmamasına ve gözdeki mevcut bulgulara göre değişiyor. Işığa hassasiyet yaşayan kişilerde güneş gözlüğü kullanımı rahatlık sağlayabiliyor. Uzun süre ekran kullanımı doğrudan üveit nedeni olarak kabul edilmese de göz yorgunluğunu ve rahatsızlık hissini artırabiliyor.
Uzmanlar, şikayetler hafiflese bile planlanan muayenelerin aksatılmaması gerektiğini vurguluyor. Yeni başlayan bulanık görme, göz ağrısı, kızarıklık, ışığa hassasiyet veya uçuşan cisimlerde belirgin artış yaşanması halinde gecikmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulması öneriliyor.




