Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, kafeinin vücut üzerindeki çift taraflı etkisine dikkat çekti. Hafif ve orta düzeyde tüketimin bazı metabolik açılardan koruyucu olabileceğini ifade eden Demirci, sınırın aşılması durumunda ise tablonun tersine döndüğünü vurguladı. Uzmana göre 4 fincan üzerindeki tüketim şu sorunlara yol açabiliyor:
-
Kardiyovasküler Etkiler: Nabızda ani artış, düzensiz ritim (aritmi) ve tansiyonda beklenmedik yükselmeler.
-
Psikolojik Etkiler: Aşırı sinirlilik hali, kaygı (anksiyete) ve panik atak tetiklenmesi.
-
Genel Sağlık: Kalsiyum emiliminin bozulmasıyla ortaya çıkan kemik erimesi riski.
-
Uyku Kalitesi: Özellikle öğleden sonra tüketilen fazla miktarda kafein, uyku düzenini bozarak kalp sağlığını dolaylı yoldan etkiliyor.

Yeni nesil kahvecilerdeki "Şeker" tuzağı
Özellikle gençler arasında bir yaşam tarzı haline gelen yeni nesil kahvecilere dair özel bir uyarıda bulunan Demirci, bu içeceklerin sadece kafein içermediğini hatırlattı. Bol miktarda şeker ve aromatik şurup içeren bu kahvelerin, yüksek kalori ve glisemik yük nedeniyle kalp damar sağlığına ekstra yük bindirdiğini ifade etti.

Enerji içecekleri sağlıklı bireyleri bile vuruyor
Kafein denince akla ilk çay ve kahve gelse de, yüksek dozda kafein içeren enerji içeceklerinin yarattığı tehlikeye değinen Doç. Dr. Demirci, bu içeceklerin sağlıklı bireylerde dahi:
-
Önemli ritim bozukluklarına,
-
Kalp krizinin tetiklenmesine,
-
Ani tansiyon yüksekliğine neden olabildiğini belirtti.

Kalp dostu yaşamın altın kuralları
Hastalara sadece kahveyi kısıtlamayı değil, bütüncül bir sağlık yaklaşımını öneren Demirci, kalp sağlığını korumak için şu reçeteyi sundu:
-
Beslenme: Bitkisel ağırlıklı Akdeniz tipi beslenme. İşlenmiş etten uzak durup haftada en az bir gün balık tüketmek.
-
Kısıtlamalar: Tuz, şeker ve alkol tüketimini minimuma indirmek.
-
Yaşam Tarzı: Sigarayı bırakmak, düzenli fiziksel egzersiz yapmak ve stres yönetimiyle mental sağlığı korumak.




