Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte su içme alışkanlığı geri planda kalabiliyor. Özellikle kapalı ortamlarda uzun süre vakit geçirmek ve susama hissinin azalması, gün boyunca tüketilen su miktarının düşmesine neden olabiliyor. Diyetisyen Neslihan Öztürk Aktepe, kış aylarında da su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Susamayı beklemeden su için

1793004787 Neslihan Aktepe 3

Su, vücut sıcaklığının düzenlenmesi, besin öğelerinin taşınması, sindirimin sürdürülmesi ve böbreklerin normal işlevlerini yerine getirmesi açısından önem taşıyor. Yetersiz sıvı alımı ise bazı kişilerde yorgunluk, baş ağrısı, ağız kuruluğu ve idrar miktarında azalma gibi belirtilere yol açabiliyor.

Diyetisyen Neslihan Öztürk Aktepe, soğuk havalarda susama hissinin yaz aylarına göre daha az belirgin olabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Soğuk havalarda susama hissi, yaz aylarına göre daha az belirgin hale geliyor. Bu durum, gün boyunca ne kadar su içtiğimizi fark etmememize ve tüketimimizin azalmasına yol açabilir. Oysa su; vücut sıcaklığının düzenlenmesi, dolaşımın desteklenmesi, sindirimin sürdürülmesi ve böbreklerin normal işlevlerini yerine getirmesi için gereklidir. Yetersiz sıvı alımı bazı kişilerde yorgunluk, baş ağrısı, ağız kuruluğu ve idrar miktarında azalma gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Bu nedenle su içmek için mutlaka susamayı beklememeli, gün içine yayılan düzenli bir tüketim alışkanlığı geliştirmeliyiz”

Su seçiminde güvenilirlik önemli

Soğuk havalarda su tüketimine dikkat!

Su tüketiminde miktarın yanı sıra kaynağın ve ürünün güvenilirliğinin de dikkate alınması gerektiğini belirten Aktepe, doğal kaynak ve doğal mineralli suların tercih edilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Aktepe, “İçme suyunun güvenilir olması ve ilgili mevzuata uygun şekilde tüketiciye sunulması önem taşıyor. İçtiğimiz suyun miktarı kadar kalitesi de sağlığımızı doğrudan etkiliyor. Doğal kaynak ve doğal mineralli sular, vücudumuzun kış aylarında ihtiyaç duyduğu mineralleri geri kazanmasına yardımcı olur. Bu yüzden içeriğinde mineralleri barındıran doğal kaynak ve mineralli suları tercih etmek sağlıklı yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır.” dedi.

Su içmeyi günlük rutininize ekleyin

Gün içinde su içmeyi unutanların günlük alışkanlıklarından yararlanabileceğini ifade eden Aktepe, sabah uyandıktan sonra, işe veya okula gitmeden önce, öğün aralarında ve fiziksel aktivite sonrasında su içmenin hatırlatıcı bir rutin oluşturabileceğini belirtti. Çalışma masasında veya çantada su şişesi bulundurmanın da tüketimi takip etmeyi kolaylaştırabileceğini kaydetti.

Mavi ışık filtreli gözlükler uyku düzenine katkı sağlayabilir
Mavi ışık filtreli gözlükler uyku düzenine katkı sağlayabilir
İçeriği Görüntüle

Su ihtiyacının kişiden kişiye değişebileceğine dikkat çeken Aktepe, suyu kısa sürede çok miktarda tüketmek yerine gün içine yaymanın önemini vurguladı.

Aktepe, “Önemli olan, hava sıcaklığı ne olursa olsun vücudun sıvı ihtiyacını göz ardı etmemek ve su tüketimini günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olarak görmek. Bu nedenle günde 8-10 bardak su tüketimi muhakkak gerçekleştirilmelidir” dedi.

Kaynak: Basın Bülteni