9 günlük Kurban Bayramı tatili boyunca evlerimizde pişen lezzetli yemekler, kavurmalar ve kesilen kurbanların payları sofralarımızı şenlendirirken, bu bereketli günlerde gözümüzün içine bakan sokaktaki canlarımızı da unutmamamız gerekiyor. Bayram boyunca evlerde her zamankinden çok daha fazla et ve kemik artığı çıkıyor. Birçok vatandaşımız "hayvanlar beslensin" niyetiyle bu artıkları sokaklara, kaldırım kenarlarına veya çöp konteynerlerinin yanına bırakıyor.
Ancak iyi niyetle yapılan bu davranış, doğru kurallara uyulmadığında sokak hayvanlarının zehirlenmesine, ciddi iç organ yaralanmalarına ve hatta ölümlerine yol açabiliyor. Peki, bayram artıkları sokaktaki dostlarımıza zarar vermeden, sağlıklı bir şekilde nasıl pay edilmeli? İşte dikkat edilmesi gereken hayati kurallar ve doğru besleme yöntemleri!
1. Pişmiş kemikleri kesinlikle vermeyin! (En büyük tehlike)
Bayramda yapılan en büyük ve en tehlikeli hata, kavurma ya da haşlama yapılan etlerin kemiklerini sokak köpeklerine ve kedilerine vermektir.
-
Neden tehlikeli? Çiğ kemikler hayvanların sindirim sisteminde öğütülebilirken, pişmiş kemikler ısı etkisiyle sertleşir ve kırılgan bir yapıya bürünür. Hayvan bu kemiği ısırdığında kemik iğne veya cam kırığı gibi keskin parçalara ayrılır. Bu keskin parçalar kedilerin ve köpeklerin boğazına takılabilir, mide ve bağırsak çeperlerini yırtarak iç kanamaya ve ölüme yol açabilir.
-
Doğru uygulama: Eğer sokak canlarına kemik verecekseniz, bunun kesinlikle pişmemiş (çiğ) ve büyük bütün kemikler olmasına dikkat edin. Özellikle küçük tavuk kemikleri ve pirzola kemiklerinden tamamen uzak durun.
2. Aşırı yağlı, tuzlu ve baharatlı atıklardan kaçının
Bayram sofralarından kalan, bol salçalı, tuzlu, pul biberli veya soğanlı yemek artıkları kedi ve köpeklerin anatomisine tamamen aykırıdır.
-
Neden tehlikeli? Aşırı yağlı et parçaları ve sakatatlar, sokak hayvanlarında akut pankreatit (pankreas iltihaplanması) tetikleyebilir. Yemeklerin içindeki tuz hayvanların böbreklerini iflas ettirirken; soğan, sarımsak ve baharatlar ise kırmızı kan hücrelerini parçalayarak toksik (zehirli) etki yaratır.
-
Doğru uygulama: Dostlarımıza vereceğimiz et kalıntılarının tuzsuz, baharatsız ve yağdan olabildiğince arındırılmış olmasına özen forgetin (özen gösterin). Haşlanmış yağsız et parçaları onlar için en güvenli olanıdır.
3. Çiğ sakatat verirken "kist" tehlikesine dikkat!
Kurban kesimi sonrası arta kalan çiğ karaciğer, akciğer veya dalak gibi sakatatlar doğrudan sokak hayvanlarının önüne atılmamalıdır.
-
Neden tehlikeli? Çiğ sakatatlarda bulunma ihtimali yüksek olan parazitler, hayvanların hastalanmasına neden olur. Daha da önemlisi, bu çiğ etleri yiyen hayvanların dışkıları yoluyla "Kist Hidatik" adı verilen ve insana da bulaşabilen tehlikeli bir hastalık çevreye yayılır.
-
Doğru uygulama: Sokaktaki canlara sakatat verecekseniz, bunları mutlaka en az 15-20 dakika kaynar suda haşlayarak parazitlerden arındırdıktan sonra verin.
4. Artıkları çöp kenarlarına poşetle bırakmayın
Et atıklarını plastik poşetlerle veya naylon kaplarla sokak köşelerine bırakmak hem çevre sağlığını tehdit eder hem de hayvanlar için başka bir tuzak oluşturur.
-
Neden tehlikeli? Aç kalan hayvanlar, et kokusu sinen plastik poşetleri de etle birlikte yutabilirler. Bu durum bağırsak tıkanmalarına neden olur. Ayrıca sıcak bayram günlerinde dışarıda bekleyen etler çok hızlı bakteri üretir ve hayvanları zehirler.
-
Doğru uygulama: Beslemeyi çöplerin hemen yanına değil, insanların basmayacağı, temiz ve gölge köşelere kaplar içinde yapın. Hayvanlar yedikten sonra kalan ve bozulan atıkları sokakta bırakmayıp çöpe atarak çevre temizliğini koruyun.
Bir kap su!
Haziran ayına yaklaştığımız bu günlerde hava sıcaklıkları oldukça yüksek seyrediyor. Ağır ve proteinli et gıdaları tüketen sokak hayvanlarının su ihtiyacı iki katına çıkacaktır. Bu nedenle et artıklarının yanına mutlaka temiz ve taze bir kap su koymayı ihmal etmeyin. Unutmayalım; merhamet ve yardımlaşma sadece insanları değil, dünyayı paylaştığımız sessiz dostlarımızı da kapsadığında gerçek anlamını bulur.





