Dijital dünyada artan unutkanlığın önemli bir bölümünün hafıza kaybından değil, dikkat sorunlarından kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aynı anda birden fazla işle ilgilenmenin derin öğrenmeyi zorlaştırdığına dikkat çekti.

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijitalleşmenin hafıza, dikkat ve öğrenme becerileri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Dijital demans kavramının tıbbi bir tanı olmadığını vurgulayan Tarhan, yoğun teknoloji kullanımının hafızada erozyona yol açabileceğini söyledi. Özellikle çocukların dijital cihazlarla kurduğu ilişkinin önemine işaret eden Tarhan, teknolojinin yanlış kullanımının zihinsel becerileri olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

Dijital demans tıbbi bir tanı değil

Dijital demans ifadesinin bilimsel literatürde yerleşmiş bir hastalık tanımı olmadığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu kavramın dijital teknolojilerin hafıza üzerindeki olumsuz etkilerini anlatmak için kullanılan bir metafor olduğunu söyledi.

Tarhan, dijitalleşmenin özellikle çocuklarda hafıza üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini belirterek, dijital demans yerine hafıza erozyonu kavramının kullanılmasının daha doğru olacağını dile getirdi.

Dijital cihazlar yedek beyne dönüşüyor

İnsanların bilgileri öğrenmek ve hafızalarında tutmak yerine dijital cihazlarda saklamaya yöneldiğini belirten Tarhan, bu durumun beynin derin öğrenme süreçlerini etkilediğini kaydetti.

Dijital dünyayı yedek bellek gibi kullanmanın bilgiyi zihne kaydetme ihtiyacını azalttığını ifade eden Tarhan, insanların artık bilgiyi hatırlamaktan çok nerede bulabileceklerine odaklandığını söyledi.

Bilginin kalıcı hale gelmesi için yalnızca okunmasının yeterli olmadığını vurgulayan Tarhan, öğrenmenin anlamlandırma, yorumlama ve kişinin kendi düşünceleriyle yeniden ifade etmesiyle gerçekleştiğini belirtti.

Çoklu görev derin öğrenmenin önüne geçiyor

Dijitalleşmenin dikkat üzerindeki etkilerine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, aynı anda birden fazla işle ilgilenmenin verimli öğrenme sağladığı düşüncesinin yanlış olduğunu ifade etti.

Tarhan, “Dijitalleşmenin verdiği en büyük zararlardan biri dikkatimizi bozması ve insana ‘multi-tasking’ yaptırması. Aynı anda çok şeylerle ilgileniyorum zannediyor fakat hiçbirinden bir şey öğrenemiyor, verim alamıyor.” dedi.

Derin öğrenmenin belirli bir süre boyunca tek bir konuya odaklanmayı gerektirdiğini belirten Tarhan, dikkatin dağılmasının bilgilerin kalıcı şekilde kaydedilmesini zorlaştırdığını söyledi.

Unutkanlığın nedeni dikkat eksikliği olabilir

Günümüzde yaşanan unutkanlıkların tamamının doğrudan hafıza kaybıyla açıklanamayacağını belirten Tarhan, bazı kişilerin odaklanamadıkları için bilgileri öğrenemediğini, sonrasında ise bu durumu unutkanlık olarak değerlendirdiğini kaydetti.

Tarhan, “Genellikle bunlar ‘dikkate sekonder’ dediğimiz unutkanlıklar.” diyerek dikkat sorunu nedeniyle bilginin beyne yeterince kaydedilemediğini ifade etti.

Cep telefonlarının hafızanın yerine kullanılmasının da bazı bilgilerin hatırlanmasını zorlaştırabildiğini belirten Tarhan, “Beyin ‘kullan, kaybet’ kuralına göre çalışıyor. Kullanmadığınız bilgiler beyinde uzak belleğe gidiyor.” dedi.

Algoritmalar insanların zaaflarını kullanabiliyor

Dijital platformların kullanıcıların ilgi alanlarını analiz ederek karşılarına kişiselleştirilmiş içerikler çıkardığını belirten Tarhan, bu sistemlerin insanların davranışlarını yönlendirme potansiyeline dikkat çekti.

Kullanıcıların dijital ortamda ilgilendiği konuların ve arama alışkanlıklarının algoritmalar tarafından değerlendirildiğini ifade eden Tarhan, “Önümüze girdiğimiz konular, anahtar kelimeler giriyorsa o videolar yahut görseller bize geliyor. Burada bir nevi kişiye özel robot geliştirmiş oluyorlar. Bu bizim zaaflarımızı kullanıyor.” diye konuştu.

Yapay zekânın bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdığını ancak insanın düşünme, değerlendirme ve muhakeme becerilerinin yerini tamamen alamayacağını belirten Tarhan, dijital teknolojilerin kullanımında etik kuralların ve kişisel verilerin korunmasının da önem taşıdığını söyledi.

Dikkat süresi 3-4 dakikaya kadar düşebiliyor

Sosyal medyada sürekli içerik kaydırmaya dayalı kullanımın dikkat becerilerini olumsuz etkileyebildiğini belirten Tarhan, öğrencilerin odaklanma sürelerinde yaşanan değişime dikkat çekti.

Geçmişte öğrencilerin dikkatinin yaklaşık 14-15 dakika sonra dağılabildiğini, günümüzde ise bazı durumlarda bu sürenin 3-4 dakikaya kadar gerileyebildiğini aktaran Tarhan, derin odaklanma becerisinin öğrenme açısından kritik olduğunu vurguladı.

Uzun süre bir işe yoğunlaşabilmenin psikolojik açıdan da önemli olduğunu belirten Tarhan, sürekli kısa süreli hazlara yönelmenin derin odaklanmayı zorlaştırdığını ifade etti.

Ailelere dijital detoks önerisi

Dijital cihazların kullanımına aile içinde ortak kurallar getirilmesi gerektiğini söyleyen Tarhan, ailelerin belirli günlerde dijital detoks yapmasını önerdi.

Yemekten sonra neden yeniden acıkıyoruz?
Yemekten sonra neden yeniden acıkıyoruz?
İçeriği Görüntüle

Tarhan, “Bir ailede haftanın belli bir günü ‘dijital detoks’ yapmayı öneriyoruz. Herkes telefonu bırakacak, beraber bir saat iki saat kitap okuyacak.” dedi.

Özellikle uyku öncesinde telefon kullanımından uzak durulması gerektiğini belirten Tarhan, yatmadan önce sosyal medyada içerik izlemeye devam etmenin uykuya geçişi zorlaştırabileceğini söyledi.

Teknolojinin tek başına zararlı olmadığını, kullanım amacının belirleyici olduğunu ifade eden Tarhan, “Teknoloji bizzat tarafsızdır. İyi amaçla, amacı olan bir kimseye yardım eder, araç olur. Hayatını kolaylaştırır ama amacı olmayan bir kimseyi esir alır, köleleştirir.” değerlendirmesinde bulundu.

Yapay zekâ ödevlerinde elle yazma yöntemi

Öğrencilerin ödev hazırlarken yapay zekâdan yararlanmasının eğitim süreçlerinde yeni yöntemleri gündeme getirdiğini belirten Tarhan, bazı öğretim üyelerinin öğrencilerden ödevlerini elle yazmalarını istediğini aktardı.

Yapay zekâdan alınan bilgilerin elle yazılmasının da öğrenme sürecine katkı sağlayabileceğini belirten Tarhan, “Yapay zekâdan bakıp elle de yazabilir ama sonuçta yazmanın yine bir kazanımı olur. Yazmayı geliştirir.” dedi.

Çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları şiddet içeriklerine de dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Tarhan, küçük yaştaki çocukların gördükleri içeriklerle gerçeklik arasındaki ayrımı yetişkinler kadar kolay yapamayabileceğini ifade etti.

Dijital bağımlılığın çocuklarda okul ve yemek reddi gibi ciddi davranışsal sorunlara kadar ilerleyebileceğini belirten Tarhan, dijitalleşmenin küresel ölçekte önemli bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

Kaynak: Basın Bülteni