Yaş ilerledikçe unutkanlık, sosyal hayattan uzaklaşma ve davranış değişiklikleri görülebiliyor. Ancak bu belirtilerin her zaman yaşlılığın doğal bir sonucu olmadığını belirten uzmanlar, özellikle günlük yaşamı etkileyen değişikliklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Yaşlıları unutkanlıkları nedeniyle eleştirmenin kaygılarını artırabileceğine dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, ailelere anlayışlı ve destekleyici yaklaşım çağrısı yaptı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, yaşlılarda görülen kişilik değişiklikleri, unutkanlık ve depresyon belirtileri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Şen, bazı davranış değişikliklerinin depresyon, bilişsel sorunlar, ilaçların yan etkileri veya farklı tıbbi problemlerin işareti olabileceğini ifade etti.
Kişilik değişiklikleri yaşlılığın doğal sonucu olmayabilir
Yaşlı yakınlarından sık sık içe kapanma, alınganlık, sinirlilik ve şüphecilik gibi değişikliklerle ilgili şikâyetler duyduklarını belirten Dr. Öğr. Üyesi Şen, belirgin davranış değişikliklerinin yalnızca yaşlanmaya bağlanmasının doğru olmadığını söyledi.
Şen, bu değişikliklerin depresyon veya bilişsel sorunlardan kaynaklanabileceği gibi kullanılan ilaçların yan etkileri ve başka sağlık problemleriyle de ilişkili olabileceğini belirtti.
Ailelerin yaşlı bireylere yaklaşımında suçlayıcı ifadelerden kaçınması gerektiğini vurgulayan Şen, “Son zamanlarda seni biraz daha içine kapanmış görüyorum. Seni üzen veya sıkan bir şeyler mi var?” gibi anlayışlı bir iletişim kurulmasını önerdi.
Yaşlanmanın kişiliğin tamamen değişmesi anlamına gelmediğini hatırlatan Şen, özellikle günlük yaşamı etkileyen belirgin değişikliklerin dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
Günlük yaşamı etkileyen unutkanlığa dikkat!
Yaşlılarda görülen her unutkanlığın Alzheimer anlamına gelmediğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Şen, zaman zaman isimleri hatırlayamamanın veya eşyaların yerini unutmanın tek başına hastalık göstergesi olmadığını ifade etti.
Ancak unutkanlığın günlük yaşamı etkilemeye başlaması durumunda uzman değerlendirmesinin önem kazandığını belirten Şen, dikkat edilmesi gereken belirtileri şöyle sıraladı:
- Aynı soruların kısa aralıklarla tekrar tekrar sorulması,
- Yakın zamanda yaşanan olayların belirgin şekilde unutulması,
- İlaç ve para yönetiminde zorlanılması,
- Daha önce rahatlıkla yapılan işlerin artık yapılamaması,
- Bilinen yerlerde yönünü bulmakta güçlük çekilmesi.
Şen, bu belirtilerin sıradan unutkanlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek erken tanının hem yaşlıların hem de yakınlarının yaşamını kolaylaştırabileceğini söyledi.
Unutkanlığı nedeniyle eleştirmek kaygıyı artırıyor
Yaşlı bireylerin unutkanlıkları nedeniyle eleştirilmesinin mevcut sorunları ağırlaştırabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Şen, aileleri uyardı.
Şen, “‘Aa, bunu da mı unuttun? Bak, yine unuttun. Sen de bir türlü hatırlamıyorsun.’ gibi cümleler, yaşlı hastalar için gerçekten yoğun anksiyeteye neden olan, unutkanlığın daha da hızlanmasına veya mevcut belirtilerin gizlenmesine yol açabilen durumlardır. O yüzden bu gibi durumlarda hastadaki değişimi iyi gözlemlemek, hastayı iyi anlamak ve bir uzmanla konuşmak her zaman daha sağlıklıdır.” dedi.
Psikiyatri servisinde yatış her zaman ağır hastalık anlamına gelmiyor
Yaşlı bireylerin psikiyatri servisine yatırılmasının hasta ve yakınlarında kaygıya neden olabildiğini belirten Şen, hastaneye yatışın her zaman hastalığın çok ağır olduğu veya uzun süre hastanede kalınacağı anlamına gelmediğini ifade etti.
Psikiyatrik yatışın temel amaçları arasında hastanın güvenliğini sağlamak, tedavisini düzenlemek ve yakından takip etmek bulunduğunu aktaran Şen, özellikle ağır depresyon, intihar riski, psikotik belirtiler veya temel ihtiyaçları karşılamakta zorlanma durumlarında hastaneye yatışın önerilebildiğini söyledi.
Şen, hastaya hastaneye yatırılma nedeninin korkutucu ifadeler yerine, tedavinin düzenlenmesi ve bir süre daha yakından takip edilmesi şeklinde anlatılmasının kaygıyı azaltabileceğini belirtti.
İçe kapanma ve unutkanlık depresyon belirtisi olabilir
Yaşlılarda depresyonun her zaman belirgin bir üzüntü haliyle ortaya çıkmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Şen, sosyal çevreden uzaklaşma, çabuk yorulma ve bedensel yakınmaların da depresyon belirtileri arasında yer alabildiğini söyledi.
Yaşlı bireylerin insanlarla görüşmek istememe, eve misafir kabul etmekten rahatsız olma ve eskisi gibi düşünemediğini ifade etme gibi yakınmalarla kendilerini gösterebildiğini aktaran Şen; uyku ve iştah değişiklikleri, enerji azalması, ağrılar ve unutkanlığın artmasının da görülebileceğini kaydetti.
Özellikle yeni başlayan içe kapanma ve unutkanlığın hızlı ilerlemesinin yaşlılık depresyonu açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Şen, depresyonun bilişsel işlevlerde yavaşlamaya da neden olabileceğini ifade etti.
Yaşlılık depresyonunda intihar riskinin daha fazla önem taşıdığına dikkat çeken Şen, tedaviye yanıtın daha yavaş olabileceğini belirterek erken tanı ve tedavinin önemini vurguladı.




