Uzun süreli bakım sigortası modeli, nüfusun giderek yaşlanması ve sosyal güvenlik sistemi üzerindeki yükün artması nedeniyle hükümetin gündemine alındı. Yeni sistemle, yaşlı ve bakıma muhtaç vatandaşların bakım giderlerinin belirli ölçüde kamu destekli bir sigorta yapısı üzerinden karşılanması hedefleniyor.
Çalışmanın önümüzdeki günlerde Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda ele alınması bekleniyor.
Yeni model Ekonomi Koordinasyon Kurulu gündemine geliyor
Türkiye Gazetesi’nden Yücel Kayaoğlu’nun haberine göre, uzun süredir üzerinde çalışılan modelde sona yaklaşıldı. Planlanan yapıyla, yaşlanmanın sosyal güvenlik sistemi üzerindeki etkisinin azaltılması ve bakım hizmetlerinin sürdürülebilir finansmanının sağlanması amaçlanıyor.
Modelin çerçevesi, prim katkısı ve kamu desteği dengesine göre oluşturulacak.

Prim katkısı olacak, ana yükü devlet üstlenecek
Taslak çalışmaya göre sistem, yaşlılık veya bakıma muhtaçlık durumunda devreye girecek. Vatandaşların belirli bir katkı payı ödeyeceği, primlerin büyük bölümünün ise devlet tarafından karşılanacağı ifade ediliyor.
Yapının, genel sağlık sigortasına benzer şekilde sosyal güvenlik şemsiyesi içinde konumlandırılması planlanıyor.

2026 Yıllık Program’da yer aldı
Cumhurbaşkanlığı’nın 2026 Yıllık Programı’nda da uzun süreli bakım sigortasına yönelik altyapı çalışmaları yer aldı. Program metninde, yaşlı bakım hizmetlerinin finansmanına dönük sigorta modelinin oluşturulması için teknik ve idari hazırlık yapılacağı belirtildi.
Bu kapsamda hem kamu hem özel bakım hizmetlerinin sisteme entegre edilmesi öngörülüyor.

Evde ve kurumda bakım giderlerini kapsayacak
Planlanan sistemin kapsamına şu başlıkların girmesi bekleniyor:
-
Evde hemşire ve hasta bakıcı desteği
-
Fizik tedavi hizmetleri
-
Tıbbi ekipman desteği
-
Bakımevi ve kurumsal bakım giderleri
Ayrıca demans, Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik hastalıkların uzun süreli bakım süreçlerinin de sigorta kapsamına alınması hedefleniyor.

Yaşlı nüfus oranı en yüksek seviyede
Türkiye’de yaşlı nüfus oranı yüzde 10,6 ile tarihsel olarak en yüksek düzeye ulaştı. Bazı illerde bu oran yüzde 20’nin üzerine çıktı. Doğurganlık hızındaki düşüş de demografik yapının yaşlanma yönünde değiştiğine işaret ediyor.
Resmi projeksiyonlara göre mevcut eğilim sürerse, önümüzdeki yıllarda 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki payının daha da artacağı öngörülüyor. Bu artış, bakıma ihtiyaç duyan kişi sayısında da yükseliş anlamına geliyor.




