Son yıllarda obezite tedavisinde kullanılan ve kamuoyunda “zayıflama iğnesi” olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, kilo vermek isteyen milyonlarca kişinin gündemine girdi. Ancak bu ilaçların yalnızca iştah azaltıcı ürünler olarak görülmesi ve sosyal medya ya da arkadaş tavsiyesiyle kullanılması ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, zayıflama iğnelerinin metabolizma, hormon dengesi ve kan şekeri üzerinde etkili güçlü tıbbi tedaviler olduğunu belirterek, bilinçsiz kullanımın özellikle pankreas, safra kesesi ve sindirim sistemi açısından risk oluşturabileceğini söylüyor.

Uzman kontrolü şart

1787306460 Ferhat Etin

Dr. Ferhat Çetin, zayıflama iğnelerinin kilo vermek isteyen herkes için uygun olmadığını vurguluyor.

“Unutulmamalı ki, bu ilaçlar bir takviye ürünü ya da vitamin- mineral desteği değil; insülin direnci, kalp- damar hastalıkları, karaciğer yağlanması, diyabet gibi pek çok metabolik bozukluk ve hastalığın altında yatan hormonal bozuklukları düzelten bir tıbbi tedavi ajanıdır. Nasıl ki antibiyotiği, kemoterapiyi ya da apandisit cerrahisini profesyonel ellere emanet ediyoruz, bu tedaviyi de mutlaka uzman kontrolünde kullanmak elzemdir. İnternetten edinilen bilgiler doğrultusunda tedaviye başlamak, doz değiştirmek veya ilacı kontrolsüz şekilde temin etmek sağlık açısından ciddi risk oluşturur.”

Bu hastalıklar varsa dikkat

Daha önce pankreatit geçirenler, safra taşı veya safra yolu hastalığı bulunanlar, medüller tiroit kanseri açısından risk taşıyanlar ve ileri düzey mide-bağırsak sistemi hastalığı olan kişilerde bu ilaçların kullanımı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Kontrol altında olmayan kalp-damar hastalıkları, çok yüksek trigliserid düzeyleri, kronik alkol kullanımı ve ailede pankreas veya safra hastalığı öyküsü bulunan kişilerin de ayrıntılı değerlendirmeden geçmesi gerekiyor.

Tedavi kararı yalnızca kişinin kilosuna göre değil, sağlık geçmişinin tamamı dikkate alınarak verilmelidir.

Tedavi öncesi tetkikler önemli

Obezite tedavisinde kullanılacak ilacın belirlenmesi kadar, tedavi öncesindeki değerlendirme de önem taşıyor.

Bu süreçte açlık kan şekeri, HbA1c, insülin direnci, kolesterol ve trigliserid düzeylerinin yanı sıra karaciğer, böbrek ve tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekiyor.

Gerektiğinde safra kesesi ve pankreasın ultrasonografiyle incelenmesi de gizli sağlık sorunlarının ortaya çıkarılmasına yardımcı olabiliyor.

Dozu kendiniz değiştirmeyin

Dr. Ferhat Çetin, daha hızlı kilo verme düşüncesiyle dozun kişinin kendi kararıyla artırılmasının önemli bir hata olduğunu belirtiyor.

“"Biraz daha fazla kullanırsam daha hızlı kilo veririm" düşüncesi en tehlikeli hatalardan biridir. Bu ilaçlarda doz artışı belirli bir plan doğrultusunda ve yalnızca hekim kontrolünde yapılmalıdır. Gereğinden hızlı doz artırılması bulantı, kusma, şiddetli mide-bağırsak yakınmaları, sıvı kaybı ve tedavinin bırakılmasına neden olabilecek yan etkilere yol açabilir. Aynı şekilde ilacı düzensiz kullanmak veya enjeksiyon günlerini değiştirmek de tedavinin etkinliğini azaltabilir” diyor.

Şiddetli karın ağrısı ve kusmaya dikkat

Tedavi sırasında ortaya çıkan her şikayetin sıradan bir yan etki olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.

Özellikle şiddetli ve geçmeyen karın ağrısı, sürekli kusma, sarılık, koyu renk idrar veya yüksek ateş gibi belirtiler pankreas ya da safra yollarıyla ilgili ciddi bir soruna işaret edebilir.

Bu belirtilerin görülmesi halinde ilacı kendi kendine kullanmaya devam etmek yerine zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.

İzmir’e büyük müjde: İkinci şehir hastanesi geliyor!
İzmir’e büyük müjde: İkinci şehir hastanesi geliyor!
İçeriği Görüntüle

İlacı bırakınca eski alışkanlıklara dönmeyin

Dr. Ferhat Çetin, zayıflama iğnesi kullanımında sık yapılan hatalardan birinin tedavinin ardından eski yaşam alışkanlıklarına dönmek olduğunu belirtiyor.

“Tedavinin bitmesi sürecin tamamlandığı anlamına gelmez. Amaç yalnızca kilo vermek değil, verilen kiloyu koruyacak sağlıklı yaşam alışkanlıklarını kazanmaktır. Beslenme ve hareket düzeni değişmezse, ilacın iştah azaltıcı etkisi ortadan kalktığında kilolar yeniden alınabilir” diyor.

Tedavi sonrasında özellikle ilk 3-6 ayda kilo, bel çevresi ve metabolik değerlerin düzenli olarak takip edilmesi büyük önem taşıyor.

Kaynak: Basın Bülteni