Altınordu yıllarca Türk futbolunda farklı bir yerde durdu. "Oyuncu yetiştiren kulüp" kimliğiyle alkışlandı, modeli örnek gösterildi. Ancak bugün gelinen noktada geriye acı bir tablo kaldı. Altınordu profesyonel liglerde yok, futbolcuları ise 2. Lig'de farklı formalarla yollarına devam ediyor.
Bu noktada en büyük sorumluluk, hiç kuşkusuz kulübün başkanı Seyit Mehmet Özkan'a ait. Kulübün ekonomik sıkıntılar yaşadığı bir gerçek. Ancak böylesine köklü bir camianın profesyonel liglerden tamamen çekilmesi, yalnızca ekonomik gerekçelerle açıklanabilecek bir karar değil. Yönetim anlayışı ve tercihlerin de bu süreçte belirleyici olduğu açık.
Elbette Seyit Mehmet Özkan'ın Türk futboluna kazandırdığı sayısız oyuncu unutulamaz. Cengiz Ünder'den Çağlar Söyüncü'ye kadar birçok yıldızın yetişmesinde büyük pay sahibi oldu. Ancak geçmişte yapılan doğrular, bugün alınan kararların sorgulanmasına engel değil. Bir kulübün geleceği, tek bir kişinin iradesine bağlı olmamalıydı.
Bugün Keni Var Uzun Isparta 32 Spor'da, Uğur Çetinkaya İnegölspor'da. Daha birçok futbolcu kariyerine farklı kulüplerde devam ediyor. Yani Altınordu'nun oyuncuları hâlâ profesyonel futbolun içinde. Olmayan ise Altınordu'nun kendisi.
En düşündürücü nokta ise şu: Altınordu yıllarca "oyuncu fabrikası" olarak anıldı. Ancak o fabrikanın vitrinini oluşturan A Takım bugün yok. Genç futbolcuların en büyük hedefi A Takım formasını giymektir. O hedef ortadan kalktığında, altyapı modelinin sürdürülebilirliği de doğal olarak tartışılır hâle geliyor.
Belki ilerleyen yıllarda bu kararın sonuçları farklı değerlendirilecektir. Ancak bugün görünen gerçek değişmiyor. Altınordu sadece bir lig hakkını değil, yıllar içinde oluşturduğu sportif değerini ve İzmir futbolundaki güçlü konumunu da kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı. Türk futbolunun örnek gösterdiği bir kulübün bu noktaya gelmesi ise en çok da yönetenlerin sorgulaması gereken bir tablo olarak hafızalarda kalacak.