Karşıyaka’nın Ankara’da Etimesgut Spor karşısındaki görüntüsü, sezon öncesi oluşan olumlu havayı bir anda dağıttı.

Geçtiğimiz sezon sahada basan, rakibine nefes aldırmayan, ikili mücadelelerde ayakta kalan ve son düdüğe kadar savaşan bir Karşıyaka vardı. Ankara’da ise o takımdan eser yoktu.

Maçın ilk dakikalarından itibaren sahada fiziksel olarak zorlanan, pas yapmakta güçlük çeken ve ikili mücadelelerin büyük bölümünü kaybeden bir takım izledik. Etimesgut elbette kötü bir takım değildi ancak Karşıyaka’nın kalitesi düşünüldüğünde bu performans kabul edilebilir değildi.

Asıl endişe verici olan ise skor değil, takımın sahadaki görüntüsüydü.

Bir takım kötü oynayabilir. Gol atamayabilir, pozisyon bulamayabilir. Ancak mücadele etmemesi ve koşmaması kabul edilemez.

Karşıyaka formasını giyen futbolcunun en büyük sorumluluğu, sonuna kadar savaşmaktır.

Özellikle fiziksel yetersizlik fazlasıyla dikkat çekti. Karşılaşmanın ilerleyen bölümlerinde oyuncuların temposu ciddi şekilde düştü. Hücumda etkisiz, savunmada kırılgan bir görüntü ortaya çıktı. Kontra atak üretemeyen, pas bağlantılarını kuramayan ve rakip ceza sahasına gitmekte zorlanan bir Karşıyaka vardı.

Geçen sezonun üzerine doğru takviyeler yapıldığı düşünülürken böyle bir başlangıç hiç kimsenin beklediği tablo değildi.

Burada top artık Burhanettin Basatemur’da.
Tecrübeli teknik adam takımın potansiyelini biliyor. Ancak fiziksel eksikliklerin mi, yoksa mental anlamdaki isteksizliğin mi daha büyük problem olduğunu çok hızlı şekilde çözmesi gerekiyor. Çünkü sezon başında kaybedilen puanların telafisi ilerleyen haftalarda çok daha zor olabilir.

Ömer Faruk ve Erhan gibi takımın hücumdaki önemli isimlerinden daha fazlasını beklemek de doğal. Özellikle yetenekli oyuncuların sahada sorumluluk alması, mücadele etmesi ve formanın hakkını vermesi gerekiyor.

Elbette bu sadece bir maç.
Bir maç üzerinden şampiyonluk hedefinden vazgeçmek doğru olmadığı gibi, hiçbir şey olmamış gibi davranmak da doğru değil.

Ankara’daki karşılaşma Karşıyaka için ciddi bir uyarı olarak görülmeli.

Çünkü bu ligde zirve mücadelesi vermek isteyen bir takımın özellikle deplasmanlarda fiziksel olarak güçlü, mücadeleci ve disiplinli olması şart.

Altay maçı şimdi çok daha önemli hale geldi. Ancak bir galibiyet, Ankara’daki kötü görüntüyü tamamen unutturmaz. Karşıyaka’nın asıl ihtiyacı sadece üç puan değil; geçtiğimiz sezonun karakterini yeniden sahaya koymak.

Ankara’da Karşıyaka taraftarı yine üzerine düşeni yaptı. Takımını 90 dakika boyunca yalnız bırakmadı. Sahadaki görüntünün aksine tribünde mücadele eden, inanan ve takımına destek veren taraf yine Karşıyakalılar oldu.

Şimdi sıra futbolcularda.

Bu forma kolay taşınmıyor. Karşıyaka’nın hedefi büyükse, sahadaki mücadele de o hedef kadar büyük olmak zorunda.

Sezon daha yeni başladı. Panik yapmak için erken. Ama ders çıkarmak için tam zamanı.