Ağız ve diş sağlığına ilişkin yanlış inanışların toplumda hâlâ yaygın olduğunu belirten uzmanlar, fark edilmeden yapılan alışkanlıkların uzun vadede ciddi sorunlara yol açabildiğine dikkat çekiyor. Özellikle diş sıkma ve gıcırdatma (bruksizm) ile evde bilinçsiz uygulanan diş beyazlatma yöntemleri, hem diş yapısını hem de çene sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.
Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Restoratif Diş Tedavisi Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, bruksizm tedavisinde en sık merak edilen konulara açıklık getirirken, diş sağlığıyla ilgili doğru bilinen yanlışlara da dikkat çekti.
Bruksizmde tek yöntem yeterli olmuyor
Diş hekimlerinin en sık karşılaştığı sorulardan birinin “Bruksizm için botoks mu yaptırmalıyım, yoksa gece plağı mı kullanmalıyım?” olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, bu sorunun tek bir yanıtı olmadığını vurguladı.
“Bruksizm; kişinin uyku sırasında farkında olmadan yaptığı diş sıkma ve gıcırdatma davranışıdır. Zamanla dişlerde aşınmaya, çene ekleminde ağrıya, baş ve boyun bölgesinde gerginliğe yol açabilir.” diyen Turan, tedavi edilmediğinde diş yapısı ve çene ekleminin ciddi zarar görebileceğini belirtti.
Gece plağı ve masseter botoksunun farklı etkilere sahip olduğunu anlatan Turan, şu değerlendirmede bulundu:
“Gece plağı, dişler için koruyucu bir apareydir. Diş sıkma kuvvetini tamamen durdurmaz, ancak dişlerin aşınmasını önler. Çene eklemine binen yükü azaltarak koruyucu bir görev üstlenir. Yani gece plağı, dişleri fiziksel olarak korur. Masseter botoksu ise çiğneme kasına uygulanır. Kasın aşırı gerginliğini azaltır, çene kaslarını rahatlatır. Baş, boyun ve çene ağrılarının hafiflemesine yardımcı olur. Ancak botoks, dişleri fiziksel olarak koruyan bir yöntem değildir.
Bu nedenle kombinasyon tedavisi en ideal yaklaşımdır. Gece plağı dişleri korur, masseter botoksu kas aktivitesini azaltır. Bu iki yöntem birlikte uygulandığında hem dişler hem de kaslar daha etkili şekilde korunur.”
Evde diş beyazlatma girişimleri risk taşıyor
Diş estetiğine olan ilginin artmasıyla birlikte evde uygulanan “doğal” diş beyazlatma yöntemlerinin yaygınlaştığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, bu uygulamaların sanıldığı kadar masum olmadığını söyledi.
Karbonat, limon ve sirke gibi yöntemlerin sıkça tercih edildiğini aktaran Turan, bu konuda şu uyarılarda bulundu:
“İlk etapta dişler daha beyaz görünebilir, ancak uzun vadede; diş minesini aşındırır, alttaki dentin tabakası açığa çıkar, dişlerde sararma ve hassasiyet gelişir. Sirke ve limon ise asidik yapıları nedeniyle mine tabakasını yumuşatır, diş yüzeyinde aşınmaya yol açar ve kalıcı hassasiyet oluşturabilir. Kontrolsüz kullanılan hidrojen peroksit ve bilinmeyen kimyasallar gibi maddeler diş etlerinde kimyasal yanıklara, dişlerde aşırı hassasiyete neden olabilir. Evde bilinçsiz diş beyazlatma yöntemlerinden kesinlikle kaçınılmalıdır.”
Diş sağlığında doğru bilinen yanlışlar
Günlük hayatta diş sağlığıyla ilgili pek çok bilginin kulaktan kulağa yayıldığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, bazı yaygın inanışların doğru olmadığını vurgulayarak şu örnekleri paylaştı:
• “Diş fırçalarken kanıyorsa fırçalamayı bırakmalıyım” – Yanlış
• “Amalgam dolgular herkeste sürekli cıva salar ve zararlıdır” – Yanlış
• “Diş sıkma ve gıcırdatma stres kaynaklı olabilir” – Doğru
• “Diş çürükleri erken dönemde ağrı yapmadan ilerleyebilir” – Doğru
• “Her diş ağrısında mutlaka kanal tedavisi gerekir” – Yanlış
• “Diş eti hastalığı tedavi edilmezse diş kaybına yol açabilir” – Doğru
• “Karbonat ve limon dişleri beyazlatır” – Yanlış, kesinlikle yapılmamalı
• “Şikâyet olmasa bile yılda iki kez diş hekimine gidilmeli” – Doğru
• “Hamilelikte diş tedavileri kesinlikle yapılamaz” – Yanlış
• “Tütün kullanımı diş eti hastalığı ve implant başarısızlığı riskini artırır” – Doğru
Uzmanlar, diş sağlığının korunması için doğru bilgiye dayalı uygulamaların önemine dikkat çekerek, düzenli diş hekimi kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.




