Demir, çocukların davranışlarını yetişkinleri rol model alarak geliştirdiğini belirterek, “Diş fırçalama alışkanlığı da bu süreçten bağımsız düşünülmemeli” dedi.
Diş fırçalamanın yalnızca ağız ve diş sağlığını korumakla sınırlı kalmadığını aktaran Demir, diş enfeksiyonlarının önlenmesinin genel sağlık ve özellikle kalp sağlığı açısından da hayati önem taşıdığını ifade etti. Bu nedenle diş fırçalamanın günlük bir rutin olmanın ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Demir, çocuklarda diş tedavisi gerekliliğinin bebeklik dönemine kadar indiğine dikkat çekerek, “Diş fırçalama opsiyonel bir gündelik aktivite değil, diş tedavilerinin ilk adımıdır” dedi. Ortalama 2,5–3 yaşlarında tamamlanan 20 süt dişinin düzenli fırçalanmaması durumunda ciddi çürük ve diş enfeksiyonu riskine yol açabileceğini kaydetti.
Çocuklara diş fırçalama alışkanlığı kazandırmada ebeveyn davranışlarının etkili olduğunu belirten Demir, “Çocuklar anne ve babalarıyla birlikte yaptıkları aktivitelerde daha istekli oluyor. Ebeveynlerin diş fırçalamayı eğlenceli bir rutin olarak göstermesi, çocuğun alışkanlığı benimsemesine ve sürdürmesine katkı sağlar” dedi.
İlk süt dişlerinin genellikle 6–12. aylar arasında çıktığını ifade eden Demir, bu dönemde diş fırçalamaya başlanması gerektiğini söyledi. Ayrıca 3 yaşına kadar pirinç tanesi, 3–6 yaş arasında ise bezelye tanesi büyüklüğünde diş macunu kullanılmasının önemine dikkat çekti. Dişlerin günde iki kez fırçalanmasının ve sürecin ortalama 12 yaşına kadar ebeveyn kontrolünde sürdürülmesinin şart olduğunu vurguladı.




