Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Ebru Menekşe, çarpıntı, ani kilo değişimleri, halsizlik, saç dökülmesi ve sürekli yorgunluk gibi şikayetlerin tiroit hastalıklarıyla ilişkili olabileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.

Tiroit bezinin metabolizmadan kalp ritmine, vücut ısısından kilo kontrolüne kadar birçok sistemi etkilediğini vurgulayan Menekşe, hastalığın bazen sinsi belirtilerle ortaya çıkabildiğine dikkat çekti.

“Tiroit hastalıkları bazen sadece halsizlik ya da kilo problemi gibi görünen belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle erken tanı büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

“Tüm vücudu etkileyebiliyor”

A W703680 01

Tiroit bezindeki fonksiyon bozukluklarının yalnızca tek bir sistemle sınırlı kalmadığını belirten Menekşe, multidisipliner yaklaşımın önemine işaret etti:

“Tiroit bezindeki fonksiyon bozuklukları tüm vücudu etkileyebilir. Bu nedenle hastaların sadece tek bir branş tarafından değil, multidisipliner yaklaşımla değerlendirilmesi gerekir” dedi.

Doğru tedaviyle ameliyat ihtiyacı azalabiliyor

Hipotiroidi, hipertiroidi, tiroititler ve nodüler hastalıkların farklı klinik tablolar oluşturduğunu ifade eden Menekşe, uygun tedaviyle birçok hastada cerrahi gerekliliğin ortadan kalkabileceğini söyledi.

“Hipotiroidi, hipertiroidi, tiroititler ve nodüler hastalıklar gibi farklı klinik tabloların doğru değerlendirilmesi gerekir. Uygun ilaç tedavisi ve düzenli takip sayesinde birçok hastada cerrahi ihtiyacı ortadan kaldırılabiliyor ya da hasta doğru zamanda ameliyata yönlendiriliyor” diye konuştu.

“Hassas bölgede cerrahi deneyim önemli”

Tiroit ameliyatlarının riskli bir anatomik bölgede yapıldığına dikkat çeken Menekşe, ses tellerini kontrol eden sinirler ve paratiroit bezlerinin korunmasının kritik olduğunu vurguladı:

Dış gebelikte erken tanı hayati riskleri önlüyor
Dış gebelikte erken tanı hayati riskleri önlüyor
İçeriği Görüntüle

“Tiroit ameliyatları ses tellerini kontrol eden sinirlerin ve kalsiyum dengesini sağlayan paratiroit bezlerinin bulunduğu hassas bir bölgede yapılır. Bu yapıların korunması ameliyat başarısı açısından son derece önemlidir” dedi.

Deneyimli ekiplerin komplikasyon riskini azalttığını belirten Menekşe, cerrahinin mutlaka uzman merkezlerde yapılması gerektiğini ifade etti.

Ultrason ve biyopsi tanıda belirleyici

Tanı sürecinde radyoloji ve patolojinin önemine değinen Menekşe, yüksek çözünürlüklü görüntüleme yöntemleri ve biyopsinin kritik rol oynadığını söyledi:

“Yüksek çözünürlüklü ultrasonografi ve ince iğne biyopsisi sayesinde nodüller detaylı şekilde değerlendirilebiliyor. Elde edilen veriler ilgili branşların ortak değerlendirmesiyle yorumlanıyor ve hastaya en uygun tedavi planı oluşturuluyor” diye konuştu.

“Takip tedavi kadar önemli”

Tiroit hastalıklarının uzun süreli izlem gerektirebileceğini vurgulayan Menekşe, düzenli kontrollerin tedavi başarısını doğrudan etkilediğini belirtti:

“Hormon düzeylerinin düzenli kontrol edilmesi, görüntüleme sonuçlarının karşılaştırılması ve hastaya özgü risklerin izlenmesi tedavi başarısını doğrudan etkiler” dedi.

Özellikle tiroit kanserinde multidisipliner takibin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Cerrahi sonrası nükleer tıp ve endokrinoloji uzmanlarıyla birlikte yürütülen süreç hastalığın kontrol altında tutulmasında kritik rol oynar”.

“Kişiye özel tedavi yaklaşımı”

Multidisipliner yaklaşımın kişiselleştirilmiş tedavi imkânı sunduğunu vurgulayan Menekşe, sözlerini şöyle tamamladı:

“Farklı uzmanlık alanlarının ortak değerlendirmesi sayesinde daha doğru kararlar alınabiliyor. Bu yaklaşım hem tedavi etkinliğini artırıyor hem de komplikasyon risklerini azaltıyor” dedi.

Kaynak: İHA