Yeni yıl yaklaşırken hedef listeleri de uzuyor. Ancak Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a göre, bu listeler çoğu zaman kişiyi ileri taşımak yerine psikolojik bir yüke dönüşebiliyor. Tarhan, yeni yıl hedeflerinin “eski benliği tamamen reddetmek” anlamına gelmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bir binayı yıkıp yeniden yapmak zorunda değilsiniz. Mevcut binayı tamir ederek de ilerleyebilirsiniz. Benlik bir anda değişmez. Yeni bir ben demek yerine yeni bir başlangıç demek daha doğrudur.” ifadelerini kullandı.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü olan Tarhan, yeni yılda doğru hedef belirleme, sürdürülebilirlik ve psikolojik dayanıklılık konularını değerlendirdi.

Çok hedef, yüksek motivasyon… ama sonuç çoğu zaman başarısızlık

Yeni yıl hedeflerinde yapılan en yaygın hatalardan birinin aynı anda çok fazla hedef koymak olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, bunun zihinsel yük oluşturduğunu söyledi. Tarhan, “Hedef çok olursa zihinsel yük oluşur. Buna aşırı motivasyon deniyor ve aşırı motivasyon paradoksal olarak başarısızlıkla sonuçlanır. Yüksek motivasyon yerine gerçekçi hedefler koymak gerekir.” dedi.
Gerçekçi olmayan hedeflerin kişiyi psikolojik olarak da yıprattığını vurgulayan Tarhan, bu durumu “yanlış umut sendromu” ve “toksik iyimserlik” kavramlarıyla açıkladı.

“Gerçekçi olmayan umutlar kişiyi acıya sürükler, motivasyonu kırar ve depresif hâle getirir.” dedi.

Hedef belirlemenin 5 temel kriteri

Yeni yıl hedeflerinin psikolojide “yeni başlangıç teorisi” ile açıklandığını belirten Prof. Dr. Tarhan’a göre, bir hedefin sağlıklı olması için beş temel özelliği taşıması gerekiyor:

Hedefin;

• Gerçekçi,
• Özgün ve spesifik,
• Ölçülebilir,
• Zamana bağlı,
• Ulaşılabilir olması gerekiyor.

Bu kriterlerin olmadığı hedeflerin “hedef değil, hayal” olduğunu vurgulayan Tarhan, günlük hayattan şu örneği verdi:
“Her akşam 10 dakika spor yapacağım” gibi hedefler zamanı belli, net, ölçülebilir ve ulaşılabilirdir.

Hedefler sadece para ve kariyer odaklı olmamalı

Hedef belirlerken yalnızca maddi ve mesleki kazanımlara odaklanmanın eksik bir yaklaşım olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, sağlık ve psikolojik iyi oluşun da hedefler arasında yer alması gerektiğini söyledi.

“Maddi hedefler elbette önemli ama bunun yanında sağlık hedefleri olmalı. Nasıl besleneceğim, beden sağlığımı nasıl koruyacağım gibi… Bununla birlikte psikolojik refah ve iyi oluş da hedefler arasında yer almalı.” dedi.
Pandemi sonrası yapılan araştırmalara da değinen Tarhan, insanların başarı tanımının değiştiğine dikkat çekti.

“Pandemiden sonra özellikle ABD’de insanlar ‘başarılı olmak’ yerine ‘psikolojik olarak daha sağlam olmak, daha mutlu olmak’ gibi hedefler koymaya başladı. Psikolojik refah, yani ‘well-being’ artık temel hedeflerden biri.” ifadelerini kullandı.

Beyin anlam ister, hedefler değerle bağlantılı olmalı

Hedeflerin yalnızca dış dünyaya yönelik değil, anlam boyutu taşıması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, beynin biyolojik olarak “anlam arayan” bir yapıya sahip olduğunu söyledi.

“Beyin anlam ister ilişki ister özgürlük ister ve sonsuzluk ister. Eğer yaptığım işi bir anlam temeline oturtmazsam beyin o bilgiyi çözülmemiş dosya olarak tutar.” dedi.

Bu noktada iç ve dış motivasyon ayrımına da değinen Tarhan, dış motivasyonun kalıcı olmadığını, iç motivasyonun ise kişiyi daha uzun vadede ayakta tuttuğunu ifade etti.

Engellere hazırlıklı olanlar yüzde 40 daha başarılı

Hedefe ulaşma sürecinin doğrusal olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, engellere zihinsel hazırlık yapmanın başarıyı ciddi ölçüde artırdığını söyledi.

Ölüm riskiyle yaşadı, karnından alınan doku hayata bağladı
Ölüm riskiyle yaşadı, karnından alınan doku hayata bağladı
İçeriği Görüntüle

“Ama mutlaka engel çıkar. Eğer kişi ‘şu engel çıkarsa ne yaparım’ diye zihinsel hazırlık yapmışsa, yapılan araştırmalara göre yüzde 40 daha başarılı oluyor.” dedi.
Yakın, orta ve uzun vadeli planlamanın zaman, dikkat ve öncelik yönetimi açısından büyük önem taşıdığını da sözlerine ekledi.

Değişim bir anda olmaz: “Yeni ben” değil, “yeni başlangıç”

Yeni yılın sembolik bir tarih olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, değişimin bir gecede gerçekleşmeyeceğini vurguladı.
“1 Ocak sembolik bir tarih. Değişim pat diye olmaz. Bunun için mutlaka zihinsel hazırlık gerekir.” dedi.

Bu süreci psikolojide “moratoryum” kavramıyla açıklayan Tarhan, kişinin zaman zaman durup geçmişini değerlendirmesi ve yeni bir planla yoluna devam etmesi gerektiğini belirtti.

Egzersiz yalnızca beden için değil, beyin için de gerekli

Fiziksel hareketin beyin sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Prof. Dr. Tarhan, egzersizin beyinde BDNF adı verilen büyüme faktörünü artırdığını söyledi.

“Egzersiz, beyinde BDNF artışını sağlıyor. Bu da yeni sinir hücrelerinin üretimini ve sinaptik bağlantıların güçlenmesini destekliyor.” dedi.
Beynin “kullan ya da kaybet” prensibiyle çalıştığını belirten Tarhan, yeni deneyimlere açık olmanın zihinsel yenilenme açısından kritik olduğunu ifade etti.

Başkalarının onayıyla konulan hedefler yarım kalıyor

Hedeflerin kişiye özgü olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, başkalarının beklentilerine göre belirlenen hedeflerin çoğu zaman sürdürülemediğini söyledi.

“Hedef özeldir, kişiye özgüdür. ‘Başkaları ne der’ diye konulan hedefler çoğu zaman yarım kalır.” dedi.
Sosyal medyada yapılan kıyaslamaların motivasyonu düşürdüğünü belirten Tarhan, kişinin kendini başkalarıyla değil, kendi dünkü hâliyle kıyaslaması gerektiğini ifade etti.

“Yeni yılda herkese yeni bir başlangıç öneriyorum”

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Yeni yılda herkese yeni bir başlangıç öneriyorum ama yeni bir ben değil... Mevcut benliğini daha iyiye götürmek şeklinde öneride bulunabiliriz.”

Kaynak: BASIN BÜLTENİ