Bilimsel çalışmalar; özellikle beslenme alışkanlıklarının birçok kanser türü üzerinde doğrudan etkili olabileceğine işaret ediyor.

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, modern yaşam biçiminin beraberinde getirdiği yanlış beslenme modellerinin sindirim sistemi kanserleri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerinin gelişiminde belirleyici olabildiğini belirtiyor. Dengeli, düzenli ve koruyucu içerikli beslenmenin ise riskin azaltılmasında temel faktörlerden biri olduğunu vurguluyor.

İşlenmiş et tüketimi riski yükseltiyor

Beslenme (1)-1

Beslenme ile kanser arasındaki ilişkiye dikkat çeken Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, özellikle kırmızı et ve işlenmiş et ürünlerinin kolon ve rektum kanseriyle bağlantılı olduğuna işaret ediyor:

Üniversite hastaneleri arasında bir ilk: NovaSeq 6000 Dokuz Eylül'de
Üniversite hastaneleri arasında bir ilk: NovaSeq 6000 Dokuz Eylül'de
İçeriği Görüntüle

“Günlük 50 gram işlenmiş et tüketiminin bağırsak kanseri riskini arttırabileceği bilimsel olarak gösterilmiştir. Özellikle işlenmiş etlerin uzun süreli ve sık tüketimi, hayvansal yağ oranının yüksek olmasıyla birleştiğinde inflamasyonu artırarak hücresel hasara zemin hazırlayabilir.”

Sebze ve lifli besinler koruyucu rol üstleniyor

Beslenme (2)

Sebze, meyve, tam tahıllar ve baklagiller gibi lif açısından zengin besinlerin bağışıklık sistemini desteklediği, doku hücrelerinin onarım sürecine katkı sağladığı belirtiliyor. Günlük beslenmede lif oranı arttıkça bağırsakların çalışma düzeni iyileşiyor ve toksik maddelerin vücutta kalma süresi kısalıyor. Araştırmalar, liften zengin beslenen bireylerde kolon kanseri riskinin daha düşük seyrettiğini ortaya koyuyor.

Aşırı yağ, şeker ve kızartma tehlike oluşturuyor

Yüksek yağlı, kızartılmış ve rafine şeker içeriği fazla olan beslenme tarzı; obezite, insülin direnci ve kronik inflamasyon gibi sorunlara yol açabiliyor. Uzmanlar, bu metabolik değişimlerin bazı hormonların salınımını tetikleyerek tümör oluşum süreçlerini hızlandırabileceğine dikkat çekiyor.

Alkol ve katkı maddelerine dikkat

Alkol tüketimi; ağız, gırtlak, karaciğer ve meme kanseri riskinin artışıyla ilişkilendiriliyor. Hazır gıdalar ile konserve ürünlerde sıklıkla kullanılan nitrit ve nitrat içeren koruyucuların da özellikle mide kanseri için risk oluşturduğu biliniyor.
Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, tuzlu ve fermente ürün tüketiminin yaygın olduğu Japonya ve Kore gibi ülkelerde mide kanserine daha sık rastlanmasının beslenme alışkanlıklarıyla bağlantılı olduğunu ifade ediyor.

Hareketsizlik ve yetersiz su tüketimi de etkili

Gün içerisinde yeterli su içilmemesi ve fiziksel aktivitenin düşük olması, bağırsak tembelliğine neden olarak zararlı maddelerin vücutta daha uzun süre kalmasına yol açabiliyor. Konuya ilişkin uyarıda bulunan İşbilir şöyle diyor:

“Haftada en az 3 gün, 30 dakikalık düzenli fiziksel aktivite, hem kilo kontrolü sağlar hem de bağırsak kanseri riskini azaltabilir.”

“Kanserden korunma mutfakta başlar”

Kanser riskini düşürmeye yönelik günlük hayatta uygulanabilecek temel beslenme önerilerini sıralayan Uzm. Dyt.

Gamze Akbaş İşbilir şu maddelere dikkat çekiyor:

• Günlük sebze ve meyve tüketimini artırmak.
• Tam tahıllar, baklagiller ve lifli gıdaları tercih etmek.
• Kırmızı et tüketimini haftada 1–2 öğünle sınırlamak, işlenmiş etlerden kaçınmak.
• Tuzlu, kızartılmış, işlenmiş ve paketli ürünleri mümkün olduğunca azaltmak.
• Şekerli içecekler yerine su, ayran ve bitki çaylarını tercih etmek.
• Alkol tüketimini sınırlandırmak.
• Günde en az 1,5–2 litre su içmek.
• Düzenli egzersiz yapmak ve ideal kilo aralığını korumak.

Beslenmenin sadece kilo kontrolü değil, kanserden korunma açısından da belirleyici olduğunun altını çizen İşbilir, şu ifadeleri kullanıyor:

“Kanser yalnızca genetik nedenlerle açıklanan bir hastalık değildir. Günlük yaşam alışkanlıklarımız, özellikle de beslenme düzenimiz kansere karşı en büyük korunma araçlarından biridir. Bilimsel veriler dengeli bir beslenme programının birçok kanser türünün gelişme riskini düşürdüğünü açıkça göstermektedir.”

Kaynak: BASIN BÜLTENİ