Dünya genelinde yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte Alzheimer hastalığı da daha sık görülüyor. Her 3 saniyede bir kişiye Alzheimer tanısı konulduğunu belirten Özel Sağlık Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Atilla Kara, hastalığın erken dönemde tespit edilmesinin önemine dikkat çekti.

Alzheimer’ın temelde genetik nedenlerle ortaya çıktığını ifade eden Kara, bazı kan tahlilleriyle hastalığın unutkanlık başlamadan önce tespit edilebildiğini söyledi. Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmadığını belirten Kara, ancak etkilerinin geciktirilebileceğini kaydetti.

Alzheimer genetik nedenlerle ortaya çıkıyor

Alzheimer’ın aileden kalıtımı olan genetik bir hastalık olduğunu dile getiren Nöroloji Uzmanı Dr. Atilla Kara, hastalığın beynin korteks bölgesinde meydana gelen tahribatla bilişsel becerilerin yanı sıra yürüme ve konuşmayı da etkileyebildiğini belirtti.

“Alzheimer aileden kalıtımı olan, genetik bir hastalıktır” diyen Nöroloji Uzmanı Dr. Atilla Kara sözlerine şöyle devam etti: “Genetik incelemelerle erken dönemde de tespit edilebilir. Alzheimer genellikle beynin gelişmiş bir bölgesi olan kortekste ortaya çıkıyor. Zamanla kortekste bir tahribat olursa hastanın bilişsel becerilerinin yanı sıra; yürüme ve konuşması da etkileniyor. Bir süre sonra yatağa bağımlı hale geliyor. Bu nedenle de gelişen enfeksiyonlar hayat kaybına neden oluyor. Tanıda klasik muayene ve mental testler uygulanıyor. Burada aileyle görüşülmesi de önemli. Eğer bir kişi aynı şeyleri defalarca soruyorsa, anlattığı şeyleri tekrarlıyorsa, zaman, mekan ve kişileri karıştırıyorsa mutlaka bir uzman hekime muayene olmalıdır. Dünyada her 3 saniyede bir kişiye alzheimer tanısı konuluyor. 65 yaşlarında bu oran yüzde 5 iken; 80'li yaşlarda yüzde 30 - 50 seviyesine yükseliyor. Eğer alzheimer geç dönemde tespit edilirse, hasta 3 ila 5 yıl arasında yatağa bağımlı hale gelebilir; erken tespit edildiğinde bu süre 20 yıla kadar uzatılabilir”

Beden ve zihin sağlığına dikkat

Alzheimer’ın etkilerini geciktirmek için damar sağlığının korunması gerektiğini belirten Kara, şeker ve tansiyon hastalıklarından korunmanın, doğru beslenmenin ve fiziksel egzersiz yapmanın önemine işaret etti. Zihni aktif tutmanın da hastalığın seyrini geciktirebilecek etkenler arasında yer aldığını söyledi.
Alzheimer'ın etkilerini geciktirmek için alınacak önlemler hakkında bilgi veren Kara, “Öncelikle herkesin damar sağlığına dikkat etmesi gerekiyor. Şeker ve tansiyon hastalığından korunmak, doğru beslenmek, fiziksel egzersizler yapmak, erken emekli olmamak ve zihnini çalıştırmak hastalığı geciktiren etkenlerdir. Sigara ve alkolden uzak durmak da önemlidir. Yeni bir beceri, yabancı dil, yeni bir oyun öğrenmek hastalığı geciktirebiliyor. Sözel bulmacalardan ziyade rakamsal bulmacalar mesela sudoku daha iyi geliyor. Çünkü rakamsal bulmacalar beynin daha iyi işlemesini sağlıyor” diye konuştu.

Batık tırnak tedavisinde yeni nesil yaklaşım: 3TO Tel Sistemi
Batık tırnak tedavisinde yeni nesil yaklaşım: 3TO Tel Sistemi
İçeriği Görüntüle

Erken tanı süreci yavaşlatabiliyor

Erken tanı amacıyla yapılan bazı kan tahlilleri sayesinde Alzheimer’ın unutkanlık başlamadan önce tespit edilebildiğini belirten Kara, tedaviye erken başlanmasının hastalığın ortaya çıkışını ve ilerlemesini yavaşlatabileceğini ifade etti. Ailesinde Alzheimer öyküsü bulunan kişilerin bu testleri yaptırmasının önemine değindi.

Erken tanı için yapılan bazı kan tahlilleriyle alzheimer hastalığının daha unutkanlık başlamadan tespit edilebildiğini belirten Uzm. Dr. Atilla Kara, şunları söyledi: “Erken başlanan tedavi, hastalığın hem ortaya çıkışını, hem de ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Hastalık ilerledikten sonra ilaçların yararı çok daha az oluyor. Bu nedenle ailesinde alzheimer öyküsü bulunanların bu testi yapmaları önemli. Alzheimer olan bir kişiye refakat eden aile bireylerine de büyük görevler düşüyor. Kişi bazı öz bakımlarını yapamadığı gibi evde kesici, delici, yanıcı bir takım aletlerden ve pencerelerden uzak tutulmalı. Mesela ocağı açık unutma ve yangına sebep olma, zehirlenme gibi olasılıklara karşı tedbir alınmalı. Bu nedenle ailenin bu konuda bilinçlenmesi ve ihtiyaç durumunda psikolojik destek alması da gerekiyor”

Kaynak: Basın Bülteni