İdrarınız koyu renkli mi? Bu belirti hayati riskin habercisi olabilir!
İdrarınız koyu renkli mi? Bu belirti hayati riskin habercisi olabilir!
İçeriği Görüntüle

Günümüzde çiftler, yaşadıkları anlaşmazlıklar ve duygusal belirsizlikler karşısında giderek daha fazla yapay zeka uygulamalarına yöneliyor. Ancak uzmanlar, bu eğilimin ilişkiler için ciddi riskler barındırdığı konusunda uyarıyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, partnerle doğrudan iletişim kurmak yerine ChatGPT gibi yapay zeka araçlarına danışılmasının, sistemik teoride “üçgenleşme” olarak tanımlanan savunma mekanizmasının dijital bir yansıması olduğuna dikkat çekiyor.

İlişkilerde yaşanan sorunlar, yüzleşme gerektiren zor duyguları da beraberinde getiriyor. Kaygı, korku, üzüntü ve çaresizlik hissiyle baş etmekte zorlanan bireyler, partnerleriyle konuşmak yerine yapay zekayı bir tampon alan olarak kullanabiliyor. Bu durumda yapay zeka, ilişkinin içine üçüncü bir taraf olarak dahil oluyor. Kişi, ChatGPT ile adeta bir ittifak kurarak partnerine karşı elini güçlendirmeye çalışıyor. Bu da ilişkide sağlıksız bir güç mücadelesine ve “kimin haklı olduğu” üzerinden ilerleyen bir çatışma zeminine yol açıyor.

Belirsizlikten kaçışın dijital yolu

İlişkilerde Yeni Tehlike Chatgpt (3)

İlişkisel sorunlar karşısında bireylerin en yoğun yaşadığı duyguların başında belirsizlik geliyor. Bu belirsizliğin hızlıca ortadan kalkması isteği, çiftleri daha kolay ve zahmetsiz görünen çözümlere yöneltiyor. Dr. Psk. Sevilay Abudaram, partnerle konuşmak yerine ChatGPT’ye danışma eğiliminin tam da bu noktada ortaya çıktığını belirtiyor.

Abudaram, “Sorun yaşandığında, eşiyle yaşadığı problemlerin çözülemeyeceğine dair yoğun kaygı ve korku hisseden bireyler, partnerleriyle konuşmayı ya da tartışmayı tercih etmeyip bu duygularla yüzleşmek yerine, çözümü yapay zeka asistanlarına danışmakta arıyor. Bu tutum sorun yokmuş gibi davranma, odağı başka bir noktaya kaydırma ya da eşin ne düşündüğünü varsayma gibi hatalı baş etme biçimlerinin teknolojik bir yansımasıdır. Eşiyle tartışan bireylerin, haklı olup olmadıklarını ya da partnerlerinin ne hissettiğini ChatGPT’ye sorması ise oldukça endişe verici bir tabloyu ortaya koyuyor. Teknoloji hayatı kolaylaştırsa da bir ilişkiyi bir algoritmaya emanet etmek, o ilişkiyi farkında olmadan sona doğru sürükleyebiliyor,” ifadelerini kullanıyor.

Asıl kırılganlık nerede başlıyor?

Uzmanlara göre, bu yönelimin temelinde kişinin ilişkideki yerinden emin olamaması yatıyor. Tartışma ya da kriz anlarında birey, eşinin gözündeki değerini sorgulamaya başlıyor. Ne kadar sevildiği, ne kadar vazgeçilmez olduğu soruları yanıtsız kaldığında ise bu sorular yapay zekaya yöneltiliyor.

Dr. Psk. Sevilay Abudaram, “Oysa asıl mesele, bir sorun ya da tartışma yaşandığında kişinin eşinin gözündeki ve gönlündeki yerinden emin olamaması ne kadar değerli, ne kadar sevilebilir ve ne kadar vazgeçilmez olduğunu sorgulamasıdır. Bu güven duygusu zedelendiğinde, birey yanıtını bilmediği soruları ChatGPT’ye yöneltme eğilimi gösteriyor. İlişkiyi iyileştirmek ve daha sağlıklı hale getirmek amacıyla kurulan bu yapay zeka ittifakları ise çoğu zaman ilişkinin daha da karmaşıklaşmasına neden oluyor. Bireyin kendisini daha güvensiz, daha kaygılı ve daha korkulu hissetmesine yol açıyor,” diyor.

Yapay zekaya danışmanın ilişkide iki temel yansıması

Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, çiftlerin yapay zekaya yönelmesini iki temel başlık altında değerlendiriyor.
Zihin okuma: Partnerin ne düşündüğünü ve ne hissettiğini anlamaya çalışmak, kaygıyı azaltmak için başvurulan yaygın bir yol. Ancak bu ihtiyaç ChatGPT üzerinden karşılanmaya çalışıldığında, ilişki gerçeklikten kopuyor. Kişi, partneriyle konuşmadan, onun aklından geçenleri öğrendiğini varsayarak olasılıklar üzerine kurulu bir ilişki yaşamaya başlıyor. Bu durum, “mış gibi” sürdürülen, gerçek temastan uzak bir ilişkiyi beraberinde getiriyor.
İlişkide üçgenleşme: Sorun yaşandığında üçüncü bir kişiden akıl almak, geçmişte arkadaşlar ya da aile üyeleriyle yapılan bir davranışken, bugün bu rolü yapay zeka üstleniyor. Abudaram, bu tutumun ilişkiyi zayıflattığını belirterek, özellikle yapay zekadan alınan yanıtların ilişkiye ve partnere özgü olamayacağını vurguluyor.

“İlişkinizin ihtiyacı veri değil, temas”

Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bu durumu ilişkisel açıdan ciddi bir hata olarak değerlendiriyor ve şu sözlerle uyarıyor:
“İstemik açıdan baktığımızda, eşinizle aranızdaki sorunu bir robota sormak, modern bir 'zihin okuma' hatasıdır. Siz eşinizin gözlerinin içine bakarak, onun ses tonundaki titremeyi duyarak almanız gereken cevabı, soğuk bir ekrandan okumaya çalışıyorsunuz. Bunu ilişkisel tembellik olarak tanımlıyoruz. İlişkinizin ihtiyacı olan şey 'mantıklı' bir veri analizi değil, 'duygusal' bir temastır. Yapay zeka size 'haklısınız' diyebilir, ama o gece sarılıp uyuyacağınız kişi yapay zeka değil, eşinizdir. İlişkinizi verilere değil, birbirinizin kalbine ve niyetine emanet edin.”

Kaynak: BASIN BÜLTENİ