İzmir; Türklük tarihimizin en eski dini ve askeri merkezlerinden biridir. Süregelen tarihiyle; Levantenler, Yahudiler, Rumlar ve Osmanlılar ile tam bir sırlar coğrafyasıdır.
Bu sırların bir çoğu ise mezarlıklarda saklıdır. İzmir öyle sırlı bir şehirdir ki ; Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan ‘’Metastaz’’ kitabında, İzmir için ‘’Fetönün kandili’’ der.
Başlangıç noktamı Kemeraltı camii olarak aldım ve Kemeraltı beni İzmir’in bazı mezarlıklarına götürdü.
Eczacıbaşı Holding’in temelini atan Süleyman Ferit’in, 1911 yılında, Osmanlı döneminde başlayıp, Cumhuriyet döneminde de faal olmuş İzmir’deki tek ilaç imalathanesi olan, Birinci Beyler Sokağı’nda Eczacı Süleyman Ferit Darü’l-İstihzaratı’nın önünden geçerek, 2.beylere doğru geçtim.Kokluca mezarlığında yatmakta olan Türkiye’nin ilk kadın diş doktoru olan Ayşe Mayda’nın ilk diş muayenehanesinin önünden geçip, Beyler çarşısından Kemeraltı caddeye çıktım.Karşı sokaktaki Veysel çıkmazının, zamanın Beyoğlusu gibi bir yer olduğunu; şairler, yazarlar ve önemli devlet adamlarının uğrak yeri olduğunu, muhabbet masalarında nelerin konuşulduğunu hayal ederek Kemeraltı caminin şimdilerde bozuk olan şadırvanının yanına geldim.
Şadırvanı görünce arşivimde olan o fotoğrafı hatırladım. Şadırvanın önünde kurulmuş bir dar ağacı ve idam edilen insanlar. Evet burası İzmir suikastına karışanların idam edildiği noktaydı. Şadırvanın karşısında ise İzmir suikastına karışanların yakalandığı otellerden biri olan Gaffarzade oteli bulunuyor. Şimdilerde ise girişinde kahve ve aktar dükkanı olan bir iş merkezi durumunda. Diğer suikastcıların yakalandığı otel ise bir büyük ayakkabı firmasının dükkanı olarak hizmet veren Ragıp Paşa otelidir. Suikast planın olduğu osmanlıca haritada bu 3 yeri detaylı bir şekilde görmeniz mümkün.
Tarihte önemli, kırılgan ve yeni bir dönemi başlatacak olan İzmir suikastı bu Kemeraltı üçgeninde cereyan etti. Şimdi Konak merkezde bulunan Belediye otoparkı ise suikasta karışanların tutulduğu cezaeviydi. Elhamra kültür salonu ise, mahkeme başkanlığını Kılıç Ali’nin yaptığı mahkeme binasıydı. Artık Kokluca mezarlığına gidip o dönemin şahitlerini bulmak şart olmuştu. Çıktım yola. Ama önce İkiçeşmelik’te ki Emir Sultan Türbesine uğramam gerekliydi.
Emirsultan’a ilk adımını attığında ruhumda SADAKATI hissettim. Burası GERÇEK DEVLET ve tarihsel köklerin olduğu İlk yüzleşmenin yeriydi.Gazi Umur Bey'in dervişi Seyyid Mükerremeddin, Kurtuluş Savaşı'nın ilk şehitlerinden Miralay Süleyman Fethi Bey burada yatmaktaydı.O yüzden bu tarihi mezarlık, İzmir'in işgali ve fethi arasındaki sırlar yatar.
Peki kimdi Umur Bey?
İzmir’i askeri ve stratejik bir üs olarak kullanarak, İzmir’de ilk denizcilik faaliyetlerine başlatan, Babası Aydınoğulları Beyliği'nin kurucusu Mehmed Bey’in, 1325-1326 yıllarında henüz 15 yaşlarında İzmir bölgesinin idaresini verdiği, daha 39 yaşında İzmir surlarında şehit düşen bir komutandır. Osman Gazi’nin eşi Malhun Hatunun ise babasıdır.
Dipnot 1 : Şimdinin Konak Pier’in bulunduğu yer İzmir limanıydı, Umur Bey’i şehit eden şövalye ise Saint Pierre’di. Konak Pier’in adının nereden geldiği ve neden isminin verildiği ise başka bir tartışma konusu.
Seyyid Mükerremeddin ise, İzmir’i alırken şehit düşen ve halk arasında “Emir Sultan” adıyla bilinen ve Gaziemir ilçesinin adını aldığı, Gazi Umur Bey'in dervişidir. Evliya Çelebi; Seyahatnamesinde 1671 yılında yaptığı İzmir ziyaretinde Emir Sultan için şöyle bahseder : “İzmir"deki ziyaretler çoktur.Seydi Mükerremeddin"i de ziyaret ettik '"
Peki Süleyman Fethi Bey kimdir?
Aziz Nesin’in "Borçlu Olduklarımız" adlı kitabında anlattığı, 15 Mayıs 1919 günü İzmir'in Yunan ordusunca işgali sırasında, Yunanların tüm zorlamalarına rağmen "Zito Venizelos" diye bağırmayı reddedip 22 süngü darbesi ile şehid edilen Osmanlı subayıdır.
İzmir halkı, işgale karşı ilk büyük gövde gösterisini, Şehit albayın naaşını Küçük Fettan Sokağı'ndan, şimdinin Konak Akıncı Mahallesi 1299 sokağı olan evde bir masanın üzerine koymuş ve sabaha kadar başında saygı nöbeti tutmuştur. Ertesi gün bu sokaktan büyük bir kalabalık ie kaldırılan cenaze, şimdiki Emir Sultan mezarlığına kadar getirilmiştir.İşte bu sebepten dolayı 9 Eylül kortej yürüyüşü hep bu sokaktan başlar.
Emirsultan’daki Osmanlıca kitabede ise şöyle yazar : "Diri ve Baki olan Allah'tır. Büyük şehit, Genelkurmay Albayı Süleyman Fethi Bey. Kadiri tarikatı büyüklerinden Aydınoğlu Dergahı postnişini Şeyh İzzi Efendi'nin oğlu idi. 4. Kolordu Asker Alma Heyeti Başkanı iken Yunan işgali esnasında İzmir'de şehit düştü. Kendisi faziletli biriydi. Ayrıca şehitlik hikayesi olağanüstüdür. İsmi genç ihtiyar herkesin hatırasını süslemelidir. Lillahil fatiha. 23 Mayıs 1335/1919"
Dipnot 2 : O gün İzmir işgal altındayken ve Fethi Bey esir alınıp götürülürken, evinin olduğu Karantinadan Kordon’a kadar olan yerde bazı kesimler alkış tutmuş ve Yunanlılara tezarühatta bulunmuştur. Peki kimdi bunlar? Torunları ve aileleri kimlerdi ? Bunu da başka bir yazıya saklayarak devam edelim.
İzmir mezarlıklarının sırrı adlı yazı dizimi; biraz sindirmek biraz düşündürmek biraz da merak için kısa kesiyorum. Asıl 2.bölüm olan Kokluca Mezarlığıyla başlayacak sırların ilk bölümünü okuduğunuz için teşekkür eder, geri dönüşlerinizi olumlu ya da olumsuz beklerim. Saygı ve sevgi ile…