Anayasamızın 42.maddesi 5.paragrafında ‘’İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır" der. Net bir ifadeyle ‘’Devlet okullarında eğitim tamamen ücretsizdir; "zorunlu bağış", "kayıt parası" veya "sınıf seçme ücreti" adı altında hiçbir veliden rızası dışında ücret talep edilemez. ‘’ Zorunlu ücret talep ettiği tespit edilen okul yöneticileri ve idareciler hakkında ise MEB ve valilikler tarafından inceleme ve soruşturma başlatılması gerekir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan : ‘’ Eğitim bütçesinin 25 senede 58 kat büyüdüğünü, 4 milyar 430 milyon ücretsiz ders kitabı dağıtıldığını, 192 milyon ücretsiz kaynak kitap dağıtıldığını, 2026 Eğitim bütçesinin 2 trilyon 898 milyar’’ olduğunu ifade ettti. Etti; etmesine rağmen, her zaman olduğu gibi, alt bürokrasi Cumhurbaşkanının aksine, okul aile birlikleri sözde gönüllü bağış parasını zorunlu hale getirdi, verilen bağış miktarını ise astronomik fiyatlara çıkardı.

Bağış konusu okul aile birliğinin görevleri arasında girmektedir. Okula yapılan bağışları kabul ederek kayıtlarını tutmak, sosyal, kültürel etkinlikler ve kampanyalar düzenlemek, şartlı bağışları amacına uygun olarak kullanmak gibi görevleri vardır. Bağışlarla okulun ekonomisini ayakta tutmak asıl görevdir.Milli Eğitim Bakanlığının Okul-Aile Birliği
Yönetmeliğin 15. maddesinin 2. fıkrasına göre velileri hiçbir surette bağış yapmaya zorlayamaz. Okul aile birliklerine yapılacak katkılar tamamen isteğe bağlıdır. Der.Daha açık bir ifadeyle ‘’Öğrencilerin okula kaydı, şube tespiti, nakil işlemleri veya diploma teslimi hiçbir şekilde bağış yapma şartına bağlanamaz. Ödeme yapmayan öğrencilere farklı muamele uygulanamaz.Yani kayıt parasını yatırmazlarsa veya istenilen miktarda bağış yapılmazsa velilere uygulanan “çocuğunuzun kaydını yaptırmıyoruz” yaptırımı hukuka ve ahlaka uygun değildir.

Ezbere konuştuğumu düşünenler için şunu açıkça ifade edeyim : 2 sene İzmir’in güzide ve merkezi bir devlet okulunda okul aile birliği başkanlığı yaptım. O yüzden hem alaylı hem mektepli olarak kaleme aldım bu yazımı. Veliye güvenin, veli size güvensin. İmece usulünü getirin okula. Derdinizi anlatın, yaptığınız hizmetleri veli ve okul civarındaki esnaf görsün. Bakın o zaman paraya ihtiyacınız kalıyor mu?

Fakat tembelliğe alışmış, oturduğu yerden çalışan okul aile birlikleri ise: bağış, sponsor bulmak, kermes, tiyatro, sinema, gezi vs gibi etkinlikler yapmadan hazır para toplama yöntemini seçtikleri için, okulda velileri zorluyor, yetmiyor kavga edip tehdit ediyorlar. Bunun için ön araştırma yaptım ve 4 farklı okul müdürü ile görüştüm.

1.Okul müdürü : Devletimiz; temizlik, fotokopi ve kırtasiye için para gönderiyor. Biz de ara sıra okulda etkinlik yaparak sorunsuz bir şekilde okulumuzu idare ediyoruz. Bağış yapmak isteyenlere ise okul hesaplarını veriyor ve tamamen serbest bırakıyoruz.

2.Okul müdürü : Biz tamamen etkinlik, gezi ve kültürel faaliyetler ile kermes yapıp okulumuza ekstra bütçe oluşturuyoruz. İmkanı olmayan çocuklara ise etkinliklerden ücretsiz yararlandırıyoruz. Hatta, kışın ihtiyacı olan çocuklara kışlık yardımında bulunan sponsor, yardımsever veli ve esnaflarımız var.

3.Okul müdürü : Bu okul müdürü 3.kaynaklardan ve gelen veli şikayetlerinden derlenmiştir. ‘’Ben o ilçenin milli eğitim temsilcisiyim, önce benim odam makam gibi olacak’’ deyip makamına para harcayan bir idareci.

4.Okul müdürü : Okulumuzda 10 personel çalıştırıyoruz, 2 güvenliğimiz ile 12 kişi istihdam ediyoruz. Sadece bunların maaşları için para topluyoruz.

İlk 2 okul müdürü tamamen ‘’Maarif sistem müdürü’’ olarak karşımıza çıkarken, 3 ve 4. Müdürler ‘’Cumhurbaşkanına, Bakanına, mevzuata hatta ve hatta Anayasaya rağmen muhalif bir çizgi sergileyen okul müdürü olarak karşımıza çıkıyor. Sen işletme misin? Sen fabrika mı çalıştırıyorsun? Sana ve okul aile birliğine hizmet etsin diye ekstra personel mi çalıştırıyorsun? Veliden 150 bin isteyen, en aşağı 20 binden kapı açan o kadar çok şikayet aldım ki maalesef.

Ama zorla para isteyen, tehdit eden, kaydınızı yaptırmayanlara karşı ben size en kestirme ve pratik bir yolunu söyleyeyim : Okul müdürlüğüne ıslak imzalı veya e-postalı bir ihtar/metin iletin. Metinde : ““Sayın Müdürlük, Anayasa m.42 ve ilgili mevzuat gereği devlet okullarında eğitim ücretsizdir. Kayıt işleminin ‘bağış’ adı altında okul kayıt parası ödemesine bağlanması hukuka aykırıdır. Çocuğum …/…/… tarihinde okula kayda uygundur; kaydının derhal ve şartsız yapılmasını talep ederim. Aksi hâlde idari ve yargısal yollara başvuracağımı bildiririm.” Dilekçenin “alındı” kaşeli nüshasını saklayın veya gönderdiğiniz e-postanın teslim/okunma kayıtlarını kaydedin.

Son olarak, valiliğin yaptığı resmi bir açıklama ile yazıma son veriyorum :

‘’Anayasa'nın 42'nci maddesi "İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır" hükmünü emreder.
Aynı zamanda MEB Okul Aile Birliği Yönetmeliği’nin Birlik Gelirleri başlıklı 15'inci maddesinin 2'nci fıkrasında, 'Birlikler, velileri hiçbir surette bağış yapmaya zorlayamaz, okul kayıt döneminde bağış ve yardım toplayamaz. Ayrıca bakanlık tarafından yürütülen proje ve yapılan protokoller kapsamında okul ve kurumlarda yapılacak faaliyetlerden ücret talep edilemez' hükmü yer almaktadır.
Bu nedenle kayıt esnasında velilerimizden hiçbir şekilde ücret talep edilmeyecektir. Bu konuda yukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı şekilde hareket eden ilgililer hakkında Valiliğimizce toplam 55 adet inceleme/soruşturma başlatılmıştır.
Bunlardan 7’si sonuçlandırılmış olup, 3 idareciye “idarecilik görevinin alınması” teklifi getirilmiş, 4 idareciye de muhtelif disiplin cezaları verilmiştir. 48 dosyanın soruşturması halen devam etmektedir.
Okullarımıza velilerimizin yaptıkları gönüllü bağışlar haricinde; okul idarecileri veya okul aile birliği yöneticileri tarafından, hiçbir velimizden rızası dışında kayıt ücreti veya bağış talep edilmeyecektir.
Yasal mevzuata aykırı hareket eden okul idarecilerine kesinlikle müsamaha gösterilmeyecek, Valiliğimize ulaşan ihbar ve şikayetler ivedilikle değerlendirilerek, ilgililer hakkında gerekli inceleme ve soruşturma başlatılacaktır.’’