Yeni bir yıla girilirken sağlık başlığı toplumun öncelikleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Özellikle kanser, hem artan görülme sıklığı hem de yarattığı kaygı nedeniyle gündemdeki önemini koruyor. Uzmanlar, kanserle mücadelede bekleyici bir tutum yerine riskleri erken dönemde yönetmenin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Araştırmalar, 2026’nın ilk günleri itibarıyla kanserden korunmada en etkili yaklaşımın erken tanı, düzenli taramalar ve yaşam alışkanlıklarının gözden geçirilmesi olduğunu ortaya koyuyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kanser Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, yeni yılda kanser riskini azaltmaya yönelik alınması gereken önlemleri değerlendirdi.
Uzun yaşam her zaman sağlıklı yaşam anlamına gelmiyor
Kanser, sanılanın aksine modern çağın bir hastalığı değil. Tarihsel ve arkeolojik bulgular, hastalığın binlerce yıldır insanlıkla birlikte var olduğunu gösteriyor. Günümüzde kanser vakalarının daha sık görülmesinin temel nedenlerinden biri, tıptaki gelişmeler sayesinde ortalama yaşam süresinin uzaması. İnsan ömrü uzadıkça, kanser riskinin ortaya çıkabileceği zaman aralığı da genişliyor. Son iki yüzyılda yaşam süresinde ciddi artışlar yaşanırken, asıl önemli olan bu yılların ne kadarının sağlıklı geçirildiği olarak öne çıkıyor. Daha uzun yaşayan toplumlarda kanserin daha sık görülmesi, korunma ve erken tanı stratejilerinin önemini artırıyor.
Erken tanı mümkün, ancak taramalara katılım yetersiz
Meme, rahim ağzı, kalın bağırsak ve prostat kanserleri başta olmak üzere birçok kanser türünde erken tanı sayesinde tedavi başarısı belirgin şekilde yükselmiş durumda. Buna rağmen tarama programlarına katılım oranlarının istenilen seviyede olmadığı görülüyor. Birçok kişi, kanser ihtimaliyle yüzleşmekten kaçındığı için tarama testlerini ertelemeyi tercih ediyor. Oysa hastalığın erken evrede saptanması, tedavi sürecinin çok daha etkili ve kontrol edilebilir olmasını sağlıyor.
“2026’da kanser tarama testlerinizi yaptırın!”
Kanser çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebiliyor. Erken evrede tespit edildiğinde ise tedavi şansı önemli ölçüde artıyor. Ailesinde kanser öyküsü bulunan, açıklanamayan şikayetler yaşayan ya da yaş itibarıyla risk grubunda yer alan kişilerin “bir şeyim yok” düşüncesiyle hareket etmemesi gerekiyor. Uzmanlar, tarama testlerinin hastalık ortaya çıkmadan önce riskin belirlenmesinde hayati rol oynadığını vurguluyor.
Kadınlar için önerilen taramalar:
40 yaş sonrası düzenli mamografi
21–65 yaş arası smear ve HPV taramaları
50 yaş sonrası kolonoskopi veya dışkıda gizli kan testleri
Erkekler için önerilen taramalar:
50 yaş sonrası PSA testi ve prostat muayenesi
50 yaş sonrası kolonoskopi
Uzun süre sigara kullanmış bireylerde düşük doz akciğer tomografisi
Bunların yanı sıra, yaş fark etmeksizin herkesin yılda bir kez temel kan ve biyokimya testlerini yaptırmasının genel sağlık takibi açısından faydalı olabileceği belirtiliyor. Aile öyküsü ve kişisel risklere göre karaciğer ve tiroit ultrasonu gibi ek taramaların planlanması da öneriliyor. Özellikle ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerde taramaların daha erken yaşta ve daha sık yapılması gerektiği vurgulanıyor.
“Ben sağlıklıyım” demek yeterli değil
Bilimsel çalışmalar, kanser riskinin yalnızca genetik faktörlerle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Günlük yaşam alışkanlıkları; hareketsizlik, düzensiz beslenme, aşırı kilo ve kronik stres gibi etkenler kanser riskini artırabiliyor. Bu alışkanlıkların yalnızca bireyi değil, aynı yaşam alanını paylaşan tüm aile bireylerini etkilediği ifade ediliyor. Bu nedenle sağlıklı yaşam davranışlarının aile içinde birlikte benimsenmesi, uzun vadede koruyucu etki sağlıyor.
Akdeniz diyeti ve aktif yaşam öne çıkıyor
Beslenme açısından Akdeniz diyetinin kanser riskini azaltıcı etkileri bilimsel çalışmalarla destekleniyor. Sebze ve meyve tüketiminin artırılması, zeytinyağı ve balık ağırlıklı beslenme alışkanlığı, düzenli fiziksel aktivite, yeterli uyku ve stres yönetimi korunmada önemli rol oynuyor. Uzmanlar, bu yaklaşımın kısa süreli bir diyet programı değil, sürdürülebilir bir yaşam biçimi olarak benimsenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.



