Kekemelik, çocukların yalnızca konuşma akıcılığını değil, sosyal ilişkilerini ve kendilerini ifade etme biçimlerini de etkileyebiliyor. Konuşurken anlaşılmama kaygısı yaşayan bazı çocuklar, sınıfta söz almaktan ve sosyal ortamlarda konuşmaktan kaçınabiliyor.
Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Hekimi Uzm. Dr. Muhammed Albayati, kekemeliği olan çocuklarla iletişimde sabırlı olunması gerektiğini belirterek ailelerin, öğretmenlerin ve arkadaşların yaklaşımının önemini vurguladı.
Çocuğun sözünü kesmeden dinleyin

Kekemelik; hece ve ses tekrarları, sesleri uzatma ve konuşma sırasında duraksamalarla kendini gösterebilen bir iletişim bozukluğu olarak tanımlanıyor. Çocuklar, konuşmalarının başkaları tarafından nasıl karşılanacağı konusunda kaygı yaşayabiliyor.
Uzm. Dr. Muhammed Albayati, çocukların kendilerini rahatça ifade edebilmeleri için konuşmalarını tamamlamalarına fırsat verilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Çocukların kendilerini rahatça ifade edebilmeleri için sözlerini tamamlamalarına fırsat tanımak gerekiyor. Konuşma sırasında çocuğun sözünü kesmek, cümlesini tamamlamak veya onun yerine konuşmak kendisini baskı altında hissetmesine neden olabiliyor. Bunun yerine dikkatle dinlemek ve anlatmak istediklerine odaklanmak daha destekleyici bir iletişim sağlıyor. Kekemelik, kişinin zekâsı veya düşünme becerisi hakkında bir gösterge olarak değerlendirilmemeli. Önemli olan, çocuğun düşüncelerini ve duygularını rahatça paylaşabilmesi”
Konuşma güçlüğü sürüyorsa uzman desteği önemli
Çocukların konuşma biçimlerini sürekli düzeltmenin veya daha akıcı konuşmaları için onları acele ettirmenin baskı oluşturabileceğine dikkat çeken Albayati, iletişimin doğal biçimde sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Kekemeliğin her çocukta farklı seyredebildiğini belirten Albayati, konuşma güçlüğünün devam etmesi ya da çocuğun sosyal yaşamını ve okula katılımını etkilemesi durumunda uzman değerlendirmesine başvurulması gerektiğini söyledi.
Alay edilmek çocukların kendilerini ifade etmesini zorlaştırıyor
Çocukların konuşma biçimleri nedeniyle alay edilmesi veya dışlanması, iletişim kurmaktan kaçınmalarına neden olabiliyor. Bu nedenle okul ve sosyal çevrede anlayışlı bir yaklaşım benimsenmesi önem taşıyor.
Albayati, ailelerin, öğretmenlerin ve arkadaşların desteğinin çocukların kendilerini güvende hissetmelerine katkı sağladığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Çocukların konuşma biçimleri nedeniyle alay edilmesi veya dışlanması, kendilerini ifade etmekten kaçınmalarına yol açabilir. Bu nedenle ailelerin, öğretmenlerin ve arkadaşlarının anlayışlı bir yaklaşım benimsemesi, çocukların kendilerini güvende hissetmeleri açısından önem taşıyor. Konuşma akıcılığından çok, paylaşmak istediklerine değer verilen bir ortam oluşturulmalı”




