Uzmanlar, hastalığın uzun süreli takip ve dikkatli tedavi gerektirdiğine dikkat çekiyor.
Acıbadem Adana Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Sızmaz, üveitin tanı ve tedavi sürecinin zorluğuna işaret ederek, “Uygun şartlarda tedavi edilmemesi durumunda körlük ile sonuçlanabilir” uyarısında bulundu.

Vakaların yarısında neden bilinmiyor

Üveitin, gözün damarsal tabakasında ortaya çıkan bir iltihaplanma olduğunu belirten Prof. Dr. Sızmaz, bu tabakanın yoğun damar yapısı nedeniyle hastalığın öneminin arttığını vurguladı. Üveitin çoğu zaman altta yatan nedeni bilinmeden ortaya çıktığını ifade eden Sızmaz, şu değerlendirmede bulundu:

Soğukta hareketsiz kalmak ağrıyı katlıyor
Soğukta hareketsiz kalmak ağrıyı katlıyor
İçeriği Görüntüle

“Damarsal tabaka gözün katmanları içinde en ortada olan tabakadır ve çok yoğun damarlanmaya sahiptir. Üveitin bu kadar önemli olmasının nedeni vakaların yarısında altta yatan sebebin bilinmemesinden kaynaklanır. Üveit tanısı zor konulan, tekrarlayıcı ve uzun süreli takip ve tedavi gerektiren bir hastalıktır.”

Sistemik hastalıkların habercisi olabiliyor

Üveitin gözün ön, orta ya da arka bölümlerini tutabildiğini belirten Prof. Dr. Selçuk Sızmaz, hastalığın bazen başka hastalıkların ilk belirtisi olabileceğine dikkat çekti. Üveitin enfeksiyonlara bağlı gelişebileceği gibi enfeksiyon dışı nedenlerle de ortaya çıkabileceğini söyleyen Sızmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Üveit enfeksiyon nedeniyle olabilir ya da enfeksiyondan bağımsız olarak da ortaya çıkabilir. Altta yatan sebep ya da hastalık etkeni tespit edildiğinde öncelik bu etken hastalığa verilerek üveit tedavi edilebilir. En sık üveit etkenleri enfeksiyonlara bağlı olarak tüberküloz, frengi, uçuk virüsü ve çiğ et tüketimi ile bulaşabilen bir parazit olan toksoplazma enfeksiyona bağlı olmaksızın ortaya çıkabilen Behçet hastalığı, omurga iltihabi, romatizmal hastalıklar, sarkoidoz, sistemik damar iltihapları sayılabilir. Örneğin o güne kadar bilinmeyen ancak üveit atağı ardından Behçet hastalığı tanınmış hastaların sayısı hiç de az değildir.”

Kalıcı hasar riski taşıyor

Üveitin tek ya da iki gözü birden etkileyebileceğini belirten Prof. Dr. Sızmaz, hastaların tutulum bölgesine ve şiddetine göre farklı şikâyetlerle başvurduğunu söyledi. Üveitin çoğunlukla ataklar halinde seyrettiğini vurgulayan Sızmaz, tedavinin yetersiz kalması durumunda ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek şöyle konuştu:

“Hastalar, üveitin tutulum bölgesi ve klinik şiddetine göre değişmekle beraber gözlerde kızarıklık, görme azlığı, bulanık görme, uçuşmalar, ışık hassasiyeti ve ağrıdan şikayetçi olurlar. Hastalık genellikle ataklarla seyreder. Tedavinin yetersiz olması durumunda gözde kalıcı hasar bırakabilir.”

Multidisipliner takip şart

Üveit tedavisinde önceliğin, hastalığa neden olan etkenin doğru şekilde belirlenmesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Selçuk Sızmaz, tedavi sürecinin dikkatle yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Tedavi seçeneklerine değinen Sızmaz, şu değerlendirmede bulundu:

“Medikal ilaç tedavileri, damla, enjeksiyon veya sistemik tedavi uygulanabilir. Üveit tedavisinde amaç atağı hızla baskılamak ve hastalığın tekrarlama ihtimalini ortadan kaldırmak, tekrar durumunda da atağın şiddetini hafifletmektir. Üveit dikkatle izlenmelidir ve multidisipliner bir yaklaşım gerektirir.”

Kaynak: İHA