Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okul ortamındaki şiddet olaylarını “sosyal bir yangın” olarak tanımlayarak, kriz müdahale ve risk yönetimi planlarının yangın güvenliği kadar ciddi ele alınması gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında yaklaşık 2 bine yakın psikolojik danışman ve rehber öğretmenle bir araya geldi. Programda okullarda koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin önemi, ergenlik dönemindeki gençlerin psikolojik ihtiyaçları ve uygulanabilecek önleyici yaklaşımlar ele alındı.
“Rehber öğretmenlerin rolü çok kritik”

Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşen dünyada gençlerin karşılaştığı risklerin arttığını ve rehber öğretmenlerin bu süreçte kilit rol üstlendiğini belirterek,
“Okullarda hem büyük bir sorumlulukları var hem de büyük bir fırsatları var.” dedi. Psikolojik danışmanların vakaları kayıt altına almalarının mesleki gelişim açısından önemli olduğunu ifade eden Tarhan, rehber öğretmenlere olgu defteri tutmalarını önerdi.
Ergenlik dönemi ve psikolojik ihtiyaçlar
Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminin kimlik arayışının yoğun yaşandığı bir süreç olduğunu belirterek, “Gençler bu dönemde ‘Ben kimim, nereye yönelmeliyim, niçin varım?’ gibi sorular sorarlar. Bu süreç özellikle 12–15 yaş aralığında daha yoğun yaşanır. Nörobiyolojik olarak ergenlik ortalama 22 yaşına kadar devam eder. Hatta bazı kişilerde 30’lu yaşlara kadar uzayabilen bir süreçten söz ediyoruz.” dedi.
Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı olduğunu belirten Tarhan, “Aidiyet, yeterlilik ve anlam. Aidiyet duygusu, gencin kendisini ailesine, okuluna veya arkadaş grubuna ait hissetmesiyle ilgilidir. Yeterlilik duygusu, bir alanda küçük de olsa başarı yaşayabilmesiyle oluşur. Anlam duygusu ise yaptığı işin değerli olduğunu hissetmesidir.” ifadelerini kullandı.
Şiddet ve adalet algısı
Okul ortamında adalet duygusunun gençler için kritik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Bir gencin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmesi çok ağır bir deneyimdir. Bazı gençler bu tür durumlarda içine kapanır, bazıları ise biriktirdikleri öfkeyi ani ve dürtüsel davranışlarla dışa vurabilir.” dedi. Gençlerin hatalarının cezalandırılmak yerine eğitsel bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Tarhan, “Ergenlerin hata yapma hakkı vardır. Ancak başkasına zarar verme hakları yoktur. Bu nedenle ceza vermek yerine onarıcı adalet yöntemleri uygulanabilir.” ifadelerini kullandı.
Dijitalleşme ve riskler

Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşmenin şiddetin tek nedeni olmadığını, ancak bazı psikolojik süreçlerle birleştiğinde etkisini artırabildiğini belirterek, sosyal medya algoritmalarının agresif içerikleri öne çıkarabildiğine dikkat çekti. Tarhan, agresif influencer’ların ve şiddet içerikli dijital içeriklerin gençler üzerinde güçlü model etkisi oluşturduğunu vurguladı.
Dijital ortamın bağımlılık riskine de değinen Tarhan, eğlence amaçlı ekran kullanımının günlük zamanın yüzde 20’sini geçmemesi gerektiğini söyledi. Ayrıca dijital zorbalığı “korkakça yapılan bir şiddet türü” olarak tanımladı.
Önleyici ruh sağlığı ve kriz yönetimi
Prof. Dr. Tarhan, ruh sağlığında önleyici çalışmaların önemine dikkat çekerek, “Okullarda yapılacak psikolojik sağlamlık çalışmaları bu açıdan çok değerlidir.” dedi. Şiddet vakalarının çoğunda öncü işaretler bulunduğunu, ani kişilik değişimlerinin ise kritik uyarı olabileceğini belirtti.
Akran zorbalığına değinen Tarhan, “Dünyada akran zorbalığı ortalama yüzde 33 civarında. OECD ortalaması bu seviyede. Türkiye’de ise bu oran yüzde 40’lara kadar çıkıyor.” bilgisini verdi. Ayrıca sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilmesinin şiddeti azaltmada etkili olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Tarhan, okullarda kriz yönetim planlarının hazırlanmasının önemine değinerek, “Yangın eğitimi nasıl ciddiye alınıyorsa bu konu da aynı şekilde ele alınmalıdır. Çünkü bu da bir sosyal yangındır. Okullarda kriz önleme ve kriz müdahale planları mutlaka hazırlanmalıdır.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.




